2. Hukuk Dairesi 2022/10074 E. , 2023/646 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince her iki davanın da kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı karşı davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakeme…
**2. Hukuk Dairesi 2022/10074 E. , 2023/646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince her iki davanın da kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı karşı davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı erkek vekilince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından açılan boşanma davasının dava dilekçesi ile özetle; tarafların 2016 yılında görücü usulü ile evlendiklerini, tarafların, erkeğin ailesi ile altlı üstlü farklı dairelerde yaşadıklarını, erkeğin ve ailesinin evliliğin başından itibaren kadının üzerinde psikolojik baskılar kurduğunu, akraba ziyaretleri yapmasını ve arkadaşları ile görüşmesini engellediğini, erkek eşin çocuk istemediğini, erkeğin ve erkeğin annesinin ailesine ve kendisine hakaret ettiğini ve tehditte bulunduğunu, kovduğunu, fiziksel şiddet uyguladığını, belirterek; tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, müşterek çocuk için 1.000,00 TL nafakaya hükmedilmesine, kadın için 1.000,00 TL nafakaya 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı- karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; isnat edilen kusurların tamamının gerçek dışı ve yalan olduğunu, kadının solunum cihazına bağlı yaşayan çocuğunu bırakarak kimseye haber vermeden evden ayrıldığını, telefonunda oruspu tayfası diye bir grubun olduğunu, maddîyat üzerine evliliği kurduğunu, annesinin benim kızım yemek yapmasını bilmiyor siz idare edeceksiniz dediğini, kadın eşin ailesinden psikolojik baskı gördüğünü, kadının kendisini anneliğe hazır hissetmediğini söylediğini, evliliklerini kadın eşin ailesinin yönetmeye çalıştığını, ailesinin hakaret ettiğini belirterek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, erkek lehine 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.