Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1636 E. , 2024/4783 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1636 Karar No : 2024/4783 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Otomotiv Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1636 E. , 2024/4783 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1636 Karar No : 2024/4783 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Otomotiv Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince 2020 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'i olan tutarın ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının %5 oranındaki vergi indiriminden yararlandırılmamasının 2019 yılının Mayıs ayının 2. dönem özel tüketim vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra verilmesinden kaynaklandığı olayda, 11/06/2019 tarihinde verilen beyannamenin vergi tutarının 0,00 TL olarak tespit edilmesi neticesinde söz konusu beyannamede hesaplanan ve ödenmesi gereken özel tüketim vergisi tutarının da bulunmadığı, bunun üzerine kesilen özel usulsüzlük cezasının ise süresinde ödendiği, yasal düzenlemenin amacının vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren mükelleflerin ödüllendirilmesi ve teşvikine yönelik olduğu göz önüne alındığında, Bakanlar Kurulu Kararıyla uygulanacak özel tüketim vergisi tutarı 0,00 TL olarak belirlenmek suretiyle tahakkuk ederek ödenmesi gereken herhangi bir özel tüketim vergisi bulunmayan beyannamenin, kanuni süresinden sonra verildiğinden bahisle 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde yer verilen şartın ihlali kapsamında değerlendirilerek davacının vergi indiriminden yararlandırılmamasının Kanun'un getiriliş amacına ve hakkaniyete aykırılık oluşturacağı sonucuna varıldığından ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuk hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle tahakkuk iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından, 2019 yılının Mayıs dönemine ait özel tüketim vergisi beyannamesinin kanuni süresinde verilmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, vergiye uyumlu oldukları kabul edilen mükelleflere, diğer mükelleflerden farklı olarak ayrıca bir vergi indiriminden yararlanma imkanı sunulduğu, söz konusu indirimden faydalanabilmek için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olmasının da şart koşulduğu ancak indirimden yararlanılabilmesi için bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması gerektiğinden 2019 yılının Mayıs dönemine ait özel tüketim vergisi beyannamesinin kanuni süresinde verilmediği tartışmasız olan olayda davacının söz konusu şartları sağladığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ÖTV (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'nin “IV-Vergilendirme İşlemleri” açıklamalarını kapsayan “B. Beyan Esası” bölümünde, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda belirlenen ölçü birimine göre 1 kg veya 1 lt ya da bu miktarların altında olan mallar için, söz konusu malların ithalatçılarca teslim edildiği tarihe kadarki vergilendirme dönemleri için beyanname verme zorunluluklarının olmadığı, beyan etmesi gereken hiçbir işlemi olmamasına rağmen beyanname verme gününü takip eden günde sehven matrahsız verdiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2020 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'i olan tutarın ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine söz konusu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk işlemi yapıldığı, davalı idarece, vergi indiriminden yararlandırılmama sebebi olarak 2019 yılının Mayıs ayının 2. dönem özel tüketim vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra verilmesi ve bunun üzerine özel usulsüzlük cezasının kesilmesi hususunun gösterildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi" başlıklı mükerrer 121. maddesinde, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin 2. fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği, şu kadar ki hesaplanan indirim tutarının her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamayacağı, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceği, bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmeyeceği, gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarının, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edileceği, söz konusu indirimden faydalanabilmek için; 1. indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.) , 2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), 3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmamasının şart olduğu hükmüne yer verilmiştir. 301 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin ''4. Vergi indiriminden yararlanma şartları '' başlıklı kısmında, Tebliğin 3 üncü bölümünde belirtilen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için; a) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması, b) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması, c) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmamasının şart olduğu, 4.1. bölümünde de, indirimden yararlanılabilmesi için mükelleflerin, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu beyannamenin ait olduğu yıldan önceki son iki yıla ilişkin olarak Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken gelir veya kurumlar vergisi, katma değer vergisi, muhtasar gibi tüm vergi beyannamelerini kanuni süresi içerisinde vermiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması gerektiği açıklanmıştır. Maddenin genel gerekçesinde ise yatırımın, üretimin, istihdamın artırılması için yapılan yasal düzenlemelere ilave olarak hazırlanan kanun teklifiyle, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla, uyumlu gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yıllık beyanname ile beyan ettikleri gelir ve kurumlar vergisinin belli bir kısmına kadar indirim yapılması yönünde düzenlemeler yapıldığı belirtilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Vergisel yükümlülüklerini düzenli şekilde yerine getiren mükelleflerin kuralına yukarıda yer verilen düzenlemeler ile teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi suretiyle vergiye gönüllü uyumun dolayısıyla yatırımın, üretimin, istihdamın artırılması amaçlanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından 2019 yılının Mayıs dönemi özel tüketim vergisi beyannamesi kanuni süresinden sonra verilmiş ise de söz konusu beyannamenin matrahsız olduğu dolaysıyla hesaplanan ve ödenmesi gereken özel tüketim vergisi tutarının da bulunmadığı ve vergi kaybına sebep olunmadığı, bunun üzerine kesilen özel usulsüzlük cezasının ise süresinde ödendiği anlaşıldığından hakkında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde sayılan diğer şartların ihlal edildiğine yönelik başkaca bir saptama bulunmayan davacının, %5 oranında vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasının Kanun'un getiriliş amacına ve hakkaniyete uygun düştüğünden söz edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle davanın reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 23/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.