5. Ceza Dairesi 2012/6146 E. , 2013/4776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet, diğer suçlardan beraet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraet hükmünün temyiz incelemesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kan
**5. Ceza Dairesi 2012/6146 E. , 2013/4776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet, diğer suçlardan beraet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraet hükmünün temyiz incelemesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, Sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükmünün temyiz incelemesinde; ... ili ... ilçesi S.S. ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıklar tarafından kooperatif adına işçi olarak çalışan ...'in alacağı olan 162,17 TL ödenmemiş olmasına rağmen, 31/05/2008 tarihinde ödenmiş gibi muhasebe kaydının yapıldığı ve paranın kasadan çıkışının gösterildiği, şikayet tarihinden sonra 19/08/2008 tarihli muhasebe kaydı ile para girişi yapıldığı ve 162,17 TL'nin 80 gün sanıkların üzerinde kaldığı, yine bankadan çekilen paraların zamanında hesaplara intikal ettirilmeyerek 100.000 TL'nin 27 gün, 5.500 TL'nin 23 gün, 5.000 TL'nin 15 gün, 9.000 TL'nin 12 gün, 400 TL'nin 28 gün ve 1.800 TL'nin 14 gün sanıkların üzerlerinde kaldığı iddiasıyla zimmet suçundan açılan kamu davasında; sanıklardan ...'in yargılama aşamasında; katılan ...'in kendilerine borçlu olduğunu, işçi olarak çalıştığı için kooperatiften alacağı bulunan katılanın eşi ...'i, borcu nedeniyle katılan ile birlikte çağırdıklarını, ancak adı geçenlerin gelmediklerini, bu nedenle o an için kendisine ödeme yapamadığını, geç yapılan ödemelerin muhasebecinin bunları kayıtlara geç işlemesinden kaynaklandığını beyan etmesi nedeniyle, ... ve o dönem kooperatifin muhasebecisi olan kişinin bu hususlarda açıklayıcı beyanlarına başvurulması, mahkemenin gerekçesinde yer alan “liste üzerinde başka hak sahipleri tarafından ... ismi karşısına imza atılması durumunda karışıklığın meydana gelmiş olabileceği” hususunun sanıklardan sorularak, gerekirse imza incelemesi yaptırılmak suretiyle imzanın kim tarafından atıldığının tespiti, sanıklar müdafiinin 25/03/2010 havale tarihli dilekçesi ile yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmesi ve yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi de yapılmaması nedeniyle, geç ödemelerin muhasebe hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, iddia edildiği şekilde sanıkların uhdelerinde para bulunup bulunmadığı, uhdelerinde para bulunduğunun tespiti halinde bunların nema miktarlarının ne olduğu hususlarının tespit edilebilmesi amacıyla dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor tanzim ettirilmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıkların eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirmelerine rağmen, haklarında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.