1. Hukuk Dairesi 2010/6284 E. , 2010/11820 K. "" MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakan İ. S..'nın maliki olduğu 460 parsel sayılı taşınmazı mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalı gelinine satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tecsil isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, satışın ivaz karşılığı yapıldığını bildirip davanın reddini savunmuştu…
**1. Hukuk Dairesi 2010/6284 E. , 2010/11820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakan İ. S..'nın maliki olduğu 460 parsel sayılı taşınmazı mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalı gelinine satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tecsil isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, satışın ivaz karşılığı yapıldığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliki işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 9.11.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı R..S.. (G..) geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının miras bırakanı İlyas Sırmacı’nın maliki olduğu 460 parsel sayılı taşınmazını davalı gelinine 29.11.2002 tarihli akit ile satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanının davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l–4–1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.