9. Ceza Dairesi 2024/4319 E. , 2024/6544 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/548 E., 2024/605 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir o…
**9. Ceza Dairesi 2024/4319 E. , 2024/6544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/548 E., 2024/605 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2021/458 Esas, 2023/519 Karar sayılı kararı ile sanığın cebir ve tehdit kullanarak katılan mağdureyle anal yoldan organ sokma suretiyle birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Katılan mağdurenin ve intikal sonrası anlatımda bulunan tanıkların ifadelerinden başka delil olmadığını, nitelikli istismar bulgusu tespit edilmediğini, katılan mağdurenin sözlüsü ile sanık arasında intikal tarihi öncesinde husumet bulunduğunu ve ortaya atılan iddianın kurgudan ibaret olabileceğini, katılan mağdurenin beyanlarına neden itibar edildiğine dair gerekçenin yeterli olmadığını, kimseye anlatımda bulunmadığını, sanıkla görüşmeye devam ettiğini ve dört yıl boyunca olayı intikal ettirmediğini, nişanlısına karşı kendisini aklamak amacıyla iftira atmış olabileceğini, ailesinin katılan mağdurede bir farklılık hissetmediklerine dair anlatımda bulunduklarını, sanığın savcılık ifadesini Mahkeme huzurunda kabul etmemesi nedeniyle tevil yollu ikrar kabul edilemeyeceğini, savunmalarına neden itibar edilmediğine dair yeterli gerekçe gösterilmediğini beyanla duruşmalı yapılacak inceleme sonucunda kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılan mağdurenin aşamalarda sanığın dört yıl boyunca anal yoldan organ sokma suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği, duruşmada bu istismarlar sırasında kayganlaştırıcı veya benzeri madde kullanmadığına dair beyanda bulunduğu, Dr. ... Şehir Hastanesinin 23.12.2020 tarihli raporunda; "Katılan mağdurenin anal muayenesinde fiili livata ile uyumlu yırtık, ekimoz izlenmedi. Tonusu intakt. Fiili livata ile uyumlu bulguya rastlanmadı." şeklinde görüş bildirildiği, sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanlarında katılan mağdure ile öpüşme şeklinde cinsel yakınlaşma yaşadıklarına dair ikrarda bulunduğu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın katılan mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; a) Katılan mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma, tanık ifadeleri, adli görüşmeci ve doktor raporları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın eylemini cebir veya tehdit ile gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. b) Mahkemece atılı suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım oranının belirlenmesine yönelik teşdit gerekçelerinin benzerlerine göre alt sınırdan orantısız şekilde uzaklaşmayı gerektirecek bir özellik taşımadığı nazara alınarak teşdit derecesinin yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle cezada orantılılık ilkesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma sebeplerine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.