1. Hukuk Dairesi 2010/587 E. , 2010/2008 K. "" MAHKEMESİ : SİVAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, ortak miras bırakan eşi S.'in 2107 ada 1 sayılı parselde çocuklarına birer daireye tekabül eden paylar verdiğini, işlemin muvazaalı olduğunu, diğer çocuklarının miras payı karşılığında kendisine para verdiklerini, ancak davalı oğlunun buna yanaşmadığını ileri sürerek, payı oranında iptal-tescil istemiştir. Davalı, taşınmazın b…
**1. Hukuk Dairesi 2010/587 E. , 2010/2008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SİVAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, ortak miras bırakan eşi S.'in 2107 ada 1 sayılı parselde çocuklarına birer daireye tekabül eden paylar verdiğini, işlemin muvazaalı olduğunu, diğer çocuklarının miras payı karşılığında kendisine para verdiklerini, ancak davalı oğlunun buna yanaşmadığını ileri sürerek, payı oranında iptal-tescil istemiştir. Davalı, taşınmazın bedelini ödediğini, davacı annesinin eşiyle geçinememesi ve onu istememesi nedeniyle bu davayı açtığını belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın çocukları arasında yaptığı paylaştırmaya davacının rıza gösterdiği, resmi aktin aksinin tanık anlatımlarıyla da kanıtlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların ortak miras bırakanı S.in, üzerinde kat karşılığı inşaat yaptırdığı 2107 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 960/2400 payının 240'ını oğlu A.'a, 240'ını oğlu V.'e, 240'ını oğlu B.'ye, 240'ını da üçüncü kişiye 07.12.1998 tarihli resmi akitte satış yoluyla devrettiği, sonradan taşınmazda kat irtifakı kurulduğu ve çekişmeli 2 numaralı bağımsız bölümün A.'a isabet ettiği; miras bırakanın 14.12.2005'te öldüğü, geride mirasçısı olarak eşi ve 4 oğlunun kaldığı, eldeki davanın eş tarafından oğlu A. aleyhine açıldığı görülmektedir. Mahkemece, miras bırakanın, sağlığında üç oğluna birer daire, bir oğluna da üçüncü kişiye satılan dairenin parasını verdiği, çocukları arasında paylaştırma amacıyla hareket ettiği, davacı eşin de buna rıza gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de miras bırakanın, sağlığında hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapması halinde mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden, olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, miras bırakanın çocukları lehine bir takım kazandırmalarda bulunduğu anlaşılmakta ise de, mirasçılarından olan eşi lehine böyle bir tasarrufu bulunmadığı gibi, açıkça feragati olmadığı sürece eşinin çocuklar lehine gerçekleştirilen tasarruflara ses çıkarmamasının, hakkından feragat ettiği anlamına geleceğini söyleyebilme ve böylece tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırmanın varlığını kabul etme olanağı yoktur. Esasen muvazaalı işleme rıza gösterilmesi veya icazet verilmesine hukuken sonuç bağlanamayacağı açıktır. Bu durumda, mahkemece işin esasının değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.