Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu tak
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin cari hesap alacaklarının tahsili amacıyla davalı-borçlu şirket aleyhine 02/12/2015 tarihinde İstanbul ----. İcra Müdürlüğü'nün 2015/33131 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı-borçlunun müvekkiline borcu bulunmadığını beyanla icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına, işletilen faiz oranına ve diğer tüm ferilere haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş olduğunu, davalı borçlunun yetki itirazı gereğince icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilerek İstanbul Anadolu -------- İcra Müdürlüğü'nün 2016/5779 esas sayılı dosyası ile kayda alındığını, davalı-borçluya yeniden ödeme emri tebliğ ettirilmiş olduğunu, davalı-borçlunun bu ödeme emrine 23/03/2016 tarihinde müvekkiline borcu bulunmadığını beyanla, haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş olduğunu, davalı-borçlu şirket müvekkil ile ticari alışverişi yapmış olup fatura bedellerini ödememiş olduğunu, davalının kaşe ve imzasını taşıyan 31/07/2015 tarihli hesap mutabakatında 30/06/2015 tarihi itibariyle cari hesap borcunun 1.233.407,87 TL.olduğunun davalı tarafça kabul edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, başlatılan takibe itirazın haksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıyla davalı arasında imzalanan 02/03/2015 tarihli Türkiye'de tek yetkili satıcılık sözleşmesi'nin 9.maddesinde yetkili mahkeme belirlenmiş olup yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, sözleşmedeki yetki belirlemesi nedeniyle İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinin davaya bakmaya yetkisi bulunmadığını, davacı ----- - sahibi -----------n müvekkilinin adını kullanarak çevresini dolandırmış, ----kendine borçlandırarak -- ele geçireceğini düşünmüş olduğunu, davacı -----nin daha önce de bayisi olduğunu, davacının distribütörlük sözleşmesiyle aylık 250.000 TL'lik ürün alma taahhüdünde bulunmuş olduğunu, buna rağmen taahhüt ettiği ürünleri almadığını, distribütörlük sözleşmesini göstererek ürün verme vaadiyle piyasadan para ve çek topladığını, yine davacının kendisine sattığı ham madde ve yarı mamül ürünü piyasadan davalı adına kendi hesabına vadeli borçlanarak aldığını, bu nedenle halen ham madde alımının davacı borçları ödenerek gerçekleştirilebildiğini, davacının çoğu zaman mal teslimi yapmadığı halde fiktif fatura düzenlediğini, bazı müşterilere de davalı markasını ve ürününü taklit ederek sahte ürün verdiğini, yine davacının verdiği çeklerin tamamının karşılıksız çıktığını, davacının faaliyetlerinden ötürü zarar ettiğini, borçlarını ödeyemez duruma geldiğini belirterek davanın reddiyle davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, takip konusu alacağın cari hesap ilişkisine dayalı olduğunu, tek yetkili satıcılık sözleşmesinden daha önce müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin başladığını, davalıya uzun süre ham madde ve yarı mamul ürün sattığını, dava konusu alacağın temelinin bu ilişkiye dayalı olduğunu, distribütörlük sözleşmesinin bu davanın konusu olmadığını beyan etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleştirilen --------- esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından keşide edilmiş olan ------ nolu 04/07/2015 tarihli 7.000,00 TL bedelli çeke ilişkin alacağın, çek lehdarı ---. tarafından alacağın devrine ilişkin sözleşme ile müvekkiline devredildiğini, çeke dayalı alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ------.İcra Müdürlüğünün 2016/3654 sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, TTK 732.maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış çeke dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye başvurulabileceğini, ispat yükünün davalıda olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.