Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3952 E. , 2024/663 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3952 Karar No : 2024/663 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limit
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3952 E. , 2024/663 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3952 Karar No : 2024/663 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 02/01/1996 ile 21/06/2017 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2017 ve 2018 yıllarında elektronik ortamda tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak mal varlığının bulunmadığı tespit edildiğinden, davacının sorumlu olduğu dönemlere ilişkin düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik yolla tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması ve dava açılmaması üzerine kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 10/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, şirket hakkındaki malvarlığı araştırmasının ise 31/05/2019 tarihinde yapıldığı, asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenmesi, ödeme yapılmaması halinde şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılması, bu araştırma sonucu kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının kalmadığının tespit edilmesi ve alacağın şirket hakkında kesinleşmesi gerekirken, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin tebliğinden sonra asıl borçlu şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılması nedeniyle kamu alacağının şirketten tahsil olanağı kalmadığı sonucuna ulaşılamayacağından ve asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibat sonuçlandırılmaksızın kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl amme borçlusu şirket hakkında kesinleşen amme alacaklarının şirketten tahsil edilme imkanının bulunmadığı, şirketin malvarlığı ile ilgili yapılan araştırmada şirketin borcu karşılayabilecek herhangi bir malvarlığının bulunmadığının tespit edildiği ve asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği belirtilmiştir. Yine; aynı Kanunun 62. maddesinde, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından, amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı belirtilmiş ve maddeye 5228 sayılı Kanun ile ikinci fıkra olarak "Maliye Bakanlığı amme alacaklarının takibinde haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal varlığı araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkilidir. Bu yetki alacaklı amme idaresi itibarıyla da kullanılabilir." hükmü eklenmiştir. Bu yetkiye istinaden; 11/09/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Seri: A Sıra No:5 Tahsilat Genel Tebliği ile Seri: A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan değişiklik uyarınca; mal varlığı araştırmasının elektronik ortamda yapılabilmesi durumunda takip konusu tüm amme alacakları için tutar sınırı olmaksızın yurt çapında mal varlığı araştırması elektronik ortamda yapılacaktır düzenlemesi getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacının ortağı olduğu şirketin 2014 ve 2015 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin tebliğinden sonra mal varlığı araştırması yapılması nedeniyle kamu alacağının şirketten tahsil olanağı kalmadığı sonucuna ulaşılamayacağı ve asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibat sonuçlandırılmaksızın kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden bahisle dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de, işbu dosya ile aynı şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla başka bir kanuni temsilci adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin Dairemizin E:2023/3901 sayılı dosyasının birlikte değerlendirilmesinden, anılan dosyada yer alan ve asıl borçlu şirket hakkında yürütülen malvarlığı araştırmasına ilişkin belgeler ile şirketin borç sorgulama evrakının incelenmesi üzerine, asıl borçlu şirket hakkında 04/05/2018 ve 08/01/2019 tarihlerinde yapılan mal varlığı sorgulamalarında şirkete ait herhangi bir menkul veya gayrimenkul mala rastlanmadığı görülmüş olup vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının, davacı adına ödeme emri düzenlenmeden önce yapıldığı ve anılan araştırma sonucunda borcun şirketten tahsil olanağının bulunmadığının ortaya konulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince söz konusu ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.