Ceza Genel Kurulu 2013/586 E. , 2014/250 K. "" Mahkemesi : ZİLE Ağır Ceza Günü : 29.06.2012 Sayısı : 103-73 Sanık T.. D..'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK’nun 103/2, 103/4 ve 103/6. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı kanunun 109/2, 109/3-f ve 109/5. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2012 gün ve 103-73 sayılı, kısmen re'sen temyize…
**Ceza Genel Kurulu 2013/586 E. , 2014/250 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ZİLE Ağır Ceza Günü : 29.06.2012 Sayısı : 103-73 Sanık T.. D..'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK’nun 103/2, 103/4 ve 103/6. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı kanunun 109/2, 109/3-f ve 109/5. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2012 gün ve 103-73 sayılı, kısmen re'sen temyize tâbi olan hükmün sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 21.02.2013 gün ve 14690-1650 sayı ile; "Mağdurun, tüm aşamalarda 30.09.2008 tarihinde sanığın kendisini umumi tuvalete götürerek burada cinsel organını poposuna soktuğuna ve canının yandığına ilişkin beyanlarına karşın, 02.10.2008 tarihinde Zile Devlet Hastanesinin ve aynı tarihli Turhal Devlet Hastanesi genel cerrahi uzmanınca düzenlenen raporlarında mağdurda fiili livata bulgularına rastlanılmadığının belirtilmesi, mağdura ait elbiselerde bulunan vücut sıvısı ve kan örnekleri üzerinde yapılan kriminal incelemede mağdur ve sanıktan başka bir şahsa ait DNA örneklerinin bulunması, mağdurun babası olan katılan E.. G.'in kolluk beyanında komşularından oğlunun okulla ilgisi olmayan Arkadaşlarının olduğunu öğrenmesi üzerine oğluna bu durumu sorduğunda oğlunun kendisine olayı anlattığını, savcılıkta alınan beyanında olayı A..ve O.. S.. isimli arkadaşlarından öğrendiğini, duruşmada ise olayı eşinden öğrendiğine ilişkin aşamalarda çelişen beyanları, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.09.2011 tarihli raporunda mağdurda hafif-orta derecede mental retardasyon denilen akıl hastalığının tespit edildiğinin ve vermiş olduğu ifadelere ancak ana hatları ile kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğinin belirtilmesi, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeter şüpheden öte kesin ve inandırıcı her hangi bir kanıt elde edilememesi karşısında sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi" isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiş, Daire Üyeleri K.K.. ve K.Ç.. ise; sanığa isnat edilen her iki suçun da sübuta erdiği, yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararlarının usul ve kanuna uygun olup onanması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 17.04.2013 gün ve 275842 sayı ile;