7. Ceza Dairesi 2023/5083 E. , 2023/4373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/271 E., 2021/324 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği t
**7. Ceza Dairesi 2023/5083 E. , 2023/4373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/271 E., 2021/324 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize haklarının ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2016/199 Esas, 2016/257 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında toplu ... karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 88 inci maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7.Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2016/199 Esas, 2016/257 Karar sayılı kararının sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2018/7663 Esas, 2020/1675 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin kendilerine sözlü olarak bildirilerek malûm ve muayyen hale getirilmiş emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmemek suretiyle 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı tanıma uygun emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu hâlde, toplu ... karşısında işlendiğinin kabulü ile 1632 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin uygulanmasına yönelik sebeplerle bozulmasına karar vermiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/271 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi; 1.Esas hakkındaki mütalaa tebliğ edilmeksizin ve mahkemeden dinlenilmesi talep edilen tanıklar dinlenmeksizin hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verildiğine, 2.Emre itaatsizlikte ısrar suçunun sırf askeri suçlardan olduğuna, atılı suçtan yargılama yapılmasının soruşturma izni verilmesine bağlı kılındığına ve mahkemenin durma kararı vermesi gerektiğine, 3.Atılı suçun maddi unsurları itibarıyla oluşmadığına, B.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi; sanıklar müdafiinin 22.03.2021 tarihli talep dilekçesinin sehven farkedilmemesi suretiyle hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Silvan Jandarma Taburunda Tim Komutanı olarak görev yapmakta olan J. Tğm. ...'nın, yol emniyet ve kontrol devriyesine gidecek olan tim personelinin 24.11.2015 tarihi saat 07.45 te içtima alanında toplanması için emir verdiği, ancak bu duruma rağmen tim personelinin belirtilen saatte içtima alanında tam olarak hazır olmaması ve bazı personelin ellerinde sigara ile etrafta dolaşması üzerine J.Tğm. ...'nın tüm tim personeline istikamet solunuz, dağılın marş marş! şeklinde emir verdiği, verilen emir üzerine sanıklar ... ve ... hariç olmak üzere diğer tim personelinin emrin gereğini yerine getirdikleri, bunun üzerine J.Tğm. ...'nın vermiş olduğu emri sanıklar ... ve ...'a tekrar ettiği ancak buna rağmen sanıkların oldukları yerde kalarak emrin gereğini yerine getirmedikleri, daha sonra emrin bir kez daha yinelendiği ve sanıkların yine bulundukları yerde beklemeye devam etmeleri üzerine mevcut durumun tutanak altına alındığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık ... savunmalarında özetle; kesinle emre itaatsizlik yapmadığını, J Tğm. ...'nın keyfi olarak emir vermesi nedeniyle emrine uymadığını, askerler üzerinde eziyet yapması nedeniyle tepkisini ortaya koymak istediğini, pişman olduğunu ve beraatini talep ettiğini beyan etmiştir. 3.Sanık ... savunmalarında özetle; verilen emrin ceza mahiyetinde olduğunu değerlendirdiğini, emrin ikinci ve üçüncü kez tekrarında olduğu yerde kalarak emrin gereğini yerine getirmediğini çünkü içtima alanına zamanında geldiğini ve bu cezayı haketmediğini düşündüğünü, Yargıtay ilamında aleyhe olan hususları kabul etmediğini ve beraatini talep ettiğini, beyan etmiştir. 4.Sanık ...'a ait 22.10.2020 tarihli yazılı savunmasında özetle; atılı suç açısından manevi unsurun oluşmadığını, Jandarma personeli olarak 1632 sayılı Kanun çerçevesinde yargılanmalarının hukuka aykırı olduğunu ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğini belirtmiştir. 5.Sanık ...'a ait 16.01.2021 tarihli yazılı savunmasında özetle; atılı suç açısından manevi unsurun oluşmadığını, Jandarma personeli olarak 1632 sayılı Kanun çerçevesinde yargılanmalarının hukuka aykırı olduğunu ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğini belirtmiştir. 6.Sanıklar müdafiinin farklı tarihlerde mazeret ve talep içeren, durum bildirir ve savunma mahiyetinde sunmuş olduğu dilekçeler dosya kapsamında mevcuttur. 7.Tanık J. Tğm. ... ve ... ...'in usulüne uygun olarak alınmış olan yeminli ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 8.Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nda (2803 sayılı Kanun) yapılan değişiklikler kapsamında; Jandarma Genel Komutanlığının askerî bir güvenlik kuvveti olmaktan çıkarıldığı ve kural olarak Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ayrıldığı ve genel bir kolluk kuvveti halini aldığı, Jandarma Genel Komutanlığı personelinin askerî görevlerinin sınırlandırıldığı, askerî görev verilmesinin istisnai olduğu ve 2803 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin (d) bendine göre de, jandarma personelinin ancak askerî görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçlarda jandarma personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan mahkemede yargılanabileceği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, 1632 sayılı Kanun'un "Askeri şahıslar" başlıklı 3 üncü maddesi maddesi ise "Askerî şahıslar; Mareşalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar, Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile askerî öğrencilerdir. Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan ... memurlarının ... kişi sıfatları, 4.1.1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 115 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlıdır." şeklindedir. Bununla birlikte; Sanıklara yüklenen emre itaatsizlikte ısrar suçu, 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinde düzenlenmiştir ve üst veya sıralı amirler tarafından asta verilen emirlerin yapılmaması, itaatten söz veya fiille kaçınma veya emir tekrarına rağmen emrin hiçbir surette yerine getirilmemesi hallerini kapsamaktadır. Söz konusu maddeye göre, bu suçun teşekkülü için; A. Hizmete ilişkin bir emrin varlığı, B. Astın bu emri hiç yapmaması, itaatten fiilen veya söz ile imtina etmesi veya emir tekrar edilmesine rağmen itaat etmemekte direnmesi, C. Astın itaatsizlik kastıyla hareket etmesi, zorunludur. Bir emre aykırı davranışın emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturması için, bu emrin askerî hizmete ilişkin olması gerektiğinde hiçbir kuşku bulunmamaktadır. 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun (211 sayılı Kanun) 6 ncı maddesine göre; “Hizmet”; kanunlarla nizamlarda yapılması veya yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir, aynı Kanun'un 8 inci maddesine göre, “Emir”; hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir. “Amir” kavramı ise makam ve memuriyet itibariyle emretmek yetkisine sahip kimse olarak tanımlanmıştır. 1632 sayılı Kanun'un 12’nci maddesi; “Bu Kanunun tatbikatında, Hizmet tabirinden maksat gerek malûm ve muayyen olan gerek bir amir tarafından emredilen bir askerî vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir.” şeklinde düzenlenmiştir. Yapılan açıklamaların ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan subay ve astsubaylar ile uzman jandarmalar, jandarma personeli statüsünde bulunduklarından, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görevli tüm personelin işledikleri suçlardan dolayı soruşturma usulünü özel olarak düzenleyen 2803 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi hükmüne tabi oldukları, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan subay ve astsubayların, sadece askerî görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçlarda jandarma personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan mahkemede yargılanabileceği, bunun dışındaki tüm suçlarından dolayı adli yargıda Türk Ceza Kanunu ve Askeri Ceza Kanunu dışındaki diğer özel ceza kanunlarına göre yargılanmaları gerektiği anlaşılmakta ise de; suç tarihinde askeri görevleri yönünden Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı jandarma personeli olarak hizmet yapan sanıkların kamu davasına konu edilen eylemlerine ilişkin 02.02.2016 tarihli ve "soruşturma açılması" konulu 7. Kolordu Komutanlığının soruşturma izni verilmesine ilişkin yazısıyla birlikte, silahlı kuvvetlerin günlük faaliyetleri içinde yer alan ve eğitimde dikkati çekmek için amirleri tarafından verilen hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan emrin sanıklar tarafından gereğinin açıkça yerine getirilmediği ve emir tekrar edilmesine rağmen itaat etmemekte direnmeleri göz önüne alındığında sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir. 2.Ancak; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını bildirdiği ve hükümle son bulan 23.03.2021 tarihli duruşmadan önce, sanıklar müdafiinin mazeret bildiren ve esas hakkındaki mütalaanın bildirilmesi halinde tarafına tebliği ile mütalaaya karşı savunma yapmak için süre taleplerini içeren 22.03.2021 tarihli dilekçesi hakkında herhangi bir karar verilmeden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 216 ncı maddesine aykırı olarak mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/271 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.