T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/708 - 2026/548 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/708 KARAR NO : 2026/548 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.02.2024 NUMARASI : 2021/658 Esas 2024/85 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)| KARAR TARİHİ : 02.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/708 - 2026/548 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/708 KARAR NO : 2026/548 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.02.2024 NUMARASI : 2021/658 Esas 2024/85 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)| KARAR TARİHİ : 02.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl dava yönünden davalılar ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.10.2020 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışık ihlali yapması sonucu davacının kızı olan ve yaya geçidinden geçmekte olan yaya ...’ya çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek davacı için 30.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, HMK’nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) tahsiline, 50,00 TL cenaze ve defin giderinin davalılar ... ve ...'den yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 698.982,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı şirkete 0001-0210-27900263 numaralı zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffa ...'nın yayalar için kırmızı ışık yanarken karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını ve kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu trafik kazasında vefat eden ...’nın, davacı ...’nın eşi, davacı ...’nın annesi, davacı ...’nin kızı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında dava değerini davacı ... için 1.747.020,11-TL, davacı ... için 540.710,34-TL, davacı ... için 300.049,54-TL olarak ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %25 oranında, davalı ...’nin %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı sigorta şirketi ile davacılar arasında sulh sözleşmesi yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin tenzil edildiği, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davada, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davada sulh nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 698.982,00 TL destek tazminatı alacağının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminat alacağının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50,00 TL cenaze defin gideri alacağının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; birleştirilen davada, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davada sulh nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacılardan ... için 1.747.020,11 TL, davacı ... için 540.710,34 TL ve davacı ... için 300.049,54 TL olmak üzere toplam 2.587.779,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, davacı ... yönünden 70.000,00 TL, davacı ... yönünden 50.000,00 TL ve davacı ... yönünden 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından asıl dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl dava yönünden karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını belirterek kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tamamen kusurlu olduğunu, davalı sürücünün kendisine yeşil ışık yanarken kavşaktan geçiş yaptığını, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olmasına rağmen hesap raporunda kusur indirimi yapılmadan karar verildiğini, davacı ... ile kızı müteveffanın uzun yıllardır görüşmediklerini, davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının oluşmadığını, aktüerya raporunda yaşam tablosu ve paylar konusunda hatalar olduğunu, ödemenin güncellenerek tenzil edilmesi gerektiğini, müteveffanın esas alınan gelirinin fazla olduğunu, aktüer raporu ile belirlenen zarardan kusur indirimi yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar ... ve ... vekili tarafından asıl davaya yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. 1-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiğinin, destek yaya ...’nın yaya geçidi üzerinde olduğu, ancak yeşil ışıkta geçenin tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin Ankara 75. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/34 Esas ve 2022/577 Karar sayılı dosyasında, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nin kusurlu olduğu gerekçesiyle taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2022/1809 Esas 2023/147 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden olay mahallinde keşif yapıldığı, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda, kazanın oluş şeklinin ayrıntılı şekilde incelendiği ve sonuç olarak meskun mahal içi olay mahalli kontrolsüz kavşak içi, zemin üzeri beyaz çizgilerle belirlenmiş kontrolsüz yaya geçidini kullanarak yolun karşı tarafına geçiş yakmak üzere yola intikal etmeden önce solundan gelen araç trafiğini kontrol etmeyen, kendisine yaklaşmakta olan araçları dikkate almadan dikkatsizce geçişini sürdüren ve solundan gelen davalı sürücü idaresindeki araç tarafından çarpılan desteğin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 68/c ve Karayolları Trafik Yönetmeliği Md. 138/d ihlal etmekle tali düzeyde %25 oranında kusurlu olduğunun, meskun mahal içinde sevk ve idaresindeki aracın hızını, kavşaklara ve yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmayan, emniyetli yol kontrolü ve sürüş emniyetini sağlamadan seyreden, kontrolsüz yaya geçidinden geçmekte olan yayalara ilk geçiş hakkını tanımayan, trafik güvenliğini tehlikeye düşüren davalı ...’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Md. 52/a, 74 ve 47/d ihlal etmesi nedeniyle asli düzeyde %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup kusur oranının kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu, ceza yargılaması sonucuna uygun, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davacının destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunun, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, hesaplamada dikkate alınan destek paylarının isabetli olduğu, desteğin fen bilgisi öğretmeni olduğu belirlenmiş olmakla esas alınan aylık gelirinin dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle davalılar vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3-Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. ve 52. Maddesi maddesinde düzenlenen indirimler uygulanacaktır. Somut olayda, hükme esas alınan 09.10.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacı ...’un destekten yoksun kalma zararının 1.002.940,55 TL olarak hesaplandığı görülmüş olup mahkemece, öncelikle hesaplanan zarardan kusur oranı indirimi yapılması, sonrada ödemenin mahsup edilmesi gerekirken, aktüer bilirkişi tarafından önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan 69.891,35 TL’lik ödemenin mahsup edilmesi, mahkemece de bu bedel üzerinden %25 oranında kusur indirimi yapılarak 698.982,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davacı ... yönünden hesaplanan 1.002.940,55 TL destekten yoksun kalma zararından, öncelikle %25 oranında kusur indiriminin yapılması (752.205,41 TL) ve sonrada davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 69.891,35 TL’lik ödemenin mahsup edilmesi ile 682.314,06 TL ve davalı sigorta şirketine karşı açılan davadan ödeme nedeniyle sulh ve feragat edilmesi nedeniyle müteselsil sorumlu diğer davalılarında poliçe teminat limiti kadar borçtan kurtulacağından aktüer bilirkişi raporuna göre kalan poliçe teminat limitine göre yapılan garame hesabına göre belirlenen 1.072,42 TL'nın mahsubu ile kalan 681.241,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekili tarafından sadece asıl dava dosyasına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olmakla HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının asıl dava yönünden HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen hususlar korunmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 1-Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davada sulh nedeni ile dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalılar ... ve ... yönünden davanın KABULÜ ile, 681.241,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının, olay tarihi 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının manevi tazminat isteminin KABULÜ ile, takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Dava konusu 50,00 TL cenaze defin gideri alacağının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 48.619,08 TL karar harcından, davacıdan peşin alınan 102,98-TL karar harcı ve 2.390,00 TL ıslah harcı ile birlikte toplam 2.492,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.126,09 TL karar harcının davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6- Davacı tarafından peşin yatırılan 102,98 TL karar harcı ve 2.390,00 TL ıslah harcı ile 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere olmak üzere toplam 2.552,28 TL harç bedelinin, davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı AAÜT gereğince belirlenen 108.261,60 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddine karar verilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.740,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ile ...’ye ödenmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat yönünden, karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Bu davada davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve (davalı sigorta şirketi yönünden yapılan giderler hariç olmak üzere) aşağıda dökümü gösterilen toplam 5.035,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul/ret oranına göre 4.919,19 TL’sinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava sulh nedeni ile konusuz kalmakla davacının istemi gibi kendisi lehine sigorta şirketi aleyhine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 11-Sulh anlaşması içeriği gözetilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-6325 sayılı yasanın 11 ve 13. maddesi delaletiyle 18/a maddesi gereğince maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 13-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, B-BİRLEŞEN ANKARA 12.ATM’nin 2022/758 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davada sulh nedeni ile dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Diğer davalılar aleyhine açılan davada DAVANIN KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİNE, 3-Davacıların bedel artırım talebi gözetilerek davacılardan ... yönünden dava konusu 1.747.020,11 TL, davacı ... yönünden 540.710,34 TL ve diğer davacı ... yönünden ise; 300.049,54 TL olmak üzere toplam 2.587.779,99 TL destek tazminatı alacağının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, 4-Davacılardan ... yönünden takdiren 70.000,00 TL, davacı ... yönünden 50.000,00 TL ve diğer davacı ... yönünden ise; 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminat alacağının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 187.017,75-TL olup davacılar tarafından peşin yatırılan 3.979,06-TL ve 44.141,59-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 48.120,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 138.897,10-TL harcın sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 6-Davacılar tarafından peşin yatırılan 3.979,06 TL ve 44.141,59 TL ıslah harcı ile 80,70 TL dahil olmak üzere toplam 48.201,35 TL harcın sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-(Hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden) Davacılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 211.761,61 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak anılan davacıya verilmesine, 8-(Hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden) Davacılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 81.699,45 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak anılan davacıya verilmesine, 9-(Hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden) Davacılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 47.007,43 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak anılan davacıya verilmesine, 10-(Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden) Davacılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak anılan davacıya verilmesine, 11-(Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden) Davacılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak anılan davacıya verilmesine, 12-(Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden) Davacılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak anılan davacıya verilmesine, 13-(Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden) Sigorta şirketi haricindeki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 10/2-3.m. gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak anılan davalılara verilmesine, 14-Davalı sigorta şirketi haricindeki davalılar aleyhine açılan davada davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan gider bulunmadığından ve tüm yargılama giderlerinin asıl dava dosyasında yapıldığı gözetilerek bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 15-Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava sulh nedeni ile konusuz kalmakla davacının istemi gibi kendisi lehine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 16-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 17-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Asıl dava dosyasında davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl dava davalıları ... ve ... tarafından yapılan 330,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının asıl dava davacısından tahsil edilerek adı geçen davalılara verilmesine, 4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.