4. Hukuk Dairesi 2022/9593 E. , 2024/6963 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1396 K. DAVALILAR : 1-Birgün Yayıncılık ve İletişim Tic A.Ş. DAVA TARİHİ : 26.01.2017 HÜKÜM/KARAR : Direnme ile Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 29.12.2017 SAYISI : 2017/37 E., 2017/534 K. Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat
**4. Hukuk Dairesi 2022/9593 E. , 2024/6963 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1396 K. DAVALILAR : 1-Birgün Yayıncılık ve İletişim Tic A.Ş. DAVA TARİHİ : 26.01.2017 HÜKÜM/KARAR : Direnme ile Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 29.12.2017 SAYISI : 2017/37 E., 2017/534 K. Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine; Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar yararına bozulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince, Daire bozma ilamına karşı direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi direnme kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu Birgün Gazetesi’nin 19.02.2014 ve 27.02.2014 tarihli nüshalarında müvekkili hakkında hukuka aykırı haberler yapıldığını, yapılan haberler sebebiyle tekzip metninin yayınlanmasına dair mahkeme kararına istinaden 30.01.2015 tarihinde cevap ve düzeltme metninin yayınlandığı ve tekzipe konu haberlere de atıf yapılarak aynı tarihli gazetede dava konusu yapılan yeni bir yazı içeriği ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğratıldığını, dava konusu 30.01.2015 tarihli yayın nedeniyle ceza yargılaması neticesinde davalı ... ve dava dışı yazı işleri müdürü hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu yazıda kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve kararın en yüksek tirajlı iki gazetede yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yazının davacı ve dava dışı bir takım kişiler hakkında yürütülen ceza soruşturmasına konu fezlekelere dayanılarak kaleme alındığını, müvekkili ... hakkında dava konusu yayın nedeniyle verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediğini, 17-25 Aralık soruşturmasına konu ses kayıtlarının yayın tarihinde gündemde olduğunu, dava konusu yazının güncel olduğunu, kişilik haklarına saldırı olmadığını, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Birgün Gazetesinde yayınlanan yazıda özle biçim arasındaki dengenin korunmadığı, subjektif nitelikteki değerlendirmelere yer verildiği, yazının basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli 2018/700 Esas 2019/290 Karar sayılı ilamı ile dava konusu yazıda, davacının soyguncu olduğuna, suç üstü yakalandığına ve örgüt yöneticisi olduğuna dair olgu isnadı taşıyan ifadelerin bulunduğu, tekzip kararına rağmen aynı suçlamalarda ısrar edildiği, yayının büyük puntolarla ilk sayfayı tamamen kaplayacak şekilde yapıldığı, saldırının ulusal düzeyde dağıtımı yapılan gazete yoluyla yapılması nedeniyle ulaştığı kitle, yarattığı etki, tarafların ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 24.02.2022 tarih ve 2021/1265 Esas, 2022/3293 Karar sayılı ilamıyla "... davaya konu haber sebebiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/120 esas sayılı dosyası ile hakaret suçundan ceza yargılaması yapılarak sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiği, istinaf kanun yolundan geçmek suretiyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Bu kapsamda, bahsi geçen yasal düzenleme ve basın özgürlüğü hakkında yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu haber içeriğinde kullanılan söz ve ifadelerin kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olmaması ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekirken davaya konu haber içeriği bakımından kesinleşmiş mahkumiyet kararı nazara alınarak BK 74. madde gereğince maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayacağı da açıktır. Şu halde; mahkemece davaya konu haber içeriğinin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylem olmadığı ve fakat ceza mahkemesince maddi vakıa tespiti ile hukuk hakiminin de bağlı olacağı dikkate alınarak olayın gerçekleşme biçimi, davalıların konumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olmuştur. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle kararın davalılar bozulmasına, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki karar gerekçeleri tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı hukuka aykırı yayınlar nedeniyle verilen tekzip kararı üzerine davalı tarafça saldırı oluşturacak yeni bir yazının yayınlandığını, saldırının bu şekilde sürdürüldüğünü, talep gibi 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğinde davalılar yönünden caydırıcı olacağını, kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili hakkında " rüşvetçi, soyguncu, suç üstü yakalandığı" şeklindeki isnatlar yönünden verilen tazminatın yeterli olmadığını, davalı ... hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, saldırının ağırlığı ve toplumda oluşan olumsuz kanının değerlendirilmesi gerektiğini, kasıtlı olarak müvekkilinin karalanmaya çalışıldığını, hukuka aykırı montaj niteliğindeki ses kayıtlarına dayanılmasının saldırının ağırlığını artırdığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Dairenin bozma kararı usul ve yasaya uygun olduğundan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, dava konusu yazıya konu olan ceza soruşturma dosyası getirtilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı hakkındaki fezleke ve soruşturma dosyasına delil olarak dayanılmasına rağmen delilleri toplanmadan karar verildiğini, davacı hakkında 17-25 Aralık soruşturmaları nedeniyle takipsizlik kararı verilmesinin eldeki dosyada hukuk hakimini bağlamayacağını, 17-25 Aralık soruşturmasına konu ses kayıtlarının yayın tarihinde gündemde olduğunu, dava konusu yazının güncel olduğu, kişilik haklarına saldırı olmadığını, yazının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu Birgün Gazetesi’nde 30.01.2015 tarihinde yayınlanan yazı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, direnme kararındaki tespit ve değerlendirmelerin yerinde olmasına, özellikle takdir edilen tazminatın tarafların sıfatı, saldırının ağırlığı, olay tarihi ve olayın gelişimi birlikte gözetildiğinde miktar olarak uygun bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup direnme kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi beşinci fıkrası gereğince taraflar yönünden ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.