Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2542 E. , 2025/846 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/2542 Karar No : 2025/846 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Nakliyat Gıda San. ve Tic…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2542 E. , 2025/846 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/2542 Karar No : 2025/846 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının ... Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2018 ve 2019 dönemlerine ait muhtelif borçlarına ilişkin olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin sırasıyla 01/11/2021 ve 08/02/2021 tarihlerinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, ancak asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 30/09/2020 tarihinde re'sen terkin edildiği, söz konusu ödeme emirlerinin ihtilaf konusu yapılmayarak kesinleştiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda şirketin vergi borcunu karşılayacak miktarda hak ve alacağı ile malvarlığının bulunmadığının tespit edildiği, dava konusu vergi borçlarının şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından şirket kanuni temsilcisi hakkında takip işlemlerine başlanıldığı, bu kapsamda davacı adına tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda, mükellefiyeti 30/09/2020 tarihinde re'sen terk edilen asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 01/11/2021 ve 08/02/2021 tarihlerinde elektronik ortamda asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği, ancak dava dosyasında bir örneği bulunan ve asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda belirtildiği üzere asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 30/09/2020 tarihinde re'sen terkin edildiğinin görüldüğü, 213 sayılı Kanun'un 101'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında yer verilen, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, tüzel kişilerin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı hükmü uyarınca asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, elektronik tebligat yöntemi dışında diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken, şirketin mükellefiyeti re'sen terk edildikten sonra vergi mükellefiyetine bağlı olarak dahil olduğu elektronik tebligat sistemi üzerinden yapılan elektronik tebliğin usulüne uygun olmadığının anlaşıldığı, işini bırakan veya işini bırakmış addolunan şirkete elektronik tebligat yöntemiyle yapılan tebliğde hukuka uygunluk bulunmadığı ve bu nedenle ortada usulüne uygun olarak kesinleşen bir kamu alacağı bulunmadığından, kesinleşmemiş kamu alacaklarının tahsili amacıyla 213 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi uyarınca şirket kanuni sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda amme alacaklarının şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, yasal temsilcinin şahsi varlığından tahsilata geçildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının davacının kanuni temsilcilikten ayrılmasından sonra şirkete ait defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden kaynaklandığı, dolayısıyla amme alacağının tahsil edilememesinde, şirket kanuni temsilciğinden ayrılmış olan davacının kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, ... Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. Maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, 62. maddesinde; borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, ... Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi hali (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Mükelleflerin vergi ödevleri, mükellefiyete dair bildirimler, defterlerin tasdiki ve tutulması ile kayıtlarının nizamı, bu kayıtlara dayanak teşkil edecek vesikaların nizamı, yasal defter ve vesikaların muhafazası ile vergi incelemesine ibrazı, verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler ile tevkif suretiyle kesilmesi üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesi içinde ödenmesi gibi mevzuatta sayılan ödevlere ilişkindir. Tüzel kişilerin vergi ödevleri kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilmektedir. Kanuni temsilciler tarafından tüzel kişilerin bu ödevlerinin yerine getirilmemesi halinde sorumlulukları gündeme gelebilecektir. Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesiyle, vergi alacağının, vergisel ödevlerini yerine getirmeyen kanuni temsilcilerden tahsili için öngörülen sorumluluk, kusura dayalı ve tali (ikinci derece) niteliktedir. Kanuni temsilci için kusura dayalı bir sorumluluk öngörüldüğünden, kanuni temsilciden tahsil edilmeye çalışılan amme alacağının kanuni temsilcinin yasa ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden kaynaklanması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; ticaret sicil kaydı silinmemiş olan asıl borçlu şirket hakkında, aktif olarak kullanımında olan elektronik tebligat adresine dava konusu ödeme emrinin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğ edilmesinin usule uygun olduğu görüldüğünden, temyize konu karardaki tebligata ilişkin hukuki değerlendirmede isabet görülmemiştir. Ancak, asıl borçlu ... Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu ve ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının, şirketin defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazının istenilmesine rağmen ibraz edilmemesinden kaynaklandığı, 11/03/2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 26/02/2019 tarih ve 2019/001 tarihli genel kurul kararına göre de davacının şirket ortaklığından ayrıldığı ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emirleri düzenlenmiş ise de, defter ve belgelerin istenildiği tarihte şirketle ilgisi bulunmayan ve kanuni temsilcilik sıfatı sona eren davacının defter ve belgeleri ibraz yetkisi bulunmadığından, bu tarihteki kanuni temsilcinin yerine getirmediği görevlerden sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu durumda, defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyen kanuni temsilci yerine davacıyı sorumlu tutmak suretiyle anılan vergi borcu için davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde "borcum yoktur" itirazı kapsamında hukuka uyarlık görülmediğinden, ilgili dönemde asıl borçlu şirkete elektronik ortamda tebligat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.