Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7241 E. , 2024/10859 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7241 Karar No : 2024/10859 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'a vesayeten ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7241 E. , 2024/10859 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7241 Karar No : 2024/10859 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'a vesayeten ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... gün ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, İdare Mahkemesi kararına gerekçe yapılan hususların terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyamadığı, bu haliyle ceza yargılaması neticesinde verilecek kesin kararın beklenilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'ın davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 04/11/2020 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanması sonucu verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...'ın Özel Kuvvetler Komutanlığı Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığında binbaşı rütbesiyle pilot olarak görev yaptığı, ancak 11 ilâ 25 Temmuz 2016 tarihleri arasında izinli olduğu, 15/07/2016 tarihinde hava sahasının uçuşa kapatılması üzerine HTS kayıtları ve sanıkların anlatımına göre saat 22.25'te sanık H.K'nın sanık D.V.'yi D.V.'nin ise saat 22:32'de sanık ...'ı arayarak alaya çağırdığı, dosya kapsamına ve araç altı görüntüleme sistemine göre sanık ...'ın ... plakalı araçla saat 22.46'da kışlaya giriş yaptığı, alaya geldikten sonra H.K'nın sanık ...'a alay komutanının tutuklanacağını söylediği, sanığın diğer sanıklarla birlikte alay komutanını nerede alıkoyacaklarını değerlendirdiği (Etimesgut'taki makam odasında, Oğulbey kışlasında ya da Akıncı üssünde), katılan Ü.T.'nin ve sanık V.T.'NİN anlatımı ile HTS kayıtlarına göre katılanın saat 23:01'de sanık V.T.'yi arayarak alay nöbetçi amiri olan H.Ç.'ye ulaşamadığını, hemen kendisini aramasını söylediği, bunun üzerine sanık V.'nin sanıklar ..., Ü.A.B., H.K. Ve D.V.'nin da bulunduğu yere gelerek H.Ç.'ye katılanın emrini ilettiği, sanık H.'in ne diyeceğini diğer sanıklara sorduğu, adı geçen sanıkların ise "aradık ulaşamadık, alarm durumu var birliği toparladık onunla uğraşıyorum" şeklinde sözler söylemesi için ...'e talimat verdikleri, bu şekilde sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte hareket ederek alay komutanı olan katılanı oyaladığı, Alay komutan yardımcısı olan sanık A.B.'nin alaya gelmesinden sonra sanık ...'ın sanıklar H.K., A.B., Ü.A.B, D.V., H.Ç., D.V., M.G., İ.H., B.E. ile birlikte alay komutanını Akıncı'ya götürecek ekibi belirlemek için uçuş planı yaptığı, alay nizamiyesinde katılanın aracından indiğini gören Sanık ...'ın, Ü.A.B, H.K., H.Ç. D.V., M.G., İ.H., B.E. ile birlikte katılanın yanına giderek katılanı zorla helikoptere götürdüğü, bu sırada sanıklar D.V. ve H.K'nın katılana "şu an darbe yapılıyor, Birinci başkandan emir aldık. Sizi helikopterle Akıncı üssüne götüreceğiz, direnmeyin" dedikleri, sanığın bağırması üzerine sanık ...'ın "yeter artık kes sesini, Albaysın diye seni rütbene uygun götürüyoruz. Daha çok ısrar etme adam gibi git, sen kim oluyorsun, canımı sıkma" dediği, daha sonra paçasından plastik kelepçe çıkararak "ağzını gözünü bağlarım ellerini arkadan kelepçelerim burada karga tulumba götürürüz seni" dediği, direnmeye devam eden katılanı yere yatırarak plastik kelepçe ile kelepçeledikleri, katılanın kelepçeyi kırdığı, sanık ... ve diğer sanıkların tabancalarının bulunduğu, sanık B.E.'nin ise elinde G3 model piyade tüfeği olduğu, bu şekilde katılanı helikoptere bindirdikleri, sanık ...'in katılanı Akıncı üssüne götüren ... numaralı helikopterde yer almadığı, böylece sanık ...'ın katılan Ü,T.'ye karşı cebir kullanarak, silahla, birden fazla kişiyle birlikte, katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği, Sanık V.T.'nin anlatımına göre Alay komutanının zorla helikoptere bindirilmesinden sonra nizamiye bölgesine önce sanık D.V.'nin gelerek nizamiye nöbetçi astsubayı olarak görev yapan sanık V.T.'ye "Türkiye'de darbe olduğu, oğulbeyden emir geldi, Atatürk ilke ve inkılaplarını korumak için askerler yönetimi ele aldı, buradan kimseyi içeriye sokmayacaksın ve çıkartmayacaksın" şeklinde talimat verdiği, daha sonra ise sanık ...'ın gelerek "kimseyi içeriye almayacaksın, dışarı çıkarmayacaksın, gerekirse ateş edersin, önce havaya, sonra aracın lastiğine, sonra da kişiye ateş edersin" şeklinde talimat verdiği, katılanın hürriyetinden yoksun kılınarak Akıncı üssüne götürülmesiyle sanık ...'ın diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde Özel Hava Alayının kontrolünü ele geçirdiği, TRT televizyon kanalında darbe bildirisinin okunduğu sıralarda (Anadolu Ajansı'nın Dakika Dakika FETÖ’nün Darbe Girişimi” isimli kitabına göre saat 00.13'te okundu) Sanık ... ve D.V.'nin taburdaki İdari İşler Astsubay odasına gittikleri, odada bulunan televizyondan bildiriyi gördükleri, burada bulunan pilotlar arasından ikinci pilotluk yapmaları için sanıklar Ö.Y. ve S.E'ye talimat verdikleri, saat 02.00 sıralarında S.T.'nin uçağının Diyarbakır'dan Ankara'ya geldiği, ancak uçuşların yasaklanması nedeniyle uçağın her zaman kullanılan 11. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığına ait piste iniş yapamayacağını bilen sanık ...'ın iniş için Özel Hava Alayı pistinin kullanılmasını sağlamak isteği, bunun için S.T.'yi getiren uçuş ekibine ulaşmaya çalıştıkları, ellerinde bulunan uçuş ekibine ait listeden ekip içinde (sanık T.B.'nin tanıdığı) tanık Bçvş. K.K.Y.'nin bulunduğunu gördükleri, sanık T.'nin önce Pilot Yüzbaşı S.Ö.'yü cep telefonu ile arayarak K.K.Y.'nin telefon numarasını aldığı daha sonra A.B.'den aldığı talimat ile uçakta bulunan tanık K.K.Y.'ye mesaj çekerek uçağın Özel Hava Alayına ait piste inişinin sağlandığı, ayrıca S.T.'yi getiren uçak henüz iniş yapmadan önce Diyarbakır'dan Gölbaşı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek için gelen S.T. ve beraberindeki askerleri bir an önce Gölbaşı'da bulunan Oğulbey Kışlasına naklinin sağlanması için mutat uygulamaya aykırı olarak ... ve ... kuyruk numaralı helikopterlerin hazırlandığı, bu amaçla helikopterlere yakıt ikmali yapıldığı, sanığın da bu ikmal ile uğraştığı, uçağın geldiğini görmesi üzerine yakıt ikmalinin kesilmesi ve gelen personelin iki ayrı helikoptere bindirilmesi için sanık R.G.'ye talimat verdiği, S.T. ve tim personelinin sanıklarca hazırlanmış olan ... ve ... numaralı helikopterlere binmesinden sonra sanık ...'ın ... numaralı helikopterin birinci pilotluğunu yaparak S.T. ve beraberindeki askerlerin Oğulbey Kışlasına intikalini sağladığı, daha sonra Etimesgut'ta bulunan Özel Hava alayına geri döndüğü, S.T. ile aynı uçakla Ankara'ya gelen tanık A.K.Y'nin uçuş sırasında durumdan şüphelenmesi nedeniyle Oğulbey kışlasına gidecek olan helikopterlere binmediği, uçakta bulunan teknik cihazlarını almadan gidemeyeceğini bahane ederek altı tim personeliyle birlikte Özel Hava Alayında kaldığı, Özel Kuvvetler Komutanı Z.A.'dan aldığı emir ile alayı sanıklardan geri almak için harekete geçtiği, ilerleyen zaman içerisinde sanık ...'ı ve diğer sanıkları gözetim altına alarak eylemlerini sonlandırmalarını sağladığı, sanığın bu eylemleriyle anayasayı ihlal suçunu işlediği...." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt devam eden ceza yargılaması gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisaklı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.