8. Hukuk Dairesi 2023/2875 E. , 2025/323 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı ... İdaresi vekili ve davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz …
**8. Hukuk Dairesi 2023/2875 E. , 2025/323 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı ... İdaresi vekili ve davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu; Yalova ili, ... Mahallesi, eski 115 parsel, yeni 110 ada 65 parsel sayılı taşınmazın 19.11.1959 tarihinde 12.255,00 metrekare tarla vasfı ile vergi kaydına dayalı ... oğlu ... mirasçıları adına tespit gördüğü, tespitin 22.03.1961 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yörede, 3116 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1943-1944 yıllarında yapılan orman kadastrosunun 13.12.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanuna göre 02.09.1950 tarihinde makiye ayırma işlemi yapıldığı, taşınmazın maki içinde kaldığı ancak, toprak muhafaza karakteri taşıdığından toprak tevzisine tabi tutulmadığı, 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna göre ilk tahdidin aplikasyonu ve 2 nci madde uygulaması çalışmaları 23.11.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 6831 sayılı Kanun ile 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulamasının 17.01.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili; dava konusu Yalova ili, ... Mahallesi, eski 115 parsel sayılı, yeni 110 ada 65 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığını, taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğunu, halen eylemli durum itibariyle de orman olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini ve davalıların taşınmazlara yönelik müdahalelerinin önlenmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 03.07.2014 tarih, 2013/89 Esas, 2014/46 Karar sayılı kararla; dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya orman vasfı ile kayıt ve tesciline, davalıların kullanımının tapu kaydına dayanması nedeniyle müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılar kayyumu; taşınmazın tarla vasfında olduğu, ormanla ilgisi bulunmadığı ve lehlerine yönelik vekalet ücretine hükmedilmediği iddiasıyla, davacı ... İdaresi vekili ise taşınmazdaki kamulaştırma şerhinin silinmemesi yönünden kararı temyiz etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarih, 2015/9612 Esas, 2015/12239 Karar sayılı ilamında; dava konusu taşınmazın tapu kaydında ... lehine kamulaştırma şerhi olduğu halde davaya dahil edilmeden hüküm kurulduğu, orman kadastro haritasında taşınmazı ilgilendiren OS hattı ile uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada gösterilen hat arasında açı, eğim, mesafe bakımından benzerlik bulunmadığı, bu yönüyle raporun denetime elverişli olmadığı, tapu kaydında bulunan kamulaştırma şerhinin silinmediği, el atmanın önlenmesi talebi reddedilmiş olmasına rağmen davalı kayyımı lehine vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarih, 2016/197 Esas, 2017/436 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazın tapusunun oluşturulduğu 1959 yılı itibarıyla taşınmazın orman vasfını taşımadığı, 1976'lı yıllarda bitişikteki ormandan gelen tohumların ağaçlanmasıyla (A) ve (B) harfi ile gösterilen yerlerde orman ağaçlarının oluştuğu, taşınmazın eski tapu kaydına üstünlük tanındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen alanın kesinleşmiş tahdit içinde kaldığının belirtilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Dairemizin 02.03.2022 tarih 2016/197 Esas, 2017/436 Karar sayılı ilamıyla; 16.06.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı, bu kısımlar yönüyle davanın kabulü ve şerhlerin silinmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararının doğru olmadığı, davada ... oğlu ... mirasçılarını temsil için atanan kayyım Termal Mal Müdürünün görevine devam edip etmediğinin araştırılması, devam etmediğinin tespiti halinde yeni kayyımın davaya dahil edilmesi gerektiği, alınan güncel tapu kaydında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi kapsamında yapılan yüzölçüm ve cins değişikliği işlemleri uygulaması kapsamında 110 ada 65 parsel olarak tescil edildiğinden Mahkemece dava konusu taşınmazın yeni parsel bilgileri esas alınarak davanın görülmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle bu kısımların tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, bu kısımlardaki şerh ve takyidatların terkinine, davalının tapu kaydına dayanarak tasarrufta bulunduğu gerekçesiyle de elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili; davanın kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verildiği, iptal hükmünün sonucunun ve tamamlayıcısının men'i müdahale kararı olduğu, men'i müdahale talebinin reddi ile davalı karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davalılar kayyımı vekili; dava konusu taşınmazın ormanla ilgisi bulunmadığı, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibarıyla tarım arazisi vasfında olduğu, davanın reddi kısmı için davalı ... ve kayyım vekili için tek vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen kararın davacı ... İdaresi ile davalılar kayyımı vekilinin aşağıda (2) nolu bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları usul ve kanuna uygun olduğundan reddine karar verilmiştir. 2- Dairemizin 02.03.2022 tarih, 2016/197 Esas, 2017/436 Karar sayılı ilamının (3) nolu bendinde dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydının incelenmesinde 115 parsel sayılı taşınmazın, 14.11.2018 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-1 inci maddesi gereğince yapılan yüzölçüm ve cins değişikliği işlemleri uygulaması kapsamında 110 ada 65 parsel olarak tescil edildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın yeni parsel 110 ada 65 parsel bilgileri esas alınarak davanın görülmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince 20.10.2022 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen taşınmazın eski parsel numarasıyla hüküm kurulduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince taşınmazın yeni parsel bilgileri esas alınarak hüküm kurulması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekili ile davalılar kayyımı vekilinin (2) nolu bentte belirtilen temyiz itirazları dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kamu düzeni de gözetilerek temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.