1. Ceza Dairesi 2022/11386 E. , 2023/7892 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/948 E., 2021/359 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemden kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (…
**1. Ceza Dairesi 2022/11386 E. , 2023/7892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/948 E., 2021/359 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemden kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemden kurulan hüküm yönünden de ilk derece mahkemesince verilen kararın bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak hapis cezasının artırılması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Şikayetçilerin sanıktan şikayetçi olup kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak bu hususta bir karar verilmediği, şikayetçiler vekilinin süresinde temyiz dilekçesi verip hükümleri temyiz ederek katılma iradesini gösterdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hakkı bulunduğundan katılanlar olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanığa verilen cezaların türüne ve miktarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/76 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/948 Esas, 2021/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; a. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba, b. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kamera kayıtlarının izlenmediğinden bahisle savunma hakkının ihlal edildiğine, olayın oluş şeklinin hatalı kabul edildiğine, eksik incelemeye, meşru savunmaya, katılan ...'e yönelik yaralama eyleminden kurulan hükümde alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna ilişkindir. 2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, suç vasfına, ceza miktarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü sanık ...'ın bir akrabasının düğün merasiminin olduğu, düğünün yapıldığı yere sanık ...'ın tanık ... ile gittiği, aynı yere katılan ..., katılan ... ve tanık .....,in de geldikleri, bir müddet sonra sanık ...'ın diğer tarafın masasına giderek oturduğu, karşılıklı konuşmalar sırasında sanık ... ile .......,'in tartışmaya başladıkları ve karşılıklı hakaret ve tehditte bulundukları, meydana gelen tartışma ile ilgili olarak tarafların farklı beyanlarda bulundukları, düğün yerinde meydana gelen bu olay sonrası tarafların düğün yerinde bulunan diğer davetliler tarafından salon dışına çıkartıldığı ve araçlarına bindirilerek düğün yerinden ayrılmalarının sağlandığı, tarafların bu şekilde olay yerinden ayrıldıktan sonra sanık ... ve tanık ...'in yol kıyısında sanık ...'ın sinirinin yatışması için durdukları ve araçtan indikleri, kısa bir süre sonra katılan ...'i yalnız olarak bir araçla, tanık Sezer ve katılan ...'i ise bir başka araçla sanık ... ve tanık ...'in bulunduğu yere gelerek katılan ...'in sanık ...'a ait aracın önüne, diğer aracın ise sanık ...'ın aracının arkasında olacak şekilde durdukları, katılan ...'in tahta sopa ile katılan ... ise eli ile sanık ...'a vurdukları, sanık ...'ın ise bıçakla katılan ...'i basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde, katılan ...'i ise ... tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, katılanın 09.12.2018 tarihli geçici adlî muayene raporu, sanığın yaralanmasına ilişkin adlî muayene raporları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, görüntü fotoğraflama tutanağı, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 3. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 25.03.2019, 21.08.2019 tarihli raporlarında, katılan ...'in göğüs sol yanda 1 adet, sol kolda 3 adet olmak üzere toplam 4 adet kesici delici alet yaralanması olduğu, göğüs sol yandaki 1 adet göğüs boşluğuna nafiz kesici delici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu bildirilmiştir. 4. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 06.05.2019 tarihli raporunda, katılan ...'in batına nafiz olmayan kesici delici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı bildirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de; Sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin öldürmeye teşebbüs suçu mu yoksa nitelikli kasten yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi ve sanık hakkında katılan ...'e yönelik yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 61 ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi hususunda davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir. Sanığın alınan savunmalarında öldürme kastının olmadığını, kendisini korumak amacıyla bıçağı savurduğunu savunması, göğüs sol yanda 1 adet göğüs boşluğuna nafiz kesici delici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol kolda 3 adet cilt-ciltaltı kesici delici alet yaralanmasının ayrı ayrı ve birlikte kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığının belirtilmesi, olayın oluş şekli ile kabul edildiği üzere katılanların saldırısı üzerine sanığın eylemini gerçekleştirmesi, darbe sayısı ve şiddeti, katılanın vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, ani gelişen kavga ortamında sanığın eylemini gerçekleştirmesi ve hedef seçme imkânının olmaması, sanığın alınan adlî raporunda vücudunun çeşitli bölgelerine almış olduğu darbeler ile yaralandığının anlaşılması, suçta kullanılan bıçağın öldürme eylemini gerçekleştirmeye elverişli olmasına rağmen sanığın öldürmeye elverişli tek darbeyle yetinmesi, dosya kapsamında yer alan kamera inceleme tutanağından anlaşılacağı üzere katılan ...'in olay sonrası aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı, sanığın katılanın arkasından gitmediği, herhangi bir eylemde bulunmadığının tespit edilmesi, sanığın herhangi bir engel bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi karşısında, sanığın, olaya bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik inceleme bulunmadığı, sanığın kavganın hareketli ortamında hedef gözetme imkanının ve katılanlar ile arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi ve katılan ...'de ... bölgeye isabet eden bıçak yarasının bir tane olması, diğer katılan ...'teki bir bıçak yarasının yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve silahla kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükümlerin de hakkaniyete ve orantılılık ilkesine uygun olduğu, mevcut görüntü kayıtlarına ve uyumlu tutanağa göre, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/948 Esas, 2021/359 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.