10. Hukuk Dairesi 2012/16641 E. , 2013/8985 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldık…
**10. Hukuk Dairesi 2012/16641 E. , 2013/8985 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesinde iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişinin sorumluluğu konusunda yeni düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Davada somutlaşan olayda; davalı işverene ait kapıları taşıma işinde görevlendirilen sigortalı Yusuf Şilenger, 23.08.2005 tarihinde, asansör boşluğu olarak bırakılan ve üzeri tahtalarla kapatılan alanın üzerine basmış, tahtaların kırılması sonucu çukura düşerek, %12 malul kalmıştır. İdari aşamada iş müfettişi tarafından hazırlanan raporda, sigortalının %100 kusurlu, yargılama aşamasında mahkemece aldırılan 26.06.2011 tarihli heyet raporunda; davalı işverenin %75 (%25'inin dava dışı şirket yetkilisi...'a ait olduğu), sigortalının %25 kusurlu, 16.02.2012 tarihli heyet raporunda ise; davalı işverenin %55, sigortalının %45 kusurlu oldukları belirtilmiş olup, mahkemece, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin, 16.02.2012 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, davalı işverenin %55 kusur oranı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Kusur raporlarının 506 sayılı Kanunun 26., 1475 sayılı Kanunun 73., 4857 sayılı Kanunun 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gereği üzerinde durularak, davalı işveren ile sigortalının kusur oran ve aidiyetlerini maddi olaya uygun olarak belirleyen ve daha önce mahkemece aldırılan iki kusur raporu arasındaki çelişkileri giderecek nitelikte; iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişiler kurulundan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. O hâlde, taraf avukatların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.