11. Ceza Dairesi 2012/7718 E. , 2013/12079 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanıkların beraatine Türk Ticaret Kanununun 540. maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Vergi Usul Kanununun 344. maddesinin ikinci bendinde yazılı suçun işlenmesi halinde aynı Yasanın 359. maddesinde yer alan, ceza mahkemelerinde yargılanan …
**11. Ceza Dairesi 2012/7718 E. , 2013/12079 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanıkların beraatine Türk Ticaret Kanununun 540. maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Vergi Usul Kanununun 344. maddesinin ikinci bendinde yazılı suçun işlenmesi halinde aynı Yasanın 359. maddesinde yer alan, ceza mahkemelerinde yargılanan suçların muhatabı kanuni temsilcidir. Cezalar gerçek kişiler adına düzenlendiğinden ve cezanın suçu işleyen kimseye çektirilmesi cezaların şahsilik prensibi gereği olduğundan tüzel kişilik ceza sorumlusu olarak tutulamaz. Ceza Hukuku'nun prensiplerine uyum sağlamak için yapılan bu düzenlemedeki esas amaç, suçun şekil sorumlusu olan kanuni temsilcileri değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilcileri cezalandırmaktadır. Sanıklar, sahte faturaları düzenleyen Gököz Tekstil Limited Şirketinin ortakları olup, ticaret siciline göre şirket müdürü olarak gözüken Ramazan Gököz’ün görevi 29.04.2004 tarihinde sona ermiş ve sanıkların şirkete ortaklıkları, İzmir 8. Noterliğinin 07.10.2005 gün, 11670 ve 11671 numaralı hisse devir sözleşmeleriyle gerçekleşmiş ise de İzmir Ticaret Siciline tescil edilmemiştir. Bir başka deyişle faturaların düzenlendiği dönemde; şirketi temsile yetkili müdürü bulunmamaktadır. Öte yandan, sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için faturalardaki yazı, rakam ve imzaların mutlaka şirket ortaklarına ait olması gerekmemekte, onlar adına hareket eden kişilerce de bu belgelerin düzenlenmiş olması durumunda suçun oluşacağı kabul edilmelidir. Bu itibarla; TTK'nun 540. maddesi uyarınca her iki sanığın da şirketi temsile yetkili olduğu ve dosyada mevcut 04.05.2009 gün ve VDENR-2009- 1298/12 sayılı vergi suçu raporu, 04.05.2009 tarih ve VDENR-2009-1298/5 sayılı vergi tekniği raporu, 04.05.2009 tarih ve VDENR-2009-1298/6, 7, 8 sayılı vergi inceleme raporları ile karşıt inceleme raporları karşısında sahte olduklarına dair kuşku bulunmayan suça konu faturaların sanıklar tarafından düzenlettirildiği, keza 16.12.2008 tarihinde kendisine usule uygun yapılan tebligata rağmen ilgili takvim yılına ait defter ve belgeleri 213 sayılı VUK’nun 13. maddesinde belirtilen mücbir sebeplere veya kastı kaldıran diğer nedenlerden birine dayanmadan vergi incelemesine ibraz etmeyen sanık ...’e yüklenen defter ve belge gizleme suçunun da sübuta erdiği gözetilmeden, sanıkların hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gibi somut bilgi ve belgelerle de desteklenmeyen savunmalarına itibarla ve isabetsiz gerekçelerle her iki suçtan da beraatlerine hükmolunması. Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.