11. Ceza Dairesi 2011/5971 E. , 2013/4055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 35, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 500TL APC, 53. mad. gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma, Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. m
**11. Ceza Dairesi 2011/5971 E. , 2013/4055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 35, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 500TL APC, 53. mad. gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma, Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: Hükmün gerekçesinde sanıklar hakkında teselsül uygulamasının gerekçeleri gösterilmiş olmakla tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ... müdafii ile sanık ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık ...'in, rahatsızlığı nedeni ile başvurduğu Kahramanmaraş Devlet Hastanesinde diğer sanık Dr. ... tarafından gerçekleştirilen genel fizik muayenesi ile birlikte bir kısım testlerin yapıldığı ancak bu hastalıkları teşhise yetecek gerekli diğer tetkikler yapılmadan (derin anemi + splenomegali) yani kansızlık ve dalak büyümesi teşhisi konulmasına karşın, hastalığının poliklinik evrakı ile sağlık kurulu raporuna (derin anemi + splenektomi) yani kansızlık ve dalak alınması olarak yazıldığı, sanık ...'in özür durumundan emekli olmak için 06.09.2005 gün ve 8551 sayılı bu raporu Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne sunması üzerine "Emekli Sandığı 2022 sayılı Kanunla Kurulan Sağlık Kurulu'nun " 23.01.2005 gün ve 8551 sayılı kararıyla sanık ...'in 06.09.2005 gün ve 8551 sayılı (derin anemi ve splenektomi) tanılı, çalışma gücü kaybının da %46 oranında olduğunu bildiren raporunda yeterli bilgi bulunmadığından karar verilmediği, bu nedenle adı geçenin aynı hastane sağlık kurulunda yeniden muayenesi ile aneminin tipinin, klinik, laboratuvar bulgularının, tedavi edilip edilmediğinin açıklandığı yeni bir sağlık kurulu raporunun getirtilmesine karar verilmesi nedeniyle Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nün 24.02.2006 tarihli yazısı ile Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Baştabipliğinden sanık ... hakkında tekrar rapor düzenlenmesinin istendiği, söz konusu yazıya istinaden sanık ...'in tekrar sağlık kuruluna müracatının sağlanarak, sanık Dr. ...'in bu kez rutin tüm testler ile Ultrasonografi (USG) çekimini de yaptırarak sanık ...'in (hemolitik anemi + minimal hepatosteatoz) yani kansızlık ve karaciğer yağlanması ve bozukluğu tespit etmesine rağmen, 21.03.2006 gün ve 3975 sayılı sağlık kurulu raporuna hastalık teşhisi olarak (hemolitik anemi + splemektomi ) yani kansızlık ve dalak alınması olarak yazdığı, bu raporda da iş gücü kaybı oranının % 46 olarak gösterildiğinin belirlenmesine göre, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa kavuşturulması açısından, "Emekli Sandığı 2022 sayılı Kanunla Kurulan Sağlık Kurulu'nun" 23.01.2003 gün ve 8551 sayılı kararı ile dosyada mevcut diğer belgeler değerlendirilerek, suça konu raporların ilgilisinin özürlü aylığı bağlanmasına sebebiyet verecek şekilde hukuki sonuç doğurmaya müsait olup olmadığı, sanık ...'in yukarıda açıklanan gerçek rahatsızlıklarının sanık ...'in savunmasında belirttiği iş gücü kaybına yol açıp açmayacağı, bu hastalıklar nedeniyle emekli aylığı bağlanmasına hak kazanmasına engel bir durumun bulunup bulunmadığı ve mevcut durum itibariyle sanık ...'in emekli işlemlerinin hangi sebeple yapılmadığı araştırılarak, raporların hukuki sonuç doğurmaya müsait olmadıklarının belirlenmesi durumunda resmi belgede sahtecilik suçu ile hile unsurunun gerçekleşmeyeceği gözetilerek, dolandırıcılık suçunun da oluşmayacağı, ancak sanık ...'in eyleminin TCK'nun 257. maddesi kapsamında görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı, sanık ...'in de eyleminin ise bu suça iştirak niteliğinde bulunacağı gözetilmeden, ayrıca sanık ...'in diğer sanığın dolandırıcılık suçuna ne suretle katıldığına ilişkin deliller de karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itiarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.