(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2621 E. , 2006/3669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.3.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıt
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2621 E. , 2006/3669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.3.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunun 747 maddesine dayanılarak açılmış, geçit hakkı istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davaya dahil edilen 529 ve 530 parsel malikleri temyiz etmiştir. Mahkemece, geçit için uygun yer aranırken taraf yararlarının gözetilkmesi gerekir. Çünkü geçit hakkı, taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarakta yol saptaması yapılırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Somut olayda dava başlangıçta 593, 596 ve 597 parsel malikleri aleyhine açılmış, keşif yapıldıktan sonra uygun geçidin 529 ve 530 parsellerden verilebileceği ortaya çıkınca bu parsel malikleri davaya dahil edilmiştir. Aslında usul hukukumuzda davaya dahil edilme yoluyla tarafların genişletileceğine ilişkin kural yoktur. Ancak uygulamada davaların en az masrafla ve en kısa zamanda bitirilmesi amacıyla bu yolun varlığı kabul edilmektedir. Fakat böyle bir yol izlenirse dahali dava dilekçesi davacı tarafından harçlandırılmalıdır. Mahkemece 529 ve 530 parsel maliklerini davaya harçsız dilekçeyle dahil edilmesi açıklanan bu nedenle doğru olmamıştır. HUMK.nun 363.maddesi hükmünce keşif münazalı mahallin iki taraftan birinin talebi üzerine veya mahkemece gerek görülürse yerinde incelenmesi işlemidir. 364.madde gereğince keşfin iki tarafın usulen davet edilmesinden sonra yüzlerinde, şayet davete icabet edilmezse yokluklarından yapılması gerekir. Olayda 529 ve 530 parsel malikleri yapılan keşiften sonra davaya dahil edildiklerinden keşfe katılmaları dolayısıyla keşifteki savunma hakları engellenmiştir. Kendilerine yokluklarında yapılan işlemin sonradan tebliği mevcut usule esasla aykırılığı gideremez. Bu durumda mahkemece davacıya eksik peşin ve karar ilam harcı tamamlattırılmalı 529 ve 530 parsel malikleri de HUMK.nun 364.maddesindeki yönteme uygun keşfe davet edilmeli, savunmaları bu keşifte saptanmalı davanın esası hakkında bundan sonra hükme varılmalıdır. Değinilen yönlerin gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.