10. Hukuk Dairesi 2023/12357 E. , 2025/611 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1576 E., 2023/1227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/453 E., 2022/180 K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvur…
**10. Hukuk Dairesi 2023/12357 E. , 2025/611 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1576 E., 2023/1227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/453 E., 2022/180 K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffanın iş için gönderildiği Manisa/Soma ilçesinde vefat ettiği, müteveffanın yüksekte çalışma yaptığı, rüzgar tribünlerinin tamiri işiyle uğraştığı, ayrıca yüksekte çalışma eğitmeni ve uzmanı olduğu, müteveffanın vefatından 1-2 gün önce yarım saati aşkın patronuyla görüşerek, tüm iş yükünün kendisine kalmasının yaşamsal tehlike doğuracağını, yardımcı olarak gönderilen kişilerin ilgili işte ehil olmadığı, bu şartlar altında Soma'ya gitmek istemediğini beyan ettiği, ancak işveren tarafından gitmeye zorlandığı, işten ayrılması halinde 50.000 USD ödemesi konusunda imzalanmış sözleşme bulunduğu, müteveffanın aşırı iş yüklenmek zorunda kaldığı bu nedenle beyincik kanaması geçirerek vefat ettiği, davalının yüksekte çalışan işçiler için her yıl zorunlu yaptırılması gereken sağlık taraması uygulamasını gerçekleştirmediği, periyodik muayeneleri uygulatmadığı, belirtilen nedenlerle davalı tarafın kusurlu olduğunu beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın 18.10.2018 Soma ilçesinde ... ve ... ile çalışmaya başladığı, ... ile ekip üyeleri ile birlikte Soma ilçesinde 22.10.2018 tarihinde mangal yaparak birlikte vakit geçirdikleri, daha sonra otele geçip istirahat ettikleri, 23.10.2018 tarihinde ekip arkadaşları ile birlikte sahaya gitmek üzere hazırlanıldığı, müteveffanın telefonla arandığı ancak telefonlara yanıt vermediği, ekip üyelerinin müteveffanın odasına gitmesi üzerine müteveffanın yerde hareketsiz yattığını gördükleri, akabinde acil servis üyelerinin çağrıldığı, acil servis ekibinin müteveffanın öldüğünü beyan ettiği, ATK tarafından 10.01.2019 tarihli otopsi raporunda davacının ölümün beyincik kanaması olduğunun tespit edildiği, müteveffanın vefatından sonra davalı işveren tarafından müteveffanın sürekli taktığı kolyeden 200 adet yaptırılarak cenazede dağıtıldığı, anı defteri oluşturularak müteveffanın çocuğununda anı defterine yazılar yazdığı, müteveffanın oğlunun adına açılan hesaba işveren ve iş arkadaşları tarafından para yardımı toplandığı, davalı şirket bünyesinde daha önce ölümlü bir iş kazası gerçekleşmediği, müteveffanın beyin kanaması nedeniyle vefat ettiği, rüzgar tribününden düşme vs gibi bir durum söz konusu olmadığı, müteveffanın beyin kanamasına sebebiyet verebilecek yaşının ve beslenme şekli gibi hususlarının araştırılması gerektiği, ayrıca ekip arkadaşlarına babasını erken yaşta kaybetmiş olmasının üzüntüsünden bahsettiği, müteveffanın babasınında benzer şekilde vefat ettiği, işverenin teknolojinin tüm imkanlarını seferber etmiş olmasının sonucu değiştirmediği hususları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''davanın reddine'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "...davacının murisi ...'nun davalıya ait iş yerinde rüzgar paneli bakım-tamir işinde çalıştığı, ekip arkadaşları ile görevli gittiği Soma' da konakladığı otelde sabah beyin kanaması sonucu öldüğünün tespit edildiği, otopsi-ATK raporuna göre ölüm olayının yaptığı iş kaynaklı olduğunun tespit edilemediği, alınan kusur raporunda da işverene atfı kabil kusur bulunmadığı, olayla ilgili yapılan soruşturmada da takipsizlik kararı verildiği, redde ilişkin kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacı tarafın istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının dayandığı deliller ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, temyiz dilekçesinde özetle; kararın yetersiz inceleme ile verildiğini, gerekçede iş yeri hekiminin uygunluk raporundan ve 7 ay öncesindeki kontrolünden bahsedildiğini, iş yeri hekiminin kontrolünün yeterli olmadığını ve yasanın aradığı nitelikte inceleme yapamayacağından bu incelemenin rutin işçi kontrolü olduğunu, davacıların murisinin sağlık durumunun elverişli olduğuna dair imza vermesinin işvereni sorumluluktan kurtarmayacağını, yüksekte çalışan muris işçi için yasanın ve yönetmeliğin aradığı nitelikteki sağlık raporunun her yıl alınmasının zorunlu olduğunu, müteveffanın kullandığı tansiyon haplarının ve yaptığı işin ölümünde etkili olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, otopsi raporunda davacının tansiyon hapı kullandığının tespit edildiğini, davanın tümden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 23.10.2018 tarihinde vefat eden ... ...'nun meydana gelen iş kazası sonucu maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davacılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz başvuru harcının ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.