10. Hukuk Dairesi 2025/14436 E. , 2025/17056 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/516 E., 2025/153 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler i…
10. Hukuk Dairesi 2025/14436 E. , 2025/17056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/516 E., 2025/153 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait Manisa ili Alaşehir ilçesi ... Mahallesinde bulunan ... Tarım Gıda Ürünleri Otomotiv İthalat İhracat Ticaret ve Nakliyat Ltd. Şti.'de 15.08.2014 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, çalıştığı sırada iş kazası geçirdiğini, bununla ilgili Alaşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2016/16 Esas sayılı dosyasında davalı işveren hakkında maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu, davalı işyerinin yaz sezonu boyunca sigortasız işçi çalıştırdığını, sigortasız işçinin iş kazası geçirmesi halinde de kaydı olmayan işçiyi işten çıkardığını, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün 22.03.2016 tarih ve 44 nolu kararı ile mevcut belgelerle iş kazası yönünden tespit yapılamadığını beyan ettiğini, davacının iş kazası geçirdikten sonra da işyerinde çalışmaya zorlandığını, davacının durumunun kötüleşmesi üzerine 09.09.2014 tarihinde önce ... Devlet Hastanesine, sonra ... Devlet Hastanesine davalı şirket elemanlarınca götürüldüğünü, ağrılarının devam etmesi üzerine yazılı olmayan iş akdinin davalı tarafça fiilen sonlandırıldığını, davacının iş yerinde çalıştığına dair fotoğraf ve görüntü kayıtları olduğunu, davacının iş yerinde kız kardeşleri ..., ... ve kuzeni ... ile birlikte çalışmakta iken, kendisi iş kazası nedeniyle kovulduğu, diğerlerinin sigortasız olarak çalışmaya devam ettiklerini, davalı iş yerinin ticari defterleri, ihracat kayıtları incelendiğinde, binlerce ton yaş üzüm alıp satan bu şirketin işlerinin yalnızca üç beş sigortalı işçi tarafından yürütülmesinin mümkün olmadığını, davacı gibi sigortasız çalışan çok sayıda işçi bulunduğunu, davacının kız kardeşleri ile kuzeninin de sigortasız çalıştırıldığını, yoksulluk ve işsizlik nedeniyle davacı işten kovulduktan sonra dahi aynı işyerinde çalışmaya devam ettiklerini, davacının davalı işyerinde 15.08.2014’ten kaza tarihi olan 05.09.2014 tarihine kadar fazla mesai de yapmak suretiyle işçi olarak çalıştığını, sigortasız çalıştırıldığını ve iş kazasının resmi makamlara bildirilmediğini, davacının davalı iş yerinde 15.08.2014 tarihinde çalışmaya başladığı, sigorta başlangıç tarihinin 15.08.2014 tarihi olduğu, çalışmanın 09.09.2014 gününe kadar devam ettiği, ayrıca davacının 05.09.2014 tarihinde mesai saatler içerisinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Fer'i müdahil SGK vekili vekili cevap dilekçesi ile Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, kayıtların aksi yönde iddiaların aynı nitelikteki belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, davanın ispat gücünden yoksun, belirsizlikler ihtiva eden delil ortaya koyulmadığını ve kabulü mümkün olmayan bir dava olduğunu belirterek davanın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu ve reddini talep etmiştir. Davalı işveren vekili davacının davalı şirkete ait işyerinde çalışmadığını, davalı şirketin sigortasız işçi çalıştırmadığını, SGK tarafından yapılan araştırmada sigortasız çalışma ve iş kazasına yönelik bir tespit yapılamadığını, fotoğrafların delil olmayacağını, kanıt değeri bulunmadığını, ... Şirketi ile ... Tarım Ürünleri Şirketi arasında herhangi bir bağ olmadığını, davacının çalıştığı işyerinin adını bilmemesinin olağan yaşam koşulları ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacı 3...2 T.C. Kimlik Numaralı ...'ın, ... sayılı davalı ... Tarım Gıda Ürün. İhr. Tic. ve Nak. Ltd. Şti. isimli iş yerinde; 15.08.2014-09.09.2014 tarihleri arasında toplam 24 gün süreyle tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine, bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin ve bildirimi yapılmayan bu günlerde dönemin asgari ücret aldığının tespitine, davacı ... 'ın davalı ... Tarım Gıda Ürün. İhr. Tic. ve Nak. Ltd. Şti. isimli iş yerinde; 05.09.2014 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13.maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece eksik inceleme nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet tespiti ve iş kazası tespiti taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili: Dinlenen tanık beyanları ile davacının yaz ayında davalıya ait işyerinde çalıştığının sabit olduğunu, talep edilmiş olmasına rağmen telefon kayıtlarının getirtilmediğini, getirtilse idi davacının davalıya ait Alaşehir’de bulunan işyerinden sinyallerinin tespitinin mümkün olduğunu beyan ile kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili: Davalı oldukları halde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu beyanla kararın vekalet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve iş kazası tespiti istemine ilişkindir. 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 2-Eldeki davada ise Mahkemece verilen ilk karar, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. 3.Mahkemece yapılacak iş, davacının beyanı alınmak suretiyle iş kazasının meydana geldiği işverene ait işyeri yatakhanesinde, iş kazasının oluşumuna ilişkin tanıklık yapabilecek kişilerin bulunup bulunmadığı sorulmalı var ise bunlar tespit edilerek ifadeleri alınmalı, HMK'nın 199. maddesi "uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir"uyarınca, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporu ile dökümü yapılan CD içerisindeki resimlerdeki diğer kişilerin kimler olduğu sorularak bu kişiler tespit edilmeli ve tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yine karar başlığında fer'i müdahil Kurumun, davalı olarak gösterilmesi de ayrıca hatalı olmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.