20. Hukuk Dairesi 2012/14235 E. , 2013/3751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve D.S.İ. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 15.04.1999 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği.... mevkiinde bulunan takriben 50 dö
**20. Hukuk Dairesi 2012/14235 E. , 2013/3751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve D.S.İ. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 15.04.1999 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği.... mevkiinde bulunan takriben 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiyle... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmış olup; mahkemece, taşınmazın.... İlçesi mülkî sınırlarında bulunan ....Köyü'nde kaldığından, 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 13. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosya Dicle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı vekili, 06.10.2011 havale tarihli dilekçe ile açtıkları davaya ilişkin taleplerini, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçları ve kavak ağaçlarının davacıya aidiyetinin tespiti ve taşınmazın davacı adına tescili olarak ıslah etmiştir. Yargılama sırasında taşınmazın Kralkızı Barajı göl alanında kaldığı gerekçesiyle DSİ Genel Müdürlüğü'ne husumet yaygınlaştırılmıştır. DSİ vekili, taşınmazın sular altında kaldığı, zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir. Orman Yönetimi, 18.06.2010 tarihli harçsız dilekçe ile çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıl dolmadığından, tescil talebinin REDDİNE; muhdesatın aidiyetine ilişkin taleplerinin KABULÜNE ve 26.06.2011 tarihli ziraat bilirkişinin raporunda belirtilen 14914,79 m² alanda ihdas edilen 7-8 yaşlı 45 adet elma, 52 adet kayısı, 36 adet vişne, 17 adet dut, 11 adet ceviz ağacı ile 10 yaşlı 300 adet kavak ağacının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili ve DSİ vekili tarafından ağaçların davacıya ait olduğunun tespitine ilişkin karara yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların davacı tarafça dikilip yetiştirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Dava konusu taşınmaz,...Köyü'ne ilişkin olarak 1997 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu işleminde çay yatağı olarak tescil harici bırakılmış, mülkî sınırında kaldığı ....Köyü'nde ise, genel arazi kadastro çalışmaları 1987 yılında yapılıp 31.12.1999 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın ....Barajı Göl Havzasında kaldığı, genel arazi kadastrosunun kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık zilyetlikle kazanım süresinin davacı yararına dolmadığı, ancak, taşınmaz üzerindeki meyve ve kavak ağaçlarının davacı tarafından dikilip yetiştirildiği uzman bilirkişi raporu ile yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmasına göre, mahkemece, şartları oluşmadığından tescil davasının reddine ve Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tâbi olduğu gözetilerek, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin (dikilip yetiştirildiğinin) tespitine karar verilmekle yetinilmesi yönünde yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacının tescil istemli davasının reddedilmesi nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren Hazine ve DSİ genel Müdürlüğü lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasına yeni bir yedinci bent eklenerek “7-Davada kendisini vekil ile temsil ettiren Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesi uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekâlet ücretine hükmedileceğinden 1200.-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü'ne verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 02/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.