(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6262 E. , 2009/7348 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2006 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6262 E. , 2009/7348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2006 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. Genel Müdürlüğüne bağlı 154 KW'lık Otansansit-... Enerji Nakil Hattının geçtiği güzergahta 27-28 no'lu direkleri arasında davalılar tarafından yapılan binanın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine göre tehlike arz ettiğini belirterek Türk Medeni Kanununun 727.maddesi uyarınca irtifak hakkına elatmanın önlenmesini ve davaya konu binanın can ve mal emniyeti için tehlike oluşturduğunu belirterek ihlale konu kısımlarının yıkılması isteğinde bulunmuştur. Davalı, dava konusu yapının belediyeden verilen ruhsata uygun olarak inşa edildiğini, davacı lehine tesis edilmiş bir irtifak hakkı bulunmadığı gibi kamulaştırma işlem de yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın binanın ruhsat ve imara uygun yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun “taşınmaz mülkiyetinin içeriği” başlığını taşıyan ve mülkiyetin kapsamını belirleyen 718.maddesinde; “Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer” hükmünü taşımaktadır. Arazideki yapılar kavramı ise Medeni Kanunun 722-728 maddelerinde düzenlenmiş olup Medeni Kanunun 727. maddesinde de mecralara yer verilmiştir. 727.madde; “su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile aksine bir düzenleme olmadıkça işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır İrtifak hakkı ile ilgili bu kısa açıklamadan sonra somut olaya gelince; Dava konusu 141 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 2, 3, 4 ve 5. katlarının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine göre emniyet sahasını ihlal eder ve irtifak hakkına elatma oluşturucak şekilde inşaa edildiği ileri sürülmüştür. Bu husus mahallinde yapılan keşifte de saptanmıştır. Davalıların, binayı belediyeden ruhsat alarak yaptıkları belediye başkanlığından alınan belgelerden anlaşılmıştır. Ruhsat için hazırlanan tutanaklarda ...'ın görüşünün alınacağı belirtilmiş, ancak bu yönde görüş alındığına dair belge sunulmadığı gibi davalı tarafta ...'tan izin almadıklarını, bunun zorunlu olmadığını belirtmiştir. İrtifak hakkı sahibinin hakkın kullanımına elatma olduğu zaman bunun giderilmesini isteme olanağı vardır. Ayrıca, elatmaya konu alan can ve mal güvenliği açısından da tehlike oluşturmaktadır. Mahkeme, irtifak hakkı tesisinden sonra taşınmazın bulunduğu bölgede imar düzenlenmesi yapıldığını, imar durumu verilirken yüksek gerilim hattının bulunması nedeniyle idare'nin gerilim hattının tel'in salınım payının can ve mal tehlikesi oluşturduğundan ve yönetmeliğe aykırı olduğundan bahisle kamulaşma yapılmadan yıkım talep edemeyeceği, irtifak hakkının 19.95 m2 irtifak hakkı bulunduğu, yıkım talebinin taşınmazın büyük bir kısmını etkileyeceği gerekçeleriyle ve ayrıca kaçak yapılan 5.kat için de idari prosödürün uygulanması gerektiği belirtilerek davayı reddetmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, binanın ruhsata bağlı olarak yapılması can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturma olgusunu bertaraf etmeyecektir. Ayrıca, irtifak hakkı sahibi bu hakkın kullanımı sırasında kendi sorumluluğunu ortaya çıkarabilecek her türlü elatmanın giderilmesini isteyebilecektir. İrtifak hakkına konu olan sahada mülkiyet hakkı sahibinin yapacağı her türlü faaliyet hak sahibinin izni ile mümkün bulunmaktadır. Binanın bir kısmının irtifak sahasında kalması da ayrıca elatmanın önlenmesi ve kal istemi için yeterlidir. Binanın tamamının bulunduğu yer için irtifak hakkı tesis edilmiş olması zorunlu değildir. Enerji Nakil Hattının başka bir güzergaha taşınamayacağı hususu da bilirkişilerce saptanmış olduğundan kamu güvenliği de nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.