6. Hukuk Dairesi 2012/8979 E. , 2012/13415 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten s…
**6. Hukuk Dairesi 2012/8979 E. , 2012/13415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava haksız feshe dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir 2-Davalı vekilinin tazminat kapsamının tayinine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili; sözleşmenin davalı kiralayan tarafından haksız nedenle feshedildiğini, kiralananda faaliyet göstermesinin davalı tarafından hukuka aykırı şekilde engellendiğini, müvekkilinin bu nedenle kiralananı süresinden önce tahliye etmek zorunda kaldığını belirterek dava konusu yere makinelerin nakli montajı ile yapılan zorunlu ve faydalı masrafların yanı sıra, yeni kiralanan işyerine makinelerin nakli, montajı, ulaşım ve işçi servis farklarından kaynaklanan toplam 948.547 TL alacaktan şimdilik 10.000 TL sinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda kiralanana yapılan zorunlu ve faydalı masraflar ile taşınma ve buna bağlı tazminat isteminin kabulüne ulaşım ve işçi servis farklarına yönelik istemin reddine karar verilmiştir. Kira sözleşmesinin tam iki taraflı sözleşmelerden olduğunda kuşku yoktur. Tam iki taraflı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü durumunda alacaklıya BK 106.maddesinde bir takım seçimlik haklar tanınmıştır. Buna göre alacaklı edimin aynen yerine getirilmesini ve gecikmeden ötürü uğradığı zararın giderimini isteyebilir veya edimin aynen yerine getirilmesini reddederek, uğradığı olumlu (müspet) zararın giderimini isteyebilir yahut edimin aynen yerine getirilmesini reddederek sözleşmeden dönmek suretiyle olumsuz (menfi) zararın giderilmesini isteyebilir. Vurgulanması gereken bir diğer husus da kiraya verenin Borçlar Kanunu'nun 249 ve 250.maddelerinde belirtilen teslim borcuna aykırı davranması halinde Borçlar Kanunu'nun 106.maddesinin burada da uygulama alanı bulacağıdır. (Bkz Prof. Dr. Haluk Tandoğan Özel Borç İlişkileri C.1 yıl 1974 sh 354) Borçlar Kanunu'nun 106.maddesinde belirtilen seçimlik haklardan edimin aynen yerine getirilmesini reddederek sözleşmeden dönme durumu sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshedilmesi başka bir anlatımla akitten rücu olarak tanımlanmaktadır. Ne var ki Borçlar Kanununun 249 ve 250.maddelerinde kiracı yararına tanınmış sözleşmeden dönme yetkisi sürekli bir sözleşme ilişkisi niteliği taşıyan kira sözleşmelerinde ifa sürecine geçilene dek söz konusu olabilir. Buna karşılık ifa sürecinde ortaya çıkan bozuklukta kiracı artık sözleşmeden dönmek yerine ancak sözleşmeyi ileriye dönük feshedebilir. Kiralananın teslim alınmasından ve kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan bozukluklardan ötürü fesih dönmenin tersine geriye değil ileriye etkili olur. Bu durum 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanununun 126.maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararların giderilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasında 01.06.2003 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi bulunmakta olup her iki taraf yönünden de sözleşmedeki edimlerin ifasına başlandığı çekişme konusu değildir. Bu süreçte kiralananda yapılan incelemeler ve hazırlanan raporlarda binanın taşıyıcı unsurlarının büyük ölçüde işlevini yitirdiği, binanın risk altında olduğu belirlenmiştir. Kiralanandaki bu bozukluğun kiralayanın tekeffülü altında olup kullanıma uygun teslim borcuna aykırılık teşkil ettiğinde kuşku yoktur. Nitekim davalı kiralayan can ve mal güvenliği açısından kiralananın tahliye edilmesi gerektiğini davacı kiracıya ihtar etmiş, davacı kiracı da tüm yasal haklarını saklı tutarak 01.09.2006 tarihinden geçerli olmak üzere fesih iradesini davalıya bildirmiştir. Davacı kiracı açmış olduğu işbu dava ile sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle uğradığı zararların tazminini istemektedir. Davacının tazminat istekleri arasında kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraflar, dava konusu işyerine yönelik taşınma masrafları yanında makine ve ekipmanların yeni kiralanan işyerine nakli, montajı ve buna bağlı giderler de bulunmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere sözleşmenin davalı kiralayan tarafından feshi haksız olup davacı kiracının sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararların giderilmesini isteyebilir. Bu kapsamda davacı kiracının sözleşmeye konu işyerine yönelik taşınma ve montaj masraflarının süresinden önce fesih nedeniyle uğranılan zarar kapsamında değerlendirilmesi ve talep edilmesi mümkün değildir. Buna yönelik istemin reddi gerekir. Süresinden önce feshe bağlı olup mahkemece hüküm altına alınan yeni kiralanan işyerine makine ve ekipmanların nakli ve montajına ilişkin olarak alacak kalemleri arasında yer alan hırdavat, fason kutu baskı, ytong, kalekim fayans ve benzeri harcamaların ne ölçüde yeni işyerine taşınma masrafları ile ilişkili olduğu da yeterince araştırılmamıştır. Mahkemece davacı tarafından sunulan harcama belgelerindeki masraflardan hangilerinin erken feshe bağlı alacak kapsamında olduğuna yönelik bilirkişiden tarafların ve Yargıtay'ın denetimine elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. 3-Davalının faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu edilen alacağın ıslah edilen bölümü yönünden ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hüküm belirtilen bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.