10. Hukuk Dairesi 2012/9510 E. , 2013/8405 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazası sonuc…
**10. Hukuk Dairesi 2012/9510 E. , 2013/8405 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle meydana gelen Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. İşverene ait mermer ocağında, 14.06.2008 tarihinde kesilmiş olan mermer bloğunun ittirerek ana kayadan ayırıp devirmek amacıyla hidrolik kriko yerleştirme çalışması yapıldığı esnada , kurum sigortalısının, üzerinde olduğu mermer bloğunun çatlak kısmından koparak aşağıya kayması ve yaklaşık 10-11 m yükseklikten mermer blok ile birlikte aşağı düşüp devrilen blok altında kalarak vefatı ile sonuçlanan iş kazasının meydana geldiği; eldeki davada, makine ve maden mühendisi olmak üzere 2 kişiden oluşun iş güvenliği uzmanlarınca hazırlanan 26.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda işverenin %40, kurum sigortalısının ise %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece, anılan rapora dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda benimsenen kusur dağılımının olaya, oluşa uygun olmadığı ve bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi sayısının HMK 267.maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. HMK 267.maddesinde bilirkişi sayısı düzenlemekte olup anılan maddede; kural olarak bir kişinin bilirkişi olarak seçilebileceği belirtilmekle birlikte, açıklığa kavuşturulması gereken maddi vaka birden fazla uzmanlık alanına ait bilgilerin bir araya getirilmesini ve birleştirilmesini zorunlu kılıyorsa , bunun gerekçesi açık gösterilmek suretiyle birden çok kişinin de bilirkişi olarak seçilebileceği belirtilmiştir. Ancak, seçilen bilirkişi sayısının tek olması gerekir; çift bilirkişi seçilemez. Bunun nedeni, oybirliği ile karar verilmemesi halinde ortaya çıkan sakıncalara meydan vermemektir. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin ve varsa 3. kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunu; oluşu ve yasa ve yönetmelikleri uygun olarak irdeleyen, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman ve sayıca yukarıda belirtilen bilgiler ışığında oluşturulacak bilirkişilerden (maden mühendisi, jeoloji mühendisi gibi) kusur raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıdan alınmasına, 19.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.