Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10380 E. , 2024/1538 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/10380 Karar No : 2024/1538 DAVACILAR : … Varisleri 1- … 2- ... 3- … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … Valiliği VEKİLİ : Av. … 2- … Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. … 3- … Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU :İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …,…,…,… parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında düzenlenen … tarihli ve …, …,
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10380 E. , 2024/1538 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/10380 Karar No : 2024/1538 DAVACILAR : … Varisleri 1- … 2- ... 3- … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … Valiliği VEKİLİ : Av. … 2- … Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. … 3- … Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU :İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …,…,…,… parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında düzenlenen … tarihli ve …, …, … ve … belge numaralı yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, davanın reddine karar verildiğinden söz konusu taşınmazlara ilişkin 4 adet yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurusu sırasında ödenen toplam 421.646,99-TL yapı kayıt belgesi bedelinin, ödeme tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun reddedilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … tarihli ve … belge numaralı yapı kayıt belgesi bedeline (94.723,50-TL) ilişkin olarak iptali ile söz konusu işlemlerin dayanağı niteliğindeki 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. DAVACILARIN İDDİALARI : Davacıların maliki olduğu İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …,…,…,… parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tek katlı çelik konstrüksiyon yapıya 31.12.2017 tarihinden önce yapılan eklentiler nedeniyle her bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere 4 adet yapı kayıt belgesi alındığı, söz konusu yapıda ilgili Belediyenin izni dahilinde ruhsat gerektirmeyen tadilat yapıldığı, ancak bahse konu tadilatların basit bakım onarım kapsamında olmadığı gerekçesiyle İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yapı kayıt belgelerinin iptal edildiği, bu işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların reddedildiği ve kararların kesinleşmesi üzerine yapı kayıt belgeleri için ödenen bedellerin iadesi talebiyle yapılan başvuruların Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca reddedildiği, yapı kayıt belgesi ile ilgili genel çerçeveyi düzenleyen 3194 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesinde, yapı kayıt belgesi düzenlenebilecek taşınmazların belirtilerek, yapı kayıt belgesi alınabilmesi için ödenmesi gereken bedelin hangi kriterler dikkate alınarak hesaplanacağı hükme bağlanmış ise de yapı kayıt belgesinin herhangi bir nedenle iptal edilmesi durumunda ödenen bedelin iade edilmeyeceğine dair bir düzenlemenin bu hükümde yer almadığı, bu hususun hakkın özüne dokunur bir şekilde kısıtlama getirdiğinden normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı olduğu, yapı kayıt belgesi ve bu belge için ödenen bedelin mülkiyet hakkı kapsamında korunan bir hak olduğu, bu belgenin hangi hallerde iptal edileceği ve iptal sonrası yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilip edilmeyeceği hususu Kanun ile belirlenmediğinden Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının Anayasanın 35. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 numaralı Protokolün 1. maddesinde koruma altına alınan mülkiyet hakkına ve 3194 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesine aykırı olduğundan iptalinin gerektiği, bir belgenin iptali ve belge için ödenen bedelin iade edilmemesinin sonucu itibarıyla cezai bir yaptırım olduğu ve kanunla düzenlenmesi gerektiği, bu yüzden ilgili Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi bağlamında Anayasanın 38. maddesine de aykırı olduğu, öte yandan yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda ilgililerin ne tür idari ya da cezai bir müeyyide ile karşı karşıya kalacaklarının düzenlenmediği, bu nedenle hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkesine de aykırı olduğu, ilgili Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası dayanağı olan kanuna aykırı olduğundan, bu düzenlemeye göre tesis edilen dava konusu bireysel işlemlerin de hukuk aykırı olduğu ve iptali gerektiği, yapı kayıt belgesinin, taşınmazın üzerinde yapılan basit onarım ve tadilat sınırının aşıldığı iddiasıyla iptal edildiği, ancak basit onarım ve tamirat sınırını aşan imalatlar nedeniyle iptal edilen yapı kayıt belgesinin bedelinin iadesinin yapılmayacağına dair ilgili Tebliğde bir hükmün bulunmadığı, davacının taşınmazı hakkında 18.09.2018 tarihi itibarıyla yapı kayıt belgesi düzenlenirken, ilgili Tebliğin 10. maddesine göre yalan ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunulmadığı gibi, 8. madde kapsamında yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek taşınmazlar arasında da yer almadığından dava konusu işlemlerin iptalinin gerektiği, yapı kayıt belgesinin iptali işleminin iptali talebiyle açılan davada … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince Tebliğin 8/1-d maddesinin yanlış yorumlandığı ve alınan kararın hatalı olduğu, Tebliğin 8/1-d maddesinde, kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapı kayıt belgesi düzenlenemeyeceğinin belirtildiği, davaya konu taşınmazın ise hazine arazisi olmadığından bu hüküm kapsamında değerlendirilemeyeceği ve dava konusu düzenlemenin ve bireysel işlemlerin iptalinin gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : 1-Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinin, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması, böylece bu yapıların yıktırılıp yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar malikler ile idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan problemlerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu, herhangi bir konuya ilişkin olarak hazırlanacak kanunlar ile düzenlenen konunun ana hatlarının çizildiği, bu düzenlemenin uygulanabilmesi için gerekli usul ve esasların ilgili kanun hükmüne aykırı olmamak kaydıyla yönetmelik, tebliğ, usul ve esaslar, genelge gibi alt düzenlemeler ile belirlendiği, bu kapsamda anılan Geçici 16. maddede "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müşterek belirlenir" denilmek suretiyle söz konusu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların belirleneceğinin hükme bağlandığı ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin 06.06.2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, ilgili Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verildiği, bu çerçevede usulsüz olarak alındığı tespit edilen yapı kayıt belgelerine ilişkin olarak yapılan söz konusu düzenlemede genel hukuk hükümlerine aykırı bir husus bulunmadığı ve Geçici 16. maddeye uygun olarak düzenlendiği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin "yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri" başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrasında "yapı kayıt belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir" hükmünün yer aldığı, davaya konu taşınmaz üzerinde İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü teknik personellerince yerinde yapılan incelemede basit onarım kapsamını aşan tüm faaliyetlerin ayrı ayrı ve açık olarak tespit edildiği, davacının yapı kayıt belgesi ve ilgili mevzuat hükümlerince kendine tanınan hakların dışına çıkarak usul ve yasaya aykırı işlemler gerçekleştirdiği ve davaya konu taşınmazlar için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin, bahse konu taşınmazlar üzerinde yapılmış olan inşai faaliyetlerin "basit bakım ve onarım" kapsamında olmadığı anlaşıldığından İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce iptal edildiği, davacı tarafından yapı kayıt belgesi için ödenen bedelin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddi işlemi de ilgili Tebliğin hükümleri uyarınca tesis edildiğinden hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. 2-Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, usul bakımından, Bakanlıkları tarafından davacı hakkında bir işlem tesis edilmediği, davacıya verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi ile ilgili tüm işlemlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tesis edildiği, yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddine kesin olarak karar verildiği; 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması, böylece bu yapıların yıktırılıp yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar malikler ile idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan problemlerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu, Geçici 16. madde uyarınca düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin ve ilgili Tebliğ uyarınca tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. 3-Davalı İstanbul Valiliği tarafından, Usul bakımından, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken hazırlandığı, düzenleyici işlemin hazırlanmasında idarelerinin yetkisinin bulunmadığından hasım konumundan çıkarılması gerektiği; esas bakımından ise, yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların reddine kesin olarak karar verildiği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası ile yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesinin iptal edileceği, bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı ve yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceğinin hükme bağlandığı bu çerçevede tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresi yönünden Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine; "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresi ile İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … tarihli ve … belge numaralı yapı kayıt belgesi bedeline (94.723,50-TL) ilişkin kısmı yönünden ise, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için düzenlenen … günlü, … numaralı yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi nedeniyle yatırılmış olan yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemler ile 06/06/2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. 18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesinde; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususların Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı, 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanının yetkili olduğu, Yapı Kayıt Belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olduğu, Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların bu madde hükümlerinden yararlandırılmayacağı, Yapı Kayıt Belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı, yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu, bu madde hükümlerinin, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmayacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirleneceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin son fıkrası uyarınca çıkarılan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğ ile yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru usulü, yapı kayıt belgesi bedelinin hesaplanma yöntemi ve ödeme yeri, yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri, Hazineye ve belediyelere ait taşınmazlarda bulunan binalara yapı kayıt belgesi verilmesi halinde bu taşınmazların yapı kayıt belgesi sahiplerine satışına ilişkin koşullar, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar, yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi ile yapı kayıt belgesinin denetimi düzenlenmiştir. Dava konusu Tebliğin yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, Tebliğin dayanağı olan 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel olarak fıkra hükmünde sayılan alanlarda bulunan yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenemeyeceği belirtilmiş, maddenin iptali istenilen 2. fıkrasında ise, "(Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü getirilmiştir. Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, yönetmeliklerin, Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi gerekmektedir. Bu hükümden hareketle, normlar hiyerarşisi ilkesi gereğince alt düzenleyici işlem niteliğindeki tebliğlerin de kendisinden daha üst konumda bulunan ve/veya dayanağını oluşturan bir norma aykırı nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile aktif deprem kuşağında yer alan Ülkemizde maddede belirtilen alanlarda 31/12/2017 tarihinden önce mevzuata aykırı şekilde inşa edilen yapıların tespit edilerek afet risklerine hazırlık yapılması amaçlanmış ve bu kapsamda yapı sahibinin beyanı esas alınarak yapıların kayıt altına alınması yöntemi benimsenmiş, tahsil edilecek bedellerin şehirlerin dönüşümünde ve inşasında kullanılacağı hükme bağlanmış, yapı kayıt belgesi ile yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilene kadar ilgililere bazı haklar tanınmıştır. Anılan düzenlemede hangi yapılara yapı kayıt belgesi verilemeyeceği sayıldığından, ilgilinin hatalı beyanı veya gerçeğe aykırı bilgi ve belgeye dayanılarak madde hükümlerinden yararlanamayacağı belirtilen alanlarda kalan yapılar için yapı kayıt belgelerinin düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde idarece, yasa hükmüne aykırı olarak düzenlenmiş olan yapı kayıt belgesinin iptal edilebileceği tabii olup, dava konusu tebliğin 8. maddesinin iptali istenilen 2. fıkrasında yer alan, "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ifadesinde 3194 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Tebliğin iptali istenilen 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresine gelince; düzenleme yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için belge verildiğinin saptanması halinde uygulanması öngörülen idari bir yaptırım niteliği taşımaktadır. Anayasa'nın 38. madde hükmünde yer alan suç ve cezalarda kanunilik ilkesi ceza hukukunda olduğu gibi idari yaptırımlarda da uygulanması gereken bir ilkedir. Buna göre idari yaptırımların yasal düzenleme ile açıkça gösterilmesi veya kapsam ve koşullarının yasa ile belirlenerek, ayrıntılı düzenlemenin genel düzenleyici işlemlere bırakılması gerekmektedir. Dava konusu tebliğin dayanağı olan 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesi verilmesi koşulları ve hangi yapılara yapı kayıt belgesi verilemeyeceği düzenlenmiş olmakla birlikte, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda ödenmiş olan bedelin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Yapı kayıt belgesinin ilgilinin beyanı üzerine düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda, yapı kayıt belgesi alamayacak yapılar için yasaya aykırı olarak belge düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde ilgilinin gerçeğe aykırı beyanı nedeniyle yaptırım uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülebilirse de; İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesinin iptali halinde bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme yer almadığından, dava konusu tebliğ hükmünde yasaya uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davanın davacının yatırmış olduğu yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmına gelince; Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için 3194 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan başvuru üzerine yapının tamamı için … günlü, … numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 11.10.2018 tarihinde yerinde yapılan incelemede, yapının taşıyıcı kaidelerinin değiştirilerek basit onarımdan çıkarıldığının tespiti üzerine İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile anılan yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, bu işleme karşı açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabul edilerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 09/12/2020 günlü, E:2020/10520, K:2020/12494 sayılı kararı ile onandığı, bunun üzerine davacının 23.09.2021 tarihinde tarafından ödenmiş olan yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurusunun İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, dava konusu tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü uyarınca reddedildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun ise cevap verilmemek suretiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Yapı kayıt belgesinin iptali halinde ödenmiş olan bedelin iade edilmeyeceği yolundaki Tebliğ hükmünün hukuka aykırı olması nedeniyle dava konusu işlemlerde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemler ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin iptaline, hükmün diğer kısımlarına yönelik olarak ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 01/03/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nın, davalılardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri …'in ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili Av. …'nun geldiği, Danıştay Savcısı …'ın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve duruşmanın yapılmasından sonra Dairemizin 01/03/2023 tarihli, E:2021/10380 sayılı ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgeler ile diğer belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …,…,…,… parsel sayılı taşınmazlar üzerinde birbirine bitişik halde bulunan ve 25.03.1994 tarihli geçici yapı ruhsatına sahip 360 m2'lik tek katlı ana yapıya ilaveler halinde yapılan yapılar hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca, hepsi 18.09.2018 tarihli olmak üzere, ... sayılı parsel için … numaralı, … sayılı parsel için … numaralı, … sayılı parsel için … numaralı, … sayılı parsel için … numaralı yapı kayıt belgeleri düzenlenmiştir. Söz konusu yapılar için Bahçelievler Belediye Başkanlığından basit tamir ve tadilat yapılması için izin talep edilmesi üzerine ilgili Belediyece 03/10/2018 tarih ve 14821 sayılı yazıyla Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 6. maddesinin 7. fıkrası uyarınca basit tamir ve tadilat izni verilmiş, devamında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerince yapı yerinde 11/10/2018 tarihinde yapılan incelemede yapının taşıyıcı kaidelerinin değiştirilerek basit onarımdan çıkarıldığının tespiti üzerine tesis edilen İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle; … ada, …,…,… ve … sayılı parseller için düzenlenen yapı kayıt belgeleri iptal edilmiştir. Yapının … ada, … sayılı parsel üzerine isabet eden kısmı için düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali talebiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal kararı verilmiş, ancak … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile istinaf başvurusu kabul edilmiş, iptal kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davacıların murisi … tarafından 23.09.2021 tarihli dilekçe ile, ödemiş olduğu yapı kayıt belgesi bedelinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvuru, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü gereğince yapı kayıt belgesi bedel iade işleminin yapılamayacağı belirtilmiş, Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvuru ise cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmiştir. Bakılan dava; İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … tarih ve … belge numaralı yapı kayıt belgesi bedeline (94.723,50-TL) ilişkin olarak iptali ile söz konusu işleme dayanak gösterilen 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesinin, dava konusu Tebliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir. Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır. Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır. 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Dava konusu edilen bireysel işlemlerin İstanbul Valiliği ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tesis edildiği, bu nedenle anılan idarelerin de hasım mevkinde bulunması gerektiği sonucuna varılmakta olup; davalı idarelerin hasım mevkiinden çıkartılması gerektiğine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: 1-Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez " ibaresinin iptali isteminin incelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinin 1. fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan yapı kayıt sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği; 2. fıkrasında, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanunun Geçici 16. maddesinin 9. fıkrasında, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların, anılan Kanun (3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi) hükümlerinden yararlandırılmayacağı; 11. fıkrasında ise, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş tarihi alanda; anılan Kanun (3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi) hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 1. fıkrasında; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/1 maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapıların kanunla belirlenmesi suretiyle bunun doğal sonucu olarak belge düzenlenmemesi gereken yapılar için düzenlendiğinin tespiti halinde iptali gerektiği, dolayısıyla bu hususun kanunda açıkça belirtilmiş olmasına gerek bulunmadığından, belgenin iptal edileceği ve sağlamış olduğu hakların geri alınacağına ilişkin Tebliğ kuralının dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda ilgili Kanunda yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olduğu, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresine gelince; Dava konusu tebliğin dayanağı olan 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesi verilmesi koşulları ve hangi yapılara yapı kayıt belgesi verilemeyeceği düzenlenmiş olmakla birlikte, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda ödenmiş olan bedelin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesinin iptali halinde bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme yer almadığından, dava konusu tebliğin bu hükmünde, dayanağı kanun hükmüne dolayısıyla normlar hiyerarşisine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2-İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin incelenmesine gelince; Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …,…,…,… parsel sayılı mülkiyeti davacılara (yapı kayıt belgesi alındığı tarihte muris ...'e) ait ve imar planında "park" alanında kalan taşınmazın üzerindeki birbirine bitişik halde bulunan yapılar için her bir parselde kalan kısım için hepsi 18.09.2018 tarihli olmak üzere 4 ayrı yapı kayıt belgesi düzenlendiği, ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerince yapı yerinde 11/10/2018 tarihinde yapılan incelemede yapılan tamir ve tadilat ile yapının taşıyıcı kaidelerinin değiştirildiği ve bu inşai faaliyetin basit onarım olmadığı tespiti üzerine tesis edilen İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle; … ada, …,…,… ve … sayılı parseller için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin iptal edildiği, yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin iptali talebiyle açılan davalarda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Dava Dairesince "kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş taşınmaz üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceğinden, dava konusu edilen Yapı Kayıt Belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davaların reddine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından 23.09.2021 tarihli dilekçe ile, ödemiş olduğu yapı kayıt belgesi bedelinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvuruya İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası gereğince yapı kayıt belgesi bedel iade işleminin yapılamayacağının belirtildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun ise cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği görülmektedir. Yapı Kayıt Belgesinin iptali halinde ödenmiş olan bedelin iade edilmeyeceğine ilişkin Tebliğ hükmünün hukuka aykırı olması nedeniyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … tarih ve … belge numaralı yapı kayıt belgesi bedeline (94.723,50-TL) ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE, "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin oyçokluğuyla İPTALİNE, 2. İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … tarih ve … belge numaralı yapı kayıt belgesi bedeline (...-TL) ilişkin kısmının esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla İPTALİNE, 3. Davanın kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlanması üzerine ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davanın kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlanması üzerine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı idarelere verilmesine, …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 5. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …,…,…,… parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında düzenlenen … tarihli ve …, …, … ve … belge numaralı yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, davanın reddine karar verildiğinden söz konusu taşınmazlara ilişkin 4 adet yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurusu sırasında tarafınca ödenen toplam 421.646,99-TL yapı kayıt belgesi bedelinin, ödeme tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun reddedilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … tarihli ve … belge numaralı yapı kayıt belgesi bedeline (94.723,50-TL) ilişkin olarak iptali ile söz konusu işlemlerin dayanağı niteliğindeki 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. 1-Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresi yönünden; Davacılar tarafından; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir. Bu bağlamda; öncelikle yukarıda yer verilen Tebliğ'de yer alan ve yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi alınmasına yönelik başvuru sırasında yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen düzenlemenin, "idari yaptırım" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. İdari yaptırımlar; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle vermiş olduğu cezalar olarak tanımlanmaktadır. İdare, yaptırım türü bir işlemi söz konusu olduğunda genelde kolluk alanında bir faaliyet göstermekte ve buna bağlı olarak kolluk yetkilerini kullanmakta olup; söz konusu yetkiler, idarenin kendisinin doğrudan idari yaptırımlar kararlaştırıp uygulamasını öngördüğü gibi, bu olanaklardan yararlanamadığı durumlarda veya acele hâllerde ise re'sen icra/doğrudan yerine getirme gücünü de içeren geniş kapsamlı ve etkin bir bütünü oluşturmaktadır (ÖZAY, İl Han, İdari Yaptırımlar; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1985, İstanbul, s.35, 122). Anayasa Mahkemesi de idari yaptırımı, "Öğretide de kabul edildiği gibi, idarenin, bir yargı kararına gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya uyguladığı yaptırımlar” şeklinde tanımlamıştır (AYM Kararı, 13/05/2004 tarih ve E:2000/43, K:2004/60 sayılı karar). İdari yaptırımların, "idari cezalar" ve "idari tedbirler" olarak sınıflandırılmasının mümkün olduğu; yükümlendirici idari işlemler ile idari yaptırımların ayırt edilebilmesinin ise, işlemin amacı dikkate alınarak değerlendirilebileceği, bu bağlamda, idari yaptırımların temel amacının cezalandırma ve caydırma olduğu, buna karşın idari yaptırım niteliğinde olmayan yükümlendirici idari işlemlerin ise, cezalandırma amacıyla değil, kamu hizmetinin daha düzgün ve gereği gibi sunulabilmesi amacıyla sınırlandığı; söz konusu kriterin "yükümlendirici idari işlemler"i, "idari cezalar"dan ayırt etmede yeterli olduğu, buna karşın, "idari tedbirler" ile "yükümlendirici idari işlemler" açısından aynı oranda başarılı olduğunun söylenemeyeceği; idari yaptırımların idari cezalar dışında kalan kısmı olarak da tanımlanan idari tedbirlerin, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasını önlemek ve düzgün işlemesini sağlamak, ayrıca kamu düzeninin bozulmasını engellemek amaçlı olarak öngörülen idari yaptırımları ifade ettiği, bu bağlamda, geçici engelleme, idari iznin geri alınması, eşyaya geçici el koyma gibi türleri bulunan idari tedbirlerde, idari cezalardan farklı olarak ihlale son verme, ihlâli devam ettirmeme, durdurma ve engellenme olarak nitelendirilebilecek önleyici işlevlerin ön planda yer aldığı belirtilmektedir. (ULUSOY, Ali. D, İdari Yaptırımlar; On İki Levha Yayıncılık, 2013, İstanbul, s. 11,36,175). Bu bağlamda, idari yaptırımlar, "caydırıcı" ve "cezalandırıcı" nitelikleri sebebiyle, diğer idari işlemlerden ayrılmaktadır (KARABULUT, Mustafa, İdari Yaptırımların Hukuki Rejimi; Turhan Kitabevi, 2008, s.3). Yapılan açıklamalar doğrultusunda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında düzenlendiği idarece tespit edilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılan bedelin iade edilmemesine yönelik getirilen ve cezalandırma ve caydırma amacı bulunmayan kuralın, "idari ceza" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi; "idari tedbir" olarak da değerlendirilemeyeceği, zira anılan düzenleme ile, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasının önlemesinin veya düzgün işlemesinin sağlanarak, kamu düzeninin bozulmasını engellemenin amaçlandığının söylenemeyeceği; netice itibarıyla davacı iddiasının aksine, söz konusu düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, yukarıda aktarıldığı üzere yapı kayıt belgesinin beyana dayalı olarak düzenlendiği, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapıların Kanunda açıkça belirtildiği, düzenlenemeyecek yapılara ilişkin belge düzenlendiğinin tespiti üzerine belgenin bu nedenle iptal edilmesi halinde idarenin yanıltılması söz konusu olduğundan bu iptal işlemine bağlı olarak herhangi bir hak ve talepte bulunulamayacağına yönelik yapılan düzenlemede Kanunun kapsam ve amacına, Türk Medeni Kanununun 2. ve 3. maddesinde düzenlenen dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanunun geçici 16/2. maddesi uyarınca ödenen yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanun'da yapılan düzenlemenin koşul ve sonuçlarını açıklayan dava konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından, ilgili Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresi yönünden Dairemiz kararına katılmıyoruz. 2-İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin ve aynı doğrultuda Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, ...,...,...,... parsel sayılı mülkiyeti davacılara (yapı kayıt belgesi alındığı tarihte muris ...'e) ait ve imar planında "park" alanında kalan taşınmazın üzerindeki birbirine bitişik halde bulunan yapılar için her bir parselde kalan kısım için hepsi 18.09.2018 tarihli olmak üzere 4 ayrı yapı kayıt belgesi düzenlendiği, ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerince yapı yerinde 11/10/2018 tarihinde yapılan incelemede yapılan tamir ve tadilat ile yapının taşıyıcı kaidelerinin değiştirildiği ve bu inşai faaliyetin basit onarım olmadığı tespiti üzerine tesis edilen İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle; … ada, …,…,… ve … sayılı parseller için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin iptal edildiği, yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin iptali talebiyle açılan davalarda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Dava Dairesince "kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş taşınmaz üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceğinden, dava konusu edilen Yapı Kayıt Belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davaların reddine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından 23.09.2021 tarihli dilekçe ile, ödemiş olduğu yapı kayıt belgesi bedelinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası gereğince yapı kayıt belgesi bedel iade işleminin yapılamayacağının belirtildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvuru ise cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen ilgili Tebliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar, 5 başlık altında sayılmış, 2. fıkrada ise Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, belgenin iptal edileceği ve yatırılmış olan bedelin de iade edilmeyeceği düzenlenmiştir. Davaya konu Yapı Kayıt Belgeleri ise yapının taşıyıcı kaidelerinin değiştirilerek basit onarımdan çıkarıldığının tespiti nedeniyle iptal edilmiş olup, söz konusu bu gerekçe Tebliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmemesine rağmen, ilgili Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası, bedelin iadesi talebinin reddi işlemine gerekçe gösterilmiştir. Şu halde dava konusu bireysel işlemlerin dayanağının doğru belirtilmediği görülmekte ve ilgili Tebliğde, yapının taşıyıcı kaidelerinin değiştirilerek basit onarımdan çıkarıldığının tespiti nedeniyle iptal edilmesi halinde bedelin iade edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından dava konusu bireysel işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına belirtilen gerekçe ile katılmıyoruz.