6. Hukuk Dairesi 2024/1119 E. , 2025/1424 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1117 E., 2024/13 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/360 E., 2023/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşm…
**6. Hukuk Dairesi 2024/1119 E. , 2025/1424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1117 E., 2024/13 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/360 E., 2023/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı-karşı davacılar vekili Avukat ... ile davacı-karşı davalı kooperatif vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 21.05.2007 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirerek iskân ruhsatını aldığını, davalı arsa sahiplerinin sözleşme uyarınca müvekkili yükleniciye devri gereken B blok 38 nolu dairenin tamamı ile B blok, 40 no'lu dairedeki hisseleri devretmediklerini ileri sürerek anılan bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin edimlerini tam olarak yerine getirmediğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş; açtığı karşı davasında ise bir takım eksik imalâtlar bulunduğunu, inşaatın süresinde bitirilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar için 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 510.595,26 TL'ye arttırmıştır. 2. Karşı davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici kooperatifin inşaatı tamamlayarak iskân ruhsatını aldığı, ancak binada bir takım eksik imalatlar bulunduğu ve yine geç teslim nedeniyle arsa sahiplerinin gecikme tazminatı isteyebilecekleri, yüklenicinin ancak bu tutarları ödemesi koşuyla ile asıl davaya konu taşınmazların tapusuna hak kazanacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile karşı davada hüküm altına alınan 120.595,26 TL'nin faiz ve fer'ileri ile birlikte davalı-karşı davacı arsa sahiplerine ödenmesi koşulu ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı-karşı davalı kooperatif adına tesciline, karşı davanın kısmen kabulü ile 120.595,26 TL'nin davalı-karşı davacı kooperatiften tahsili ile davalı-karşı davacı arsa sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı arsa sahipleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı arsa sahipleri vekili temyiz dilekçesinde: a. Bölge Adliye Mahkemesi kararında somut bir gerekçe gösterilmediğini, b. Davacı-karşı davalı yüklenici kooperatifin edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, sözleşmenin 15. maddesi gereği verilmesi gereken dükkanın teslim edilmediğini, c. Bilirkişi raporlarının hükmü esas alınabilecek nitelikte olmadığını, hesaplamaların neye dayalı olarak yapıldığının belirsiz olduğunu, raporun denetime elverişli olmadığını, hesaplamaların dava tarihine göre yapıldığını, oysaki güncel bedellerin tespit edilmesi gerektiğini, belirlenen tutarların oldukça düşük kaldığını, müvekkilinin zararlarını karşılamaktan uzak olduğunu, ek bilirkişi raporunda teslim edilmeyen dükkanın değeri keşif tarihi itibariyle 480.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen mahkemenin dava tarihine göre belirlenen 90.000,00 TL'yi esas aldığını, yine kapalı garaj yapılmamasından kaynaklı zararın 16.500,00 TL olarak belirlendiğini, bu rakamında oldukça düşük kaldığını, müvekkilinin aşkın zararlarının da hesaplanması gerektiğini, zira yargılamanın uzaması nedeniyle ciddi zarara uğradığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir." B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve karşı davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Mahkemece, asıl davanın kabulü ile karşı davada hüküm altına alınan tutarın ödenmesi koşuluyla dava konusu taşınmazların asıl davada davacı adına tesciline karar verilmiş ise de asıl ve karşı davalar birbirinden ayrı ve müstakil davalar olup, bu husus gözardı edilerek ve hükmün infazında da tereddüt doğuracak şekilde şartlı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, TBK’nın 97. maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 21.05.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 15. maddesi hükmü uyarınca, davacı-karşı davalı yüklenici kooperatifin, davalı-karşı davacı arsa sahiplerine 62 m² büyüklüğündeki dükkan teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği sabittir. Yüklenicinin asıl davadaki bağımsız bölümlerin tapularına hak kazanabilmesi için bu yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekir. Mahkemece, bilirkişi raporunda, söz konusu dükkanın karşı dava tarihi ile belirlenen değeri olan 90.000,00 TL hükme esas alınarak, arsa sahiplerinin karşı davadaki alacağı belirlenmiş ise de, asıl davada yüklenicinin, sözleşme uyarınca kendisine isabet eden tapuları istediği ve karşı edim olan dükkan teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği gözetilerek, 68 m² dükkanın değeri, karara en yakın tarih itibariyle tespit edilerek, arsa sahiplerinin dükkan teslimine ilişkin alacağının belirlenmesi ve karşı davada ıslah da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan yukarıda açıklandığı üzere, asıl davada davacı kooperatif, karşı edim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davalı arsa sahipleri asıl davaya karşı çıkmakta haklıdır. Bu durumda, asıl davada davalıların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerekir. Açıklanan bu nedenlerle, kararın davalı-karşı davacı arsa sahipleri yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı-karşı davacılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı-karşı davacılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacı-karşı davalı kooperatiften alınarak, davalı-karşı davacılara verilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.