6. Hukuk Dairesi 2010/9220 E. , 2010/14365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 2003 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş hüküm daval
**6. Hukuk Dairesi 2010/9220 E. , 2010/14365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 2003 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu edilen taşınmazın yüzölçümü, cinsi, paydaş sayısı, pay oranları ve imar durumu itibariyle aynen bölünmesine olanak bulunmamasına nazaran satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Temyiz eden davalılar vekillerinin satış parasının bölüştürülmesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince : Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhtesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhtesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhtesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhtesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhtesata isabet eden kısım muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır. Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhtesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.. Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 2003 parsel No’lu taşınmaz üzerinde bulunan bütünleyici parçaların aidiyeti konusunda yargılama sırasında ittifak sağlanmıştır. Mahkemenin verdiği ilk karar da Dairemizin 21.5.2009 gün ve 722-4621 sayılı kararı ile yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde oran kurularak satış parasının dağıtılmasına karar verilmesi gerektiğine işaretle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamına yanlış anlam verilerek taşınmazın toplam değerine göre % 52.32 olan tüm muhtesatların oranının hak sahiplerine belirlenen oranlarda dağıtılmasına karar verilmiştir. Ne var ki burada yapılması gereken yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın 3.331.860 TL olarak tespit edilen toplam değerine beher paydaşın bütünleyici parçasının değerinin oranlanması olduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.