8. Hukuk Dairesi 2018/7379 E. , 2020/2209 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi,Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ..., Muş-Başhan karayolu üzerinde bulunan 1153 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına rağmen,…
**8. Hukuk Dairesi 2018/7379 E. , 2020/2209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi,Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ..., Muş-Başhan karayolu üzerinde bulunan 1153 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına rağmen, davalı tarafından inşa edilen işyerinin yola taşkın olduğunu ileri sürerek, elatmasının önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın süresinde temyiz edilmediği gerekçesiyle ek karar ile temyiz isteğinin süreden reddine dair verilen karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesince onanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin kararın düzeltilmesini istemesi üzerine aynı Dairece " ...1153 parsel sayılı taşınmazın tüm bağımsız bölüm maliklerinin davada yer almalarının sağlanması, ondan sonra işin esası incelenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, değinilen husus gözardı edilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir ..." gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kamulaştırılan kısma davalılarca müdahale edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. 1. Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine, 2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, kat mülkiyeti kurulu 1153 parsel sayılı taşınmazın ana nüvesinin beş adet beş katlı kargir binadan ibaret bulunduğu, taşınmazın bir kısmının Muş Valiliğinin 15.07.1954 tarih 106 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiği, taşınmazda 01.10.2014 tarihinde 3402 sayılı Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yenileme işlemi yapılarak taşınmazın 135 ada 97 parsel numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen kararın infaza elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, (1086 sayılı HUMK’un 388/son mad.) hüküm sonucu kısmında; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.