8. Ceza Dairesi 2023/1392 E. , 2024/8215 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2690 D.iş SUÇ : Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2020 tarihli ve 2019/153603 Soruşturma, 2020/115254 Karar sayılı kararı ile suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan şüphelil…
**8. Ceza Dairesi 2023/1392 E. , 2024/8215 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2690 D.iş SUÇ : Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2020 tarihli ve 2019/153603 Soruşturma, 2020/115254 Karar sayılı kararı ile suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.06.2021 tarihli ve 2021/2690 Değişik iş sayılı kararının kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.03.2023 tarihli ve 2022/6524 sayılı Evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37635 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37635 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin dilekçesinde özetle, şüphelinin 17/08/2017 tarihinde ... ...'in öldürülmesi ile sonuçlanan ve Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/271 esas sayılı yargılamasına konu edilen olayda kullanılan silahları, suç delillerini gizledikleri ve teslim etmediklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda, soyut iddia dışında şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 25/08/2017 tarihli ve 2017/2085815 Evrak kayıt numaralı uzmanlık raporunda şüpheliye ait olduğu belirtilen atış artığı transfer kiti ile alınan birer adet sağ el, sol el ve yüz bölgesinden olmak üzere 15 adet svap ile yine atış artığı transfer kiti ile alınan birer adet sağ el, sol el ve yüz bölgesinden olmak üzere 8 adet svap ve tüm svaplar üzerinde atış artıklarının tespit edildiği, yine Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/271 esas sayılı dosyasına ait 06/09/2019 tarihli duruşmasında tanık ... ...'nun beyanında; ''Ölen ...'u ve davanın sanıklarını tanırım, hiçbiri ile özel bir dostluğum yada düşmanlığım söz konusu değildir, aynı köylüyüz, olay akşamı kapı komşum ...'nın kızının düğünü vardı, ben de düğündeydim, eğleneceyi izliyordum, ölen ... ve ailesi, kardeşi sanık ... ve ailesi de düğündeydi, başkaları da silah attığı gibi doğruyu söylemek lazımsa kardeş olan ... çocuklarıyla ... de çocuklarıyla nispet yapar gibi hepsi de düğünde havaya ateş ettiler, düğünde erkekler bir tarafta kadınlar bir tarafta oturuyordu, bir ara ölen ... kadınlar tarafına gitti, kardeşi ...'in eşi ... ile münakaşa ediyorlardı, ben yaklaşık 10 metre mesafedeydim, bir ara ... eline aldığı plastik sandalye ile ...'a vurmaya başladı, ... da ona cevap vermeye çalışıyordu, ...'ün elindeki plastik sandalye kırıldı, sadece bir ayağı elinde kaldı, bununla ...'a vurmaya devam edince ...'un yüzü kanadı, dengesini kaybetti, ... sendeleyince bir yerini yere dayayıp diğer elindeki silahla üç el ateş etti, ... yere düştü, ...'ün eşi ... de benim yanımdaydı, ... elinde silah olduğu halde ayağa kalkıp, komşular gördünüz mü şahit olun, hanımı vurdu dedi, ben dahil düğündeki diğer misafirler şaşırmıştık, korktuk, kaçışmalar oldu, ben hemen yakındaki evime gittim, silah sesleri dışarıdan geliyordu, yine de dayanamadım, yardım amaçlı dışarıya çıktığımda ... benim evin oraya kadar gelmişti, yaralıydı, sendelemişti, üzerindeki silahı gösterdi, Mahmuttaki silahı oğlu ... alıp eşi yada başka bir bayana silahı verip eve götür dedi, ben ...'a yardım etmeye çalıştım, daha sonra, özel bir araç ile hastaneye gönderdik, sonradan ...'in oğlu ...'in yaralandığını duydum'' şeklindeki beyanları, anılan davanın 03.04.2019 tarihli duruşmasında tanık ... ...'nun ... ...'in elinde silah gördüğü şeklindeki beyanları ile tanık ...'ın da maktulün belinden silahını çıkardığını ve ateş ettiğini gördüğü şeklindeki beyanları bulunması karşısında, şüpheli hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu cihetle, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172 nci madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 2. Öte yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 281 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu "Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez." şeklinde düzenlenmiştir. 3.Somut olayda, şikayetçi vekilinin sunmuş olduğu dilekçesinde özetle ... ...'in öldürülmesi ile sonuçlanan ve Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/271 Esas sayılı yargılamasına konu edilen olayda kullanılan silahları şüphelilerin gizledikleri ve teslim etmediklerinden bahisle suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2020 tarihli ve 2019/153603 Soruşturma, 2020/115254 Karar sayılı kararı ile soyut iddia dışında şüphelilerin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şikayetçi vekilinin itiraz üzerine Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/271 Esas sayılı dava dosyasında bulunan 25.08.2017 tarihli ve 2017/2085815 Evrak kayıt numaralı uzmanlık raporuna göre dava konusu olayda maktul ... ... ile şüpheliler de atış artıklarının tespit edildiği, yine Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/271 Esas sayılı dosyasına ait 06.09.2019 tarihli duruşmasında tanık ... ...'nun beyanında özetle; ''... ölen ... ve ailesi, kardeşi sanık ... ve ailesi de düğündeydi, başkaları da silah attığı gibi doğruyu söylemek lazımsa kardeş olan ... çocuklarıyla ... de çocuklarıyla nispet yapar gibi hepsi de düğünde havaya ateş ettiler.... ... sendeleyince bir yerini yere dayayıp diğer elindeki silahla üç el ateş etti, ... yere düştü, ...'ün eşi ... de benim yanımdaydı, ... elinde silah olduğu halde ayağa kalkıp, komşular gördünüz mü şahit olun, hanımı vurdu dedi, ben dahil düğündeki diğer misafirler şaşırmıştık, korktuk, kaçışmalar oldu, ben hemen yakındaki evime gittim, silah sesleri dışarıdan geliyordu, yine de dayanamadım, yardım amaçlı dışarıya çıktığımda ... benim evin oraya kadar gelmişti, yaralıydı, sendelemişti, üzerindeki silahı gösterdi, Mahmuttaki silahı oğlu ... alıp eşi yada başka bir bayana silahı verip eve götür dedi...'' şeklindeki beyanları, anılan davanın 03.04.2019 tarihli duruşmasında tanık ... ...'nun maktul ... ...'in elinde silah gördüğü şeklindeki beyanları ile tanık ...'ın da maktulün belinden silahını çıkardığını ve ateş ettiğini gördüğü şeklindeki beyanları bulunması karşısında, şüpheliler hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Açıklanan nedenlerle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.06.2021 tarihli 2021/2690 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasını oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.