9. Ceza Dairesi 2021/19636 E. , 2023/3811 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/578 E., 2016/16 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlü…
**9. Ceza Dairesi 2021/19636 E. , 2023/3811 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/578 E., 2016/16 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 03.11.2014 tarihli ve 2014/494 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2014/578 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.03.2021 tarih ve 18-2016/102100 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Aleyhine verilen hükmün bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "Yapılan yargılama sonucunda dosyanın incelenmesinde; sanık ... \*\*\*ın olay tarihinden bir ay kadar önce katılan ... \*\*\*'a ait evin fayans işlerini yaptığı, burada katılanın kızı olan katılan ...'u gördüğü, sanığın olaydan on gün kadar önce de ...'un okuduğu ... Anadolu İmam hatip Lisesi önüne geldiği, tanıklar ... \*\*\* ve ...\*\*\*'a 'ben ...'un abisiyim, onunla konuşmuyorum, kendisini dışarıda göremedim' diyerek içerisinde hafıza kartı bulunan zarfı verdiği, tanıkların bu zarfı ...'a verdikleri, ...'un da hafıza kartını rehber öğretmeni ... \*\*\*'a verdiği, hafıza kartında bulunan dört videodan birinde sanığın kullanmış olduğu cep telefonu numarasının görüntüsü olduğu, 30/10/2014 günü de sanığın kullanmış olduğu 0536 \*\*\* numaralı telefonundan ...'un okulunu aradığı, okul müdürüne ... ile görüşmek istediğini söylediği ardından da katılanın telefon numarasını istediği, okul müdürünün de hafıza kartındaki numara ile arayan şahsın numarasının aynı olduğunu anlaması üzerine durumu katılan ...'a bildirdiği, sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır. Katılan ... \*\*\*, tanıklar ... \*\*\*, ... \*\*\*, ... \*\*\* ve ... \*\*\*'ın beyanları ile Adli Emanete alınan hafıza kartı içeriği doğrultusunda, sanığın ikrara yönelik savunması da değerlendirildiğinde, sanık ... \*\*\*'ın katılan ... \*\*\*'un evinde fayans işi yaptığı, ...'u da burada gördüğü, sanığın ifadesinde belirttiği üzere ... ile görüşmek üzere okuluna giderek cep telefonu numarasını kaydedip, birkaç video görüntüsü de eklemek suretiyle hafıza kartını okuldaki arkadaşları olan ... ve ...'e kendisini ...'un abisi olarak tanıtmak suretiyle ulaştırdığı, ...'un da öğretmeni olan ... \*\*\*'a durumu haber verdiği, onun da babası olan ... \*\*\*'u haberdar ettiği, yine sanığın aynı amaç ve saikle hareket etmek suretiyle bu kez farklı bir tarihte ...'un okulunu arayarak kendisinin ...'un halasının eşi olarak tanıttığı ve ulaşmak istediğini belirttiği, dosya arasında bulunan hafıza kartındaki görüntülerin aktarıldığı CD incelendiğinde, 4 adet video kaydının bulunduğu, ilk kayıtta motosiklet ve gül görüntüsü eşliğinde sanığın kendi sesi ile şarkı söylediği, ikinci kayıtta sanığın kendisine boş bir arazide görüntüye aldığı, üçüncü kayıtta yine ilk kayıt ile aynı fon eşliğinde kendi sesi ile şiir okuduğu, dördüncü kayıtta ise 0536 \*\*\* yazılı cep telefonunun görüntülendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık ... \*\*\* hakkında katılan ... \*\*\*'a yönelik olarak 5237 sayılı TCK'nın 123/1 maddesi kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğinden bahisle dava açılmış ise de, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsurunun oluşabilmesi için, bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunan failin bu seçimlik hareketlerden bir veya birkaçını belirli bir kimse olan mağdurun sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla gerçekleştirmesi gerekir. Bu itibarla failde genel suç işleme kastının yanı sıra böyle bir özel kastın da bulunması gerekir. Yine suçun oluşması için söz konusu eylemlerin bir defa yapılması yetmeyecek, bu hareketlerin ısrarla yapılması gerekecektir. Ayrıca kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu genel nitelikli bir suç olup, suçun oluşması için gerçekleştirilmesi gereken hareketler başka bir suçu oluşturuyorsa, bu suç oluşmayacaktır. Yargıtay 14.Ceza Dairesi'nin 2011/10192 Esas, 2012/1010 Karar sayılı ilamında '..bir fiil ile hem cinsel taciz hem de kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği dosya kapsamıyla anlaşılan sanığın TCK.nın 44. maddesi karşısında bunlardan sadece en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK.nın 105/1. maddesinde tanımlanan cinsel taciz suçundan sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, ayrıca kişilerin huzur ve sukununu bozma suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiş...' şeklinde mevcut olan kabule göre, sanık hakkında iddianame kapsamındaki olay açısından yapılan değerlendirmede, sanığın eyleminin cinsel taciz suçu kapsamında olduğu ve bu suç ile birlikte gerçekleşen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemi yönünden ağır olan cinsel taciz eylemi yönünden cezalandırılması gerektiğinden eyleminin vasıf değiştirerek cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Şöyle ki, sanığın evli, 3 çocuk babası olmasına rağmen, henüz okul çağında olduğunu bildiği ... ile görüşmek amacıyla hareket ettiği, sanığın kastının cinsel taciz olduğu noktasında tartışma bulunmadığı gibi, 5237 sayılı TCK'nın 105/1-2. Cümle kapsamında çocuğa karşı işlendiği sabit olmakla, yine sanığın katılan ...'a daha önce evlerinde işçi olarak çalışması sebebiyle hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle ve aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı günlerde hafıza kartı göndermek ve okul idaresini telefon ile aramak suretiyle katılana ulaşmaya çalışmak suretiyle zincirleme şekilde gerçekleştirdiği sabit olmakla sanığın cezalandırılmasına, evli ve çocuklu oluşu, eylemlerinde pişmanlık göstermemesi ve ileride yeniden suç işlemekten kaçınacağı hususunda da mahkememizde kanaat oluşmadığından verilen hapis cezasınının 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, aynı gerekçeyle 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilerek mahkememizde oluşan takdir ve kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, hafıza kartı inceleme tutanağına göre, sanığın mağdureye ulaştırması için arkadaşlarına hafıza kartı verdiği, daha sonraki günlerde ise mağdureye ulaşmak için okulu aradığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mevcut haliyle eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2014/578 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.