7. Ceza Dairesi 2023/18896 E. , 2024/6017 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/1213 K. SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun b…
**7. Ceza Dairesi 2023/18896 E. , 2024/6017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/1213 K. SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporlarına göre suçun sabit olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, tanık beyanları uyarınca suça konu ürünün sanık ...'ın yetkilisi olduğu firmadan alındığı, sanık ... tarafından sunulan faturalar uyarınca da ürünlerin, sanık ...'in yetkilisi olduğu firmadan aldığının sabit olduğuna, sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanıklar ile tanık arasında husumet bulunmadığına, sanıklar tarafından katılana ait markanın izinsiz olarak kullandığına ve suçlarının sabit olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile eczacılık mesleğini icra eden M.E. tarafından sanıklardan ...'ın firmasından alındığı belirtilen ürün sunularak, sanıkların yetkilileri oldukları firmalar tarafından, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. İlgili iş yerlerinde yapılan aramalarda, herhangi bir ürünün ele geçmediği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30/1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmalarında, ... isimli firmanın yetkilisi olduğunu, ürünleri ... firmasından faturalı olarak aldıklarını, ürünlerin her yönü ile eczanede satılan ürünler ile birebir aynı olduğunu, ürünlerin taklit olduklarını bilme imkânları bulunmadığını, katılan tarafından sunulan ürünün, kendi sattıkları ürün olup olmadığını bilmediklerini, sayısını hatırlamadığı bir miktar ürünün, diğer sanığın yetkilisi olduğu firma tarafından ambalajı bozuk olduğu gerekçesi ile iade edildiğini, iade edilen ürünleri kendilerinin ... firmasına iade etmediklerini beyan etmiştir. Sanık ... savunmalarında, ürünleri ... firmasından faturalı olarak aldıklarını, eczanelere faturalı olarak sattıklarını, ürünleri eczanelerde satılan ürünler ile karşılaştırdıklarında, ambalaj, etiket ve barkod olarak birebir aynı olduklarını, katılan tarafından sunulan ürünün, kendi sattıkları ürün olup olmadığını bilmediklerini, 200'den fazla eczaneye satmasına rağmen sadece 1 eczane tarafından 12 ürünün şüpheli olduğu belirtilerek iade edildiğini, iade edilenlerin de katılan firma yetkilileri tarafından taklit olduğu yönünde eczacıyı uyarmaları üzerine gelen ürünler olduğunu, iade edilen ürünleri de diğer sanığın şirketine iade ettiklerini beyan etmiştir. Ankara Ticaret Odası'nın 29.12.2021 tarihli yazısı ile sanıkların savunmalarında ismi geçen ... firmasının yetkilisinin belirlendiği görülmüştür. ... firması yetkilisi C.Ö. beyanlarında, kandırılarak üzerine şirket açıldığını, şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Eczacı M.E. beyanlarında, almış olduğu gıda takviyesi ürününün kutusunun renk tonu ve yazı karakterinden şüphelendiğini, üretici firmayı aradığını, ürünü kendilerinden alıp inceleme yaptıklarını beyan etmiştir. Dosyada mevcut 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporlarında; ürünün orijinal olmayıp taklit markalı olduğu ve katılanın marka haklarını ihlal ettiği, 25.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda ürünün orjinal olmadığı, renk ve kıvam bakımından farklı olduğu, tüketici tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanıkların eylemleri sabit görülerek müsnet suçtan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, "...Yapılan yargılama, sanıkların savunmaları, sanıkların işyerilerinde yapılan arama, tanık eczacı ... E.'nin beyanı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporları, marka tescil belgeleri ve tüm dosyanın incelenmesi sonunda, suça konu taklit ürünün tanık ... E. tarafından internet sitesi üzerinden alınıp katılan firma yetkililerine verildiği gözetildiğinde, suça konu ürünün sanıklar tarafından satıldığına dair kesin ve mutlak delil bulunmadığı; sanıkların işyerilerinde yapılan aramalarda suç unsurunun tespit edilemediği; sanıkların da tüm aşamalarda üzerilerine atılı suçu kabul etmedikleri nazara alındığında, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine elverişli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delilin elde edilememesi nedeniyle her iki sanık hakkında CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiş olması...'' yönündeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararları kaldırılarak, sanıklar hakkında beraat kararları verildiği anlaşılmıştır. Karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemede oluşan inanç ve takdire, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.