5. Ceza Dairesi 2006/3614 E. , 2010/2249 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan beraetine, rızaen cinsi münasebette bulunma suçundan ise mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.06.2005 gün ve 2005/31 Esas, 2005/44 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan ... taraflarından istenilmiş olduğundan dava ev
**5. Ceza Dairesi 2006/3614 E. , 2010/2249 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan beraetine, rızaen cinsi münasebette bulunma suçundan ise mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.06.2005 gün ve 2005/31 Esas, 2005/44 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan ... taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle alıkoyma suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayan mağdureyle rızaen cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın rızaen cinsi münasebette bulunma eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve 43. madde de gözetildiğinde fazla ceza öngördüğü için daha lehe olan 765 sayılı Yasanın 416/3, 80 ve 418/2. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 sayılı Kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği, bunun sonucunda fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü ve 5560 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği, 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, uzlaşma girişiminin sonuçsuz kalması halinde 19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.