(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/4272 E. , 2012/5881 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.01.2005 gününde verilen dilekçe ile dava konusu parsellerden vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; bir kısım davacıların davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne, bu davacılar ve murislerine ait hisseler yönünden tapu kayıtlarındaki vakıf şerhinin terkinine dair verilen 30.07.2010 günlü hükmün …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/4272 E. , 2012/5881 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.01.2005 gününde verilen dilekçe ile dava konusu parsellerden vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; bir kısım davacıların davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne, bu davacılar ve murislerine ait hisseler yönünden tapu kayıtlarındaki vakıf şerhinin terkinine dair verilen 30.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kayıtlarındaki “... Vakfı” şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. Davacılar, çekişme konusu bir kısım taşınmazlarda paydaş olduklarını, bir kısım pay sahiplerinin de mirasbırakanı olduklarını ileri sürmüştür. Davacıların mirasbırakanları olduğunu ileri sürdüğü kişiler ...’dir. Ne var ki, dosya kapsamından davacıların murisi olarak isimlerini verdikleri kişilerle davacılar arasında bir bağlantı kurulamadığı, özellikle nüfus müdürü bilirkişinin raporundan anlaşılmaktadır. Bu yüzden öncelikle yapılması gereken iş, gerekirse davacılara tapu kayıtlarında isim düzeltilmesi davası veya bir tespit davası açmak üzere mehil vermek, bunların sonucunu beklemek ve yine gerek duyulursa yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacılar ile bazı paydaşlar arasındaki bağlantıyı sağlamak olmalıdır. Bu tür bir illiyet bağı kurulmadan, taraf teşkili sağlanmış gibi çekişmenin esasının incelenmesi doğru olmamıştır. Davalı idarenin esasla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın çözümü için, kayda işlenen vakfın mukataalı veya icareteynli vakıflardan olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.