6. Hukuk Dairesi 2014/745 E. , 2014/11844 K. MAHKEMESİ : Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2013 NUMARASI : 2012/134-2013/321 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali. temerrü…
**6. Hukuk Dairesi 2014/745 E. , 2014/11844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2013 NUMARASI : 2012/134-2013/321 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali. temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, 5.184 TL yıllık kira parasının tahsiline, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı hakkında Nizip İcra Müdürlüğü'nün 2012 / 72 sayılı dosyasında 12.01.2012 tarihinde tahliye istekli olarak başlattığı icra takibi ile 01.01.2011 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesine dayanarak aylık 432 TL'den Ocak- Aralık 2012 ayları kirası 5.184 TL'nin işlemiş faizi ile tahsilini talep etmiştir. İcra takibine yasal süresi içinde itiraz eden davalı ise, davacı ile aralarında bir kira ilişkisi bulunmadığını, kira sözleşmesine itiraz ettiğini, kendisinin davacıya bir borcu bulunmadığından borcun tamamına ve işlemiş faize itiraz ettiğini belirterek, icra takibini durdurmuştur. İtiraz üzerine açılan işbu davada, davacı taraflar arasında düzenlenmiş 01.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ibraz etmiştir. Anılan kira sözleşmesinde aylık kira parası 300 TL olarak belirtilmiş, kira parasının Ocak ve Temmuz aylarının birinci günü altı ayda bir ödeneceği, ilk altı aylık kira bedelinin ödenmemesi halinde devam eden ayların taksitlerinin muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmenin özel şartlar bölümü 17. maddesinde, aynı dönem içinde kira bedelinin iki ay arka arkaya ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren kontrat süresinin sonuna kadar kira bedellerinin muacceliyet kespedeceği düzenlenmiştir. Sözleşmede kira artış şartı bulunmamaktadır. Davalı yargılamada duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır. İcra takibinde kira sözleşmesine itiraz etmesi nedeniyle mahkemece, davacı tarafından sunulan kira sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda beyanda bulunması için 11.07.2013 tarihli duruşmaya katılması konusunda davalıya isticvap davetiyesi çıkarılmış, anılan oturuma katılan davalı ise sadece davayı kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı kira sözleşmesi konusunda bir açıklamada bulunmadığı gibi, mahkemece de bu hususta davalıya bir soru yöneltilmemiştir. Bunun üzerine mahkemece, her ne kadar gerekçeli kararda bilirkişi incelemesi yaptırıldığından söz edilse de, bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmadan icra takibinde talep edildiği gibi aylık 452 TL'den Ocak- Aralık 2012 ayları kirası 5.184 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı icra takibinde kira sözleşmesinin varlığına karşı çıkmakla birlikte, temyiz dilekçesine eklediği banka dekontlarına göre Ocak- Kasım 2012 arası aylar kirasını aylık 360 TL'den ait olduğu ay içinde davacıya ödemede bulunduğuna dair banka dekontu ibraz etmiştir. Gerek kira parasının ödendiğine ilişkin sunulan banka dekontları, gerek davacının ibraz ettiği tahliye taahhütnameleri ve gerek Nizip Vergi Dairesi'nin yoklama fişlerinden davalının dava konusu edilen taşınmazda kiracı olarak faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, kira parasının miktarı, ödeme zamanı, ödenip ödenmediği ve yapılan icra takibi ile Ocak- Aralık 2012 ayları kirasının istenip istenemeyeceği noktalarındadır. Kira ilişkisinin varlığını, aylık kira miktarını, ödeme zamanını ve taraflar arasında muacceliyet şartı kararlaştırılıp kararlaştırılmadığını kanıtlama yükümlülüğü davacı kiraya verene aittir. Davacı ise, bu konuda yukarıda sözü edilen kira sözleşmesine dayanmıştır. Ne var ki mahkemece sunulan kira sözleşmesine karşı davalıdan diyecekleri ve sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmamıştır. O halde öncelikle mahkemenin isticvap davetiyesinin gereğini yerine getirerek, davalıdan yazılı kira sözleşmesine karşı beyanlarını alması, davalının sözleşmeyi kabul etmemesi halinde, kira miktarını ve ödeme zamanını kanıtlama yükümlülüğü davacı kiraya verene ait olduğundan bu hususta davacıdan delillerini sorup toplaması, yine gerekirse davacı vekili dava dilekçesinde “ ve sair deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan kira miktarı ve ödeme zamanı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatması, davalının kira sözleşmesi ve altındaki imzayı kabul etmesi halinde ise, sözleşmede kararlaştırılan aylık 300 TL kira parasının takip eden kira dönemlerinde artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından davalının sunmuş olduğu banka dekontlara göre 2012 yılı kirasının aylık 360 TL olduğunun kabulü ile, taşınmaz iş yeri olarak kiralanmış olduğundan ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, ancak kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu iş yeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı gözetilerek, kiracının tacir olup olmadığı araştırılıp tacir olmadığının anlaşılması halinde, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek, değerlendirmenin takip tarihi itibariyle sözleşme gereği ödenmemiş altı aylık kira parası üzerinden yapılması, aksi halde kira dönemi sonuna kadar olan aylar kirasının muaccel olduğundan hareketle davacıdan davalının sunmuş olduğu banka dekontlarına karşı diyecekleri sorularak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar vermesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.