İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/05/2026 YAZIM TARİHİ : 07/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2025 tarih, 2024/902 Esas, 2025/834 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/568 KARAR NO : 2026/1148 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2025 NUMARASI : 2024/902 ESAS 2025/834 KARAR DAVACI : ... - ...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/05/2026 YAZIM TARİHİ : 07/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2025 tarih, 2024/902 Esas, 2025/834 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı tarafa nakliye hizmeti vermesinden dolayı 19/09/2013 tarihli ve 8.200,00 Dolar bedelli fatura düzenlendiğini, fatura tarihinde tutarın TL karşılığının 221.349,16.TL olduğunu, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2023/19262 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, ayrıca borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu faturaya ilişkin müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu faturanın navlun fatura olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini ve davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; fatura tarihinin 19/09/2013 olması nedeniyle CMR 32/1 maddesi gereğince talebin zaman aşımına uğradığı kanaatine varılmakla davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, taşıma ilişkisinin CMR Konvansiyonu kapsamında olduğuna ilişkin zamanaşımı hükümlerinin müvekkilinin davaya konu alacağına uygulanamayacağını, müvekkilinin CMR Konvansiyonuna taraf olmadığını, sadece davalı şirketle hizmet ilişkisi olan alt taşeron sıfatıyla hizmet verdiğini, müvekkilinin CMR Konvansiyonunda taraf olabilmesi için uluslararası taşıma yetkisinin ve C2 yetki belgesinin olması gerektiğini, ancak müvekkilin uluslararası taşıma yetkisi ve C2 yetki belgesi olmadığından dolayı CMR Konvansiyonu taraf olması mümkün olmayıp, müvekkilin alacakları için zamanaşımı şartlarınında CMR Konvansiyonu kapsamında 1 yıl olarak uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkilim 2012/2015 yılları arasında sürekli ve kesintisiz hizmet sunduğundan dolayı mahkemece bu durumun göz ardı edilmeyip ilgili Yargıtay kararları gereğince hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi ve zamanaşımı hükümlerininde TBK 146. maddesi gereği 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, söz konusu faturaların nakliyeye yönelik faturalar olduğunu, mahkemece hukuka aykırı değerlendirme yapılarak faturaların navlun fatura olarak değerlendirildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taşıma faturasına dayanılarak başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı adına taşımaya yönelik olarak düzenlenen navlun faturasının bedelinin ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, davanın zaman aşımına uğradığını, davacıya borcu bulunmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın, zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava konusu taşıma, yurt dışı taşıması olup, bu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacak CMR Konvansiyonu'nun 39/4 maddesine göre, "Taşımacılar arasındaki davalarda 32. madde hükümlerinin uygulanacağı, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine göre ise, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalarda, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlara dayanılarak açılacak davaların üç yıllık zamanaşımına, bunun dışındaki nedenlere dayanılarak açılan davaların ise, bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, somut olayda, davacı tarafından, navlun alacağının tahsili istendiğinden, davanın bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların 19/09/2013 tarihli olup, davacının 21/09/2023 tarihinde, bu faturalara dayanarak icra takibi başlattığı, icra takibinin başlatıldığı 21/09/2023 tarihinde bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, davacının bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açmadığı, sonuç olarak, dava konusu olan navlun alacağının, CMR’nin 32. maddesi gereğince dava tarihinden önce zamanaşımına uğramış olduğu anlaşıldığından, mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Dosya adli yardımlı olduğundan alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı ve 2.002,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır