4. Hukuk Dairesi 2021/21191 E. , 2024/8238 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/857 Esas 2021/1096 Karar DAVA TARİHİ : 01.03.2019 HÜKÜM/KARAR : Ret - İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 25.02.2020 SAYISI : 2019/134 Esas 2020/48 Karar Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolay…
**4. Hukuk Dairesi 2021/21191 E. , 2024/8238 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/857 Esas 2021/1096 Karar DAVA TARİHİ : 01.03.2019 HÜKÜM/KARAR : Ret - İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 25.02.2020 SAYISI : 2019/134 Esas 2020/48 Karar Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın Samsun Milletvekili, eşi olan diğer müvekkilinin ise saygın bir iş insanı olduğunu; Samsun'da faaliyet gösteren davalı ...'ın imtiyaz sahibi olduğu Haberde Denge Gazetesi'nde 16.02.2019 tarihinde davalı ... tarafından kaleme alınan "İhaleyi kim aldı" başlıklı; 17.02.2019'da davalı ... tarafından kaleme alınan "Karaaslan'dan yanıt geldi" başlıklı; 18.02.2019'da davalı ... tarafından kaleme alınan "Hakkında bunca olumlu haber yapılan ... neden panikledi?" başlıklı gerçek dışı ve hukuka aykırı haberler nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, milletvekili olan müvekkilinin nüfuzundan yararlanarak usulsüz şekilde ihalenin gerçekleştirildiği şeklinde kamuoyunda karalama kampanyası yürütülmeye çalışıldığını belirterek 16.02.2019 tarihli haber nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili; 17.02.2019 tarihli haber nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili; 18.02.2019 tarihli haber nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar A. Ufuk Erkan ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın Haberde Denge Gazetesi'nde yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, güncel bir konu ile ilgili dava konusu haberlerin yapıldığını, yayınların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19 Mayıs Stadyumunun Millet Bahçesine dönüştürülmesine yönelik ihalenin kim tarafından alındığı hususunun araştırılmasına yönelik dava konusu haberlerin yapıldığı, kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek söz ve ifadenin bulunmadığı, davalı eser sahipleri hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan beraat kararı verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu haberlerin gerçek dışı olduğunu, haberlerde milletvekili olan müvekkilinin nüfuzunu kötüye kullanan bir kamu görevlisi olarak, diğer müvekkilinin de usulsüz ihaleler alan bir iş insanı olarak kamuoyuna gösterildiğini, dava konusu müzekkere cevabında ihalenin dava dışı şirkete verildiğinin tespit edildiğini, doğruluğu asgari düzeyde de olsa araştırılmadan haber yapıldığını, haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberlerin kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik, basın özgürlüğü kapsamında olduğu; haberler bir bütün olarak değerlendirildiğinde öz ve biçim dengesinin bozulmadığı, kamuyonun ilgisini çeken ve güncel bir konu olan millet bahçesi yapımı ihalesinin kim tarafından alındığının sorgulandığı ve bu sorgulama yapılırken kullanılan dilin kişilik haklarının ihlal edici boyutta olmadığı, somut olgu isnadında bulunulmadığı, davacıların konumu nazara alındığında bu tür haberlere katlanmaları gerektiği, haberin verilmesinde kamu yararı olduğu, yayının basın ve ifade özgürlüğü sınırlarında değerlendirilmesi gerektiği, davalıların ifade özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektiren demokratik bir toplumda gereklilik koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberlerin gerçek dışı olduğunu, haberlerde milletvekili olan müvekkilinin nüfuzunu kötüye kullanan bir kamu görevlisi olarak, diğer müvekkilinin de usulsüz ihaleler alan bir iş insanı olarak kamuoyuna gösterildiğini, dava konusu müzekkere cevabında ihalenin dava dışı şirkete verildiğinin tespit edildiğini, doğruluğu asgari düzeyde de olsa araştırılmadan haber yapıldığını, haberlerin doğru olmadığı anlaşılmasına rağmen davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını, haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, haksız şekilde somut olgu isnat edildiğini, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 16.02.2019, 17.02.2019, 18.02.2019 tarihlerinde Haberde Denge Gazetesi'nde yayınlanan haberler nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın dava konusu gazetede yayınlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26 ve 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; haberlerin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, haberlere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...” ifade edildiği; o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, kamu görevlilerinin ve kamu hizmetinin eleştirilmesine yönelik haberlerin, sözleşmeci devletler tarafından başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gerekçesiyle sınırlandırılmasının da bir ölçüsü olduğuna değindiği; AİHM'nin, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gerekçesiyle yapılan bu tür sınırlandırmalarda; basının toplumu ilgilendiren sorunlar hakkında bilgilendirme görevi olduğunu, bu bilgilendirme ve haber verme görevinin toplumun özgürce fikir sahibi olma hakkının karşılığını oluşturduğunu (AİHM'nin 21.11.1991 tarihli, 13778/88 nolu başvuruya dair vermiş olduğu Observer ve Guardian & Birleşik Krallık kararı), bu tür haberlerde basının bazı kamu görevlilerine karşı tahrik edici nitelikte sözlerin dahi kullanabileceğini kabul ettiği, (AİHM'nin 25.06.1992 tarihli, 13778/88 nolu başvuruya dair vermiş olduğu Thorgeirson & İzlanda kararı) tüm bu açıklamalar ışığında haberlerde geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.