6. Hukuk Dairesi 2011/8240 E. , 2011/13097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çeyiz eşyalarının karşılığı olarak 3.165-TL’nin davalıdan tahsiline, ziynet eşya
**6. Hukuk Dairesi 2011/8240 E. , 2011/13097 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çeyiz eşyalarının karşılığı olarak 3.165-TL’nin davalıdan tahsiline, ziynet eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından ziynet eşyalarına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; çeyiz senedinde yazılı çeyiz eşyaları ile ziynetlerin davalıya teslim edildiğini, davalıda kalan çeyiz ve ziynetlerin davalı tarafından satılıp babasına küçükbaş hayvan alındığını bildirerek 14.277-TL çeyiz ve ziynet bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, çeyiz ve ziynet eşyalarının kendilerine teslim edildiğine ilişkin açıklama olmadığını, çeyiz ve ziynetlerin satılarak küçükbaş hayvan alınıdğı iddiasının doğru olmadığını, davacının evden ayrılırken ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü bildirerek reddini savunmuştur. Mahkemece, çeyiz listesinde yazılı ev eşyalarının davalının uhdesinde kaldığı benimsenerek çeyiz eşyası yönünden davanın kabulüne, ziynetler yönünden ise davacının elinden zorla alınıp bir daha geri verilmediğine ve ziynetlerin davalı tarafından bozdurulduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığından ziynetle ilgili talebin reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını bozdurularak harcandığını ileri sürmüş, davalı koca ise davacı tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu veya evde kaldığını, ispat yükü altındadır. Olayımızda, davacı, müşterek konuttan kendi isteği ile ayrılmıştır. Davacının evden ayrıldığı sırada taşınabilir miktardaki dava konusu ziynet eşyasının daha önce bozdurulup bir daha kendisine geri verilmediğini dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.