10. Hukuk Dairesi 2012/12070 E. , 2013/7273 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin %70’inin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine hükmedilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukat…
**10. Hukuk Dairesi 2012/12070 E. , 2013/7273 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin %70’inin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine hükmedilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece verilen ilk karar, hükmüne uyulan Dairemizin 15.03.2005 gün 2005/1817 Esas 2005/2744 Karar sayılı bozma ilamıyla; “Dava, iş kazası sonucu %20 oranında çalışma gücü kaybına maruz kalan sigortalı işçi için Kurumca yapılan ... sigorta yardımlarının işveren anonim şirket ile işyeri vardiya amiri olan 3. kişi ...’tan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, işvereni %70 kazalıyı %30 kusurlu bulan 05.01.2004 tarihli kusur raporunu esas almak suretiyle; 3. kişiye yönelik davanın reddine, işveren hakkındaki davanın ise, talep gibi kabulüne karar vermiştir. Dosyaya celb edilen ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/258 esas sayılı dosyasının tetkikinden; kamu davasının sadece davalı ...’ya karşı açıldığı, dosya içeriğinde mevcut biri tek diğeri üç kişilik iki ayrı kusur raporunda; kusur dağılımının kazalı ve işyeri sahipleri arasında gerçekleştirilip ...’ya kusur izafe edilmediği, şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında ek iddianame düzenlenerek yargılamaya devam olunduğu ve davanın henüz derdest bulunduğu anlaşılmıştır...Borçlar Kanunu madde 53 uyarınca...mahkemece, öncelikle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/258 esas sayılı davasının sonuçlanmasını beklemek, daha sonra işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetinden ceza davasında kesinleşen maddi olgular da gözetilerek kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp, irdeleyerek, sonucuna göre hüküm tesis etmekten ibarettir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası sürdürülen yargılama sürecinde, 2002/258 Esas sayılı ceza dosyası celbedilmiş, anılan kamu davasının davalı ... ile dava dışı olup şirket ortağı bulunan ... hakkında açıldığı, davalı ... hakkındaki davanın beraatla sonuçlandığı, ...’ın ise 5/8 oranında kusurluluğuna ve mahkumiyetine hükmedildiği, ancak, temyiz üzerine zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine hükmedildiği anlaşılmıştır. Bozma üzerine alınan 21.11.2011 tarihli kusur raporunda, işveren şirkete %60, ceza davasında kusurlu bulunan ...’a %10, sigortalıya %30 oranında kusur izafe edilmiş, davalı ...’nın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, ... Mahkemesi İptal Kararı gözetilmeksizin yargılama yapılıp, ... hakkındaki davanın reddine, işveren hakkındaki davanın ise %60 kusura karşılık gelen tutar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesinde ki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, ... Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve Esas: 2003/10, Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirler ile harcama ve ödemelerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı kısmına hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde davanın kabulüne hükmedilmesi, 2-... yönünden, teselsüle dayanılıp dayanılmadığının davalı Kurum avukatından sorulup, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kabule göre de, %60 kusur karşılığı ilk peşin değerli gelir ve masraf toplamının 3.917,69 TL olmasına rağmen, bu miktar aşılarak 4.055,04 TL’nin tahsiline hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. O halde; davacı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...İplik San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, 09.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.