T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1395 Karar No : 2025/12724 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... say…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1395 E. , 2025/12724 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1395 Karar No : 2025/12724 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı mali ve sosyal güvenlik haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Savunma istem yazısı ekinde hiçbir belgenin verilmediği, bilgi ve belgelerin talep edilmesine rağmen dikkate alınmayarak soruşturmanın tamamlandığı, hakkındaki ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiği, isnat edilen eylemlerin Cumhuriyet Savcısının yetki ve görevi kapsamında olduğu, Anayasada teminat altına alınan ifade özgürlüğünün kullanımı olan eleştirilerin suç olarak gösterilemeyeceği, meslekten çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilen eylemlerin zamanaşımına uğradığı, isnat edilen eylemin suç teşkil etmesi halinde öncelikle o eylem nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmiş ve kesinleşmiş olması gerektiği, hakkında kovuşturma izni verilmiş olmasına rağmen eylemin suç teşkil etmemesi halinde uygulanacak olan 69. maddenin son fıkrasına göre işlem tesis edildiği, hazırlamış olduğu iddianame üzerinde HSK tarafından yerindelik denetimi yapıldığı, hakkındaki görgüye dayalı olmayan, taraflı ve soyut nitelikteki tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, dava konusu işlemin sebep, konu, şekil ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacıya isnat edilen fiillerle ilgili olarak davacının lehine ve aleyhine olabilecek tüm delillerin toplandığı ve davacıya isnat edilen fiillerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğu, sürecin gerektirdiği tüm işlemlerin yasanın öngördüğü biçimde uygulandığı, davacı hakkında etkin soruşturma yapıldığı, her aşamada gerekli değerlendirmelerin somut delil ve gerekçeler üzerine yapıldığı gibi soruşturma sürecine matuf karar ve işlemlerde davacının mağduriyetine sebep olacak herhangi bir hukuka aykırı işlemin bulunmadığı, isnat edilen ve soruşturma maddelerinde yer alan tüm eylemler nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 71. maddesi gereğince davacının yazılı savunmasının usulüne uygun olarak istendiği, savunma hakkının kısıtlandığına ve soruşturma sürecine ilişkin iddialarının kabul edilemez olduğu, her ceza soruşturması ve kovuşturması açılan dosyada kovuşturma sonucunu bekleme zorunluluğunun bulunmadığı, disiplin cezasının verilebilmesi için genel hükümler uyarınca ceza hukuku anlamında yürütülen soruşturmanın ya da kovuşturmanın tamamlanmasının gerekli olmadığı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 72/2. maddesinde meslekten çıkarma cezası yönünden hiçbir zaman aşımı süresinin kabul edilmediği, aralarında davacının da olduğu birden çok kişinin hukuku ve mesleklerinin sağladığı yetkileri araç olarak kullanmak suretiyle örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiklerinin açık olduğu, davacının bu eyleminin yargısal takdir kapsamında olmadığı, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine aykırı olarak yerine getirdiği ve bu yönüyle eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, dava konusu meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Erzurum eski halen Düzce Cumhuriyet Savcısı iken, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddine dair Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve anılan karara itirazının reddi yolunda verilen Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile ihraç kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren tüm mali ve sosyal güvenlik haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden: dava konusu meslekten çıkarma cezası; "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birçok kurumuna yerleşerek Paralel Devlet Yapılanması Terör Örgütünün yargıdaki uzantıları oldukları ve Paralel bir yargı gücü oluşturarak, örgütlü olarak yargı içerisine yerleşerek kendi amaçları doğrultusunda kullanamadıkları veya kendi mensuplarına kadro açmak amacıyla kendilerinden olmayan kişileri yargı kararları ile emniyet operasyonları ile hedef haline getirerek, görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği" iddialarının soruşturulması sonucu isnat olunan eylemlere ilişkin olarak düzenlenen soruşturma raporunda : "Erzurum İl Özel İdaresinin onarım programında olmayan, ihalesi yapılmamış ve herhangi bir tadilat görmemiş çeşitli okullarda 2006 yılında usulüne uygun yapılmış gibi ve sahte evrak düzenleyerek ... adlı şirkete 1.359.566,22 TL hak ediş ve ödeme belgesi hazırlanarak bu bedelin tahsil edildiği ve bu şekilde devletin zarara uğratıldığının tespit edilmesi üzerine yapılan soruşturmada, tutanak tutarak ihbarda bulunan şahıslardan birinin dönemin İl Milli Eğitim Müdürü müşteki ... olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen müfettişlerin yapmış oldukları soruşturma sonucunda, ödenek aktarma işlerinin rutin işlemlerden olduğunun, ...'ın aktarılan ödeneklerle çeklerin ödenmesine zemin hazırlamasından söz edilemeyeceği ve disiplin hukuku bakımından bir işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatinin bildirildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturmasını davacının yürüttüğü, Erzurum Valiliği İl İdare Kurulu'nun İl Milli Eğitim Müdürü..., müdür yardımcısı ... ve inşaat şefi ...haklarında soruşturma izni vermediği, gerekçesinde Erzurum Kriminal Polis Laburatuvarından yapılan teknik inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporuna göre belgelerdeki imzaların bu kişilerin el ürünü olmadığının tespit edilmesi olarak belirtildiği, soruşturma izni verilmemesine karşı yapılan itirazın da Erzurum Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği, davacı tarafından 07.02.2011 tarihinde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından verilen ek takipsizlik kararında "...hakkındaki soruşturmaya ve hatta kovuşturmayı gerektirecek nitelikte bilgi ve belgelerin bulunmasına karşın, anlaşılamayan bir sebeple şüpheliler hakkında soruşturma izni verilmemesine dair karar verildiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızın delillerin değerlendirilmesi, kamu davasının açılıp açılmamasına karar verilmesine ilişkin takdir yetkisinin ortadan kaldırıcı mahiyette ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına da aykırı bir şekilde itirazımın reddine karar verildiği..." ibarelerine yer verdiği, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının iştirak halinde işlendiklerinin iddia edilmesi halinde kamu görevlisi olan şüpheliler hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni alınması gerekirken davacının bu kez aynı olaylar nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan soruşturmaya devam ederek kamu davası açtığı, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı'nın, belgelerdeki imzaların...'ın eli ürünü olmadığına dair raporunu dikkate almadığı, şüpheliler... ve ...'nun soruşturma izni verilmediği halde tutuklanmalarını talep ettiği ; İlgili ...'nın ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılmış bir görevlendirmesi olmadığı halde ve dosya savcısı olan davacı görevde iken, 4483 sayılı Kanun kapsamında verilmiş soruşturma izni olmadığını dikkate almadan şüpheli ...'ı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan 02.09.2010 tarihinde tutuklamaya sevkettiği, ilgili ...'in yukarıda belirtilen hukuk ihlallerini göz ardı ederek 02.09.2010 tarihinde ...'ın tutuklanmasına karar verdiği, müştekiler hakkında tutukluluğun devamı kararları verdiği, ilgili...'nın ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 02.12.2013 tarihli celsede verdiği esas hakkındaki mütalaada yapılan hukuksuzlukları ve soruşturma izni verilmediğinden kamu davasının düşürülmesi gerektiği hususunu dikkate almadan sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği, Ağır Ceza Mahkemesinin kıdemsiz üyesi olan ilgili ...'in de "kamu davasının düşürülmesi" kararına sanıkların cezalandırılması yönünde muhalif kalarak, oldukça ayrıntılı muhalefet şerhi yazdığı; ilgililere isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyalarının incelenmesi sonucunda; dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler, müşteki ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilerek, isnat olunan eylemlerin, FETÖ/PDY mensubiyeti ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine ve milli güvenliğe yönelik en ağır saldırılardan biri olan 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte karanlık ve tehlikeli yüzünü açıkça gösteren bu yapılanmanın; Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı başlatmış olduğu gizli savaşın kamuoyunda MİT krizi olarak adlandırılan olay ile başladığı, bunu 17-25 Aralık operasyonları ve devamında MİT tırlarının durdurulması operasyonlarının izlediği, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülke genelinde FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisaklı olduğu değerlendirilen çok sayıda yargı mensubunun görevden uzaklaştırıldığı, ilgililerin de Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca meslekten çıkartıldıkları; o dönemde Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü olan ve meslek hayatında birçok defa görev yeri değiştirilen, mahkeme kararları ile atamaları iptal edilerek yeniden eski görevine dönen, farklı siyasi düşünceye sahip müştekiyi FETÖ/PDY yapılanmasının kendi amaçları doğrultusunda kullanamaması nedeniyle bu kadroyu boşaltarak yerine kendi yapılanmaları içerisinden atama yapılmasını istediği ve bu amaçla müştekinin haksız soruşturmalara maruz bırakıldığının anlaşıldığı , ilgililerin eylemlerinin yargısal taktir hakkı kapsamında olmayıp, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu , ilgililerin Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim savcının haiz olması gereken; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük,eşitlik, ehliyat ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdikleri, eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu gerekçesiyle, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan yeniden inceleme ve itiraz talebi reddedilerek anılan kararın 18.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkında , disipline konu eylemlerine ilişkin olarak Yargıtay... Ceza Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)... Esas sayılı dosyasında "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda ; ...tarih, E:... ve K:... sayılı kararla davacının 1 yıl 15 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği de dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle UYAP kayıtlarından tespit edilmiştir. Öte yandan; davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarihli ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin 08.05.2023 tarihli ve E:2018/3260, K:2023/5886 sayılı kararıyla davanın reddine yönelik olarak verilen kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22.11.2023 tarihli ve E:2023/2547, K:2023/2728 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, anılan kararın "onanmasına" kesin olarak karar verilmiş olduğu da dosyada mevcut bilgi ve belgelerden görülmektedir. Ayrıca, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" iddiasıyla yargılandığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararıyla esastan reddedildiği, anılan kararın Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği de UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda: dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle ,dava dilekçesinde yer verilen iddialar ile davalı idarece verilen savunmada yer verilen bilgilerin birlikte incelenerek değerlendirilmesinden; usulüne uygun olarak yapılan soruşturma ile tespit edilmiş olan eylemlerinin sabit olduğu, davacının eylemlerinin niteliği ile mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu değerlendirilerek 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılması yönünde verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından uyuşmazlık konusu olayda zamanaşımı süresinin dolduğu iddia edilmiş ise de 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 72. maddesinin son fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca davacının zamanaşımı iddiası yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı hakkında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birçok kurumuna yerleşerek Paralel Devlet Yapılanması Terör Örgütü (Fetullahcı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) isimli bu yapının yargıdaki uzantıları oldukları ve paralel bir yargı gücü oluşturarak, örgütlü olarak yargı içerisine yerleşerek kendi amaçları doğrultusunda kullanamadıkları veya kendi mensuplarına kadro açmak amacıyla kendilerinden olmayan kişileri yargı kararları ile emniyet operasyonları ile hedef haline getirerek, görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği iddiasıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır. Anılan soruşturma sonucunda tesis edilen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Erzurum İl Özel İdaresinin onarım programında olmayan, ihalesi yapılmamış ve herhangi bir tadilat görmemiş çeşitli okullarda 2006 yılında usulüne uygun yapılmış gibi ve sahte evrak düzenleyerek ... adlı şirkete 1.359.566,22 TL hak ediş ve ödeme belgesi hazırlanarak bu bedelin tahsil edildiği ve bu şekilde devletin zarara uğratıldığının tespit edilmesi üzerine yapılan soruşturmada, tutanak tutarak ihbarda bulunan şahıslardan birinin dönemin İl Milli Eğitim Müdürü müşteki F.B. olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen müfettişlerin yapmış oldukları soruşturma sonucunda, ödenek aktarma işlerinin rutin işlemlerden olduğunun, F. B.'ın aktarılan ödeneklerle çeklerin ödenmesine zemin hazırlamasından söz edilemeyeceği ve disiplin hukuku bakımından bir işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatinin bildirildiği, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturmasını ilgili ...'ın yürüttüğü, Erzurum Valiliği İl İdare Kurulu'nun İl Milli Eğitim Müdürü F.B., müdür yardımcısı A.D. ve inşaat şefi N.K. haklarında soruşturma izni vermediği, gerekçesinde Erzurum Kriminal Polis Laburatuvarından yapılan teknik inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporuna göre belgelerdeki imzaların bu kişilerin el ürünü olmadığının tespit edilmesi olarak belirtildiği, soruşturma izni verilmemesine karşı yapılan itirazın da Erzurum Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği, ilgili ... tarafından 07.02.2011 tarihinde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından verilen ek takipsizlik kararında "...F.B. hakkındaki soruşturmaya ve hatta kovuşturmayı gerektirecek nitelikte bilgi ve belgelerin bulunmasına karşın, anlaşılamayan bir sebeple şüpheliler hakkında soruşturma izni verilmemesine dair karar verildiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızın delillerin değerlendirilmesi, kamu davasının açılıp açılmamasına karar verilmesine ilişkin takdir yetkisinin ortadan kaldırıcı mahiyette ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına da aykırı bir şekilde itirazımın reddine karar verildiği..." ibarelerine yer verdiği, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının iştirak halinde işlendiklerinin iddia edilmesi halinde kamu görevlisi olan şüpheliler hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni alınması gerekirken ilgili ...'ın bu kez aynı olaylar nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan soruşturmaya devam ederek kamu davası açtığı, Erzurum Kriminal Polis Laburatuvarı'nın, belgelerdeki imzaların F.B.'ın eli ürünü olmadığına dair raporunu dikkate almadığı, şüpheliler N.K. ve A.U.'nun soruşturma izni verilmediği halde tutuklanmalarını talep ettiği, ...İlgililere isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyalarının incelenmesi sonucunda; dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler, müşteki ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, isnat olunan eylemlerin, FETÖ/PDY mensubiyeti ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine ve milli güvenliğe yönelik en ağır saldırılardan biri olan 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte karanlık ve tehlikeli yüzünü açıkça gösteren bu yapılanmanın; Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı başlatmış olduğu gizli savaşın kamuoyunda MİT krizi olarak adlandırılan olay ile başladığı, bunu 17-25 Aralık operasyonları ve devamında MİT tırlarının durdurulması operasyonlarının izlediği, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülke genelinde FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisaklı olduğu değerlendirilen çok sayıda yargı mensubunun görevden uzaklaştırıldığı, ilgililerin de Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulunca meslekten çıkartıldıkları; o dönemde Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü olan ve meslek hayatında birçok defa görev yeri değiştirilen, mahkeme kararları ile atamaları iptal edilerek yeniden eski görevine dönen, farklı siyasi düşünceye sahip müştekiyi FETÖ/PDY yapılanmasının kendi amaçları doğrultusunda kullanamaması nedeniyle bu kadroyu boşaltarak yerine kendi yapılanmaları içerisinden atama yapılmasını istediği ve bu amaçla müştekinin haksız soruşturmalara maruz bırakıldığı anlaşılmış, ilgililerin eylemlerinin yargısal taktir hakkı kapsamında olmayıp, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, ilgilerin Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim savcının haiz olması gereken; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük,eşitlik, ehliyat ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdikleri, eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu..." şeklindeki gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair kararın iptali ile yoksun kaldığı mali ve sosyal güvenlik haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. UYAP ortamında yapılan incelemede, soruşturmaya konu eylemleri nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 1 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan,... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin 08/05/2023 tarih ve E:2018/3260, K:2023/5886 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2023 tarih ve E:2023/2547, K:2023/2728 sayılı kararıyla ret edilerek kararın kesinleştiği görülmüştür. Diğer yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan kovuşturma sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. B) İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. Fıkrasında, "...Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve eklerinin bir bütün olarak incelenmesinden; müşteki F.B., N.K. ve A.U. ile tanıkların beyanları dikkate alındığında davacının disiplin cezasına konu eylemlerinin sübuta erdiği, dolayısıyla davacının mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; disiplin cezasına konu eylemlerinden dolayı görevi kötüye kullanmak suçundan hakkında kesinleşmiş mahkumiyet bulunan davacının eylemleri, "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, eylemine uyan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali ve sosyal güvenlik haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı mali ve sosyal güvenlik haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2.Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. iptal //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };