(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12804 E. , 2008/1878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, müteahit olan davalıdan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince babasına ait taşınmaz üzerine inşa ettiği binadan 12 nolu daireyi
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12804 E. , 2008/1878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, müteahit olan davalıdan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince babasına ait taşınmaz üzerine inşa ettiği binadan 12 nolu daireyi sözlü anlaşma ile satın alıp kararlaştırılan bedeli ödediğini, daireye; saten boya, mutfak dolabı, mermer tezgah, şofben vb. masraflar yapıp kiraya verdiğini, arsa sahibi olan babası ile davalı arasında ihtilaf çıkınca davalının daireyi üçüncü şahsa sattığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile daire için ödediği bedel, rayiç bedel ve yapılan masraf karşılığı 2900,00 YTL nın sözleşme tarihinden faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı, davacı ile aralarında yazılı sözleşme olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya daire satmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıdan sözlü anlaşma gereğince satın aldığı dairenin üçüncü şahsa satılması nedeniyle ödediği satış bedeli ve yaptığı masraflar nedeniyle alacak talebinde bulunmuştur. Davalı ise akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı iddiasını HUMK. 288 maddesi hükmünce yasal delillerle ispat etmek durumundadır. HUMK 289 maddesi hükmü anlamında davalının açık muvafakatı bulunmadığı için olayda miktar itibariyle tanık dinlenilemez ve dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemez. Davacının dosyaya sunduğu ve mahkemece satışa konu olduğu iddia edilen daireye ilişkin kabul edilen ÇTV ödemesine ilişkin dökümde belirtilen adres ile ihtilaf konusu dairenin dosyada bulunan muhtelif 2007/12804-2008/1878 belgelerdeki adreslerinde mahallelerin farklı olduğu ve ödemenin bu davadan sonra yapılan toplu ödemeye ilişkin olduğu anlaşılmakla davacının vergileri düzenli ödediği kabul edilemez. Ayrıca, davacı tarafından ibraz edilen masraf belgelerinde ve bedel ödemesine ilişkin makbuzlarda davacı adı bulunmadığı gibi kira sözleşmesinde; her ne kadar imza bölümünde davacı adı düzeltilmiş olarak yazılı ise de sözleşmenin ön yüzünde davacı adı kiralayan olarak yazmamakta olup üçüncü bir şahsın adı yazılıdır. Kaldı ki, davalı imzasını taşımayan belgeler davalı aleyhine delil olarak kabul edilemez. Toplanan delillerden davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verilmelidir. Ne var ki davacı dava dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan; davacıya satın alma ve taşınmaza masraf yapma iddiası hakkında davalı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmalı, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.