4. Hukuk Dairesi 2022/13985 E. , 2023/12381 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1784 E., 2022/1989 K. HÜKÜM/KARAR : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulmasına/ Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahk…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13985 E. , 2023/12381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1784 E., 2022/1989 K. HÜKÜM/KARAR : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulmasına/ Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın tümden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ..., ... ve ... hakkında takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçluların haczi kabil malı bulunamadığını, üzerlerine kayıtlı bir taşınmazlarından, davalı borçlu ..., İzmir ili, Tire illçesi Tire TM, Dörteylül Mah. 465 ada 43 parsel, kargir ev niteliğindeki taşınmazdaki 1/2 hissesini 24.11.2016 tarihinde davalı ...'ya, davalı borçlu ..., Aydın ili, Çine ilçesi, Çine TM, . Sk. Mevkii, 203 ada 1 parsel, kargir dükkan niteliğindeki taşınmazını ve Aydın ili, ada 36 parsel, altlı üstlü kargir dükkan niteliğindeki taşınmazın 29/32 hissesini 02.03.2017 tarihinde davalı ...'a, İzmir ili, Tire illçesi Tire TM, nolu bağımsız bölümde kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazını 10.03.2017 tarihinde davalı ... 'e, davalı borçlu ... ,Tire illçesi Tire TM, Cumhuriyet Mah. 1007 ada 29 parsel, 4. Kat 4 nolu bağımsız bölüme kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazını 10.03.2017 tarihinde davalı ...'e, devrettiğini, belirterek dava konusu taşınmazlarda yapılan tasarrufların iptali ile takip konusu alacaklar ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davalılardan ...’nin kardeşi olduğunu, yaklaşık 35-40 yıl önce çalışmak için Almanya’ya gittiğini ve oraya yerleştiğini, yaz tatillerinde zaman zaman Türkiye gelip tekrar Almanya’ya döndüğünü, babasına ait olan devre konu taşınmazı yıllarca'ın kullandığını babasının kamyon nakliye hattından Kamuran yararlandığını, babalarının 5 yıl önce vefat ettiğini, vefatından sonra da babasının mallarını 'ın kullandığını, müvekkilinin yıllar önce ve eşine ödünç olarak maddi destekte bulunduğunu ancak iade edilmediğini, bu yüzden kardeşiyle ilişkileri bozulduğunu, Türkiye’ye geldiğinde dahi kendisi ve ailesiyle görüşmediğini, 2016 yılı yaz döneminde Türkiye’ye geldiğinde Kamuran'ın abisi olan müvekkile haber göndererek 1/2 şer oranda paydaş oldukları babadan kalma yerdeki payını devretmek istediğini belirttiğini, geçmişteki borçlarının ve babasının taşınmazının kullanımları karşılığı olarak 1/2 payını 24.11.2016 tarihinde devrettiğini, alım işlemini 2007 yılında vekalet verdiği akrabası yerine getirdiğini, müvekkilinin alacaklılardan mal kaçırma alacaklıları zarara uğratma kastı olmadığını, 2016 yılında asıl borçlu davalıların ekonomik durumlarında hiçbir olumsuzluk olmadığını, o dönemlerde sürekli mal almışlar ekonomik olarak güçlendiklerini, yurt dışında olan ve davalılarla görüşmeyen müvekkilinin davalıların ekonomik durumunu bilmesi mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkil DFC Yem Sanayi Tic Ltd. Şti unvanlı şirketin sahibi olduğunu, ticari hayatta saygın konumda olan müvekkilinin dava konusu edilen taşınmazları satın alma gücüne de sahip olduğunu, diğer davalıların ekonomik durumu, alım gücü, borç - alacak ilişkileri takdir edileceği üzere müvekkilin bilgisi dışında olduğunu, iş ilişkilerinden dolayı diğer davalıları tanıyan müvekkilin anılı taşınmazın satılacağını duyunca yatırım amaçlı olarak anılı yeri satın aldığını, işlemin gerçek olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'ye İzmir 19. Noterliği'nin 14.06.2017 gün ve 10179 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiğini, müvekkilinin davacıyı zarara uğratma gibi bir kastının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, baba oğul olan davalıların aynı gün meskenlerini çok düşük bedellerle ...’a devrettiklerini tarafların muvazaalı olarak alacaklılardan mal kaçırma kastı ile hareket ettiklerini, davalı ...’in dava dışı Yaşınoğlu Süt ürünleri Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve yöneticisi olduğu şirket ile kredi borçlusu Ekinci içecek A.Ş'nin Tire Ticaret Siciline kayıtlı olduğu iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiğini birbirlerinden alışveriş yaptıklarını ticari ilişki içinde olduklarını şirket yetkililerinin birbirlerinin mali durumlarını bildiklerini iddia ettiğini, davacının bu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, yanlış bilgiye dayandığını, müvekkil ...’ın ürünlerine ortaklığı olmadığını, yöneticisi olmadığını, bu şirketin yetkilisi olup müvekkilinin kardeşi olduğunu, ekonomik nedenlerle ilişkileri yıllar önce bozulmuştur halen dahi ilişkileri kötü olduğunu, müvekkil ...'ın diğer davalılar ve ... ile aynı sektörde çalışmadığını, Süt Ürünleri şirketi ile hiçbir ilgisi olmadığını, Tire ilçesinde İnşaat adı altında inşaat yaptığını, yap satçı olduğunu, her iki daireyi yatırım amaçlı olarak satın aldığını, satın aldığı dairelerden birisini kiraya verdiğini, diğerini ise tamir edip kiraya vereceğini, taşınmazların rayiç değeriyle satın alındığını, bedelinin davalılara ödendiğini, müvekkilinin davalılarla iş ilişkisi olmadığını, davalıların Tire’de ve İzmir’de birçok bayilikleri olan çevresinde iyi, dürüst, çalışkan insanlar olarak tanınan kişiler olduğunu, yatırım amaçlı olarak rayiç değerleriyle satın aldığını, her iki daire için ayrı ayrı 10.000,00 TL kaparo olarak ödediğini, kalan 135.000,00 TL ve 145.000,00 TL'yi ise tapu devrinde ödediğini, bu koşullarda 3. kişi konumunda olan müvekkilinin davalı borçluların mal varlıklarının borçlarına yetmediğini alacaklılara zarar kastını bilebilecek durumda olduğunun iddia edilmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, müvekkilinin bu hususları bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösterir hiçbir emare olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak taşınmazları satın aldığını, Tire'nin 80.000 nüfuslu büyük bir ilçe olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4. Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borca batak olduğu iddiasının soyut olduğunu, müvekkillerinin acziyet içinde olmadığını, bu nedenle ilk itirazlarının dava şartının bulunmadığına yönelik olduğunu, aciz vesikasının dava şartı olduğunu ve mevcut aciz vesikası bulunmadığını, gayrimenkullerin satımından sonra davacı bankaya 800.000,00 TL borç ödendiğini, davacının tasarrufa konu ettiği gayrimenkul satımından sonrada davacı müvekkillerinin gayrimenkul edindiğini, ticari yaşamda gerçek ve tüzel kişiler mülk edinir veyahut mülkünü elden çıkarır bu ticari hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davacının gayrimenkulün değerleri ile ilgili iddiasının gerçek dışı olduğunu, tapudaki tüm satışlar gerçek üzerinden rayiç bedel ile satıldığını, müvekkillerinin ödeme döngüsünü sekteye uğratan İzmir 2. İcra Müdürlüğünün İş Bankası tarafından başlatılan takipler olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ...'nin maliki olduğu, İzmir ili, Tire ilçesi, Cumhuriyet Mah. 1007 ada 28 parsel 3 bağımsız bölüm nolu mesken niteliğinde taşınmazın 10.03.2017 tarihinde 155.000,00 TL bedelle 'e, ...'nin maliki olduğu, İzmir ili, Tire ilçesi, bağımsız bölüm nolu nolu mesken niteliğinde taşınmazın 10.03.2017 tarihinde 145.000,00 TL bedelle devrine ilişkin tasarruf Yönünden Bilirkişi raporundabağımsız bölümün devir tarihi itibariyle değerinin 196.875,00 TL, 4 nolu bağımsız bölümün devir tarihi itibariyle değerinin 179.375,00 TL olduğunun tespit edildiği sunulan belgede tarihinde i hesabına 145.000,00 TL, hesabına 135.000,00 TL gönderildiği belirlenmiştir. Bu hali ile taşınmazların tespit edilen değeri ile senette yazılı değeri arasında fark bulunmadığı gibi, ödeme iddiası da kanıtlandığından taraflar arasında yakınlık arkabalık arkadaşlık ve benzeri ilişki kanıtlanmadığından iptal talebinin reddine karar verilmiştir. ...'nin maliki olduğu, , , 36 parselde dükkan vasfında taşınmazın 29/32 hissesirnin 02.03.2017 tarihinde 7.000,00 TL bedelle ...'a, ...'nin maliki olduğu, Aydın Çine, Hamidabat mah. 203 ada, 1 parselde kayıtlı dükkan vasfında taşınmazın 02.03.2017 tarihinde 3.000,00 TL bedelle ...'a satışına ilişkin tasarruf yönünden 36 parsel sayılı taşınmazın 29/32 hissesinin devir tarihi itibariyle gerçek değerinin 183.402,00 TL, 203 ada 1 parselin devir tarihi itibariyle değerinin 274.000,00 TL olduğu tespit edilmiş bu hali ile taşınmazların resmi senette yazılı değerleri ile gerçek değeri arasında misli fark olduğu, ödeme idiasının kanıtlanmadığı, davalı ... in malikin kardeşinin arkadaşı olması nedeni ile diğer davalı borçluların mali durumunu ve alacaklısını zarara uğratma, mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bilecek durumda olduğu satıştan sonra satış bedeli ile alacaklılara olan borcun ödendiğinin kanıtlanamadığı görülmekle davanın kabulüne tasarrufun İİK nun 278 ve 280/1. maddesi gereğince iptaline karar verilmiştir. ... nin maliki olduğu İzmir ili, Tire illçesi Tire TM, kargir ev niteliğindeki taşınmazdaki 1/2 hissesinin 24.11.2016 tarihinde 28.000,00 TL bedel ile ... ya satışına ilişkin tasarruf yönünden Bilirkişi raporunda devir tarihi itibariyle değerinin 87.857,00 TL, ½ payının 43.928,00 TL olduğunun tespit edildiği davalı borçlu ile davalı ... kardeş olduğundan yapılan tasarruf iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeksizin bağışlama hükmünde olup iptale tabii olmakla ödeme iddiası da kanıtlanamadığından payın satışı şeklinde gerçeklenen tasarrufun İİK nun 278 III-1 , 280 1-2 nci maddeleri uyarınca iptali gerekmiştir." gerekçesi ile davalılardan Sencer Yaşin aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece bir kısım davalılar yönünden verilen davanın reddine ilişkin kararı usule ve yasaya, yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğunu ve kararın yerinde olmadığını, davalılar arasındaki ticari ilişkinin dosyaya celpedilen belgeler ile sabit olduğunu, davalı borçlu ile davalı alıcıların aynı ticari alanda faaliyet gösterdiklerini, davalıların şirketleri arasındaki ticari ilişkinin açık olmakla birlikte davalıların tapu kaydındaki adreslerine bakıldığında ise aynı mahallede ikamet ettiklerini, dava konusu tasarruflar bakımından dosya kapsamındaki celp edilen kayıtlar, davalıların arkadaşlık, komşuluk, ticari iş ilişkisi ortaklığı gibi bağlantıya sahip olduğunu, birbirlerini uzun yıllardan beri tanıdıklarını ve işlemin diğer tarafça bilindiğini veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğunu, davalıların alacaklılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiklerini ortaya çıkardığını belirterek, istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Dosyada mevcut Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 27.06.2014 tarih ve 8600 sayısında dava dışı Yaşınoğlu Süt Ürünleri Ticaret ve San. Ltd. Şti'nin ortağının ... olduğu; dosyada mevcut Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 29/07/2013 tarih ve 8373 sayısında dava dışı Ekinci Pazarlama Ticaret A.Ş'nin ortaklarının ..., ..., ..., ... ve Nilay Filiz Ekinci'nin olduğu, aynı ticaret sicil gazetesinde de eski Ekinci Meşrubat, İnşaat, Nakliye, Zirai Ürün ve Akaryakıt Ticaret ve San. Ltd. Şti'nin ortaklarının ..., ..., ..., ... oldukları, bu şirketin daha sonra unvan değişikliği ile Ekinci İçecek San. ve Tic. A.Ş'ye dönüştüğü ve dosyada mevcut imza sirkülerinden anlaşılmıştır. Tire Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 05.01.2018 tarih ve 561 sayılı cevabi yazısı ve eklerinden, dava dışı Ekinci Pazarlama Ticaret A.Ş'ye ait, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin beyannamelerde, davalı 3. kişi ...'ın ortağı olduğu dava dışı Yaşınoğlu Süt Ürünleri Ticaret ve San. Ltd. Şti ile aralarında ticari ilişki bulunduğu; ayrıca, Ekinci İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait, 2016 yılına ilişkin beyannamede, davalı 3. kişi ...'ın ortağı olduğu dava dışı Yaşınoğlu Süt Ürünleri Ticaret ve San. Ltd. Şti arasında ticari ilişki bulunduğu saptanmıştır. Davalı borçlular ... ve ... ile davalı 3. kişi ... arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu davacı tarafça ispatlanamadığı; tasarrufa konu, İzmir İli, Tire İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 1007 ada, 28 parsel, 3. kat, 3 numaralı ve 4. kat, 4 numaralı bağımsız bölümlerin tapuda gösterilen satış bedeli ile tasarruf tarihleri itibariyle bilirkişi tarafından saptanan rayiç değerleri arasında misli fark bulunmamakla birlikte, yukarıda da açıklandığı üzere davalı 3. kişi ...'ın ortağı bulunduğu dava dışı Yaşınoğlu Süt Ürünleri Ticaret ve San. Ltd. Şti ile davalı borçluların ortağı bulundukları dava dışı Ekinci Pazarlama Ticaret A.Ş ve Ekinci İçecek San. ve Tic. A.Ş arasında tasarruf tarihi (10.03.2017) öncesi ticari ilişki bulunması nedeniyle, davalı 3. kişi ...'ın davalı borçlular ... ve ...'yi tanıdığı, ayrıca tasarrufa konu 1007 ada, 28 parsel, 3. kat, 3 numaralı bağımsız bölümün devir tarihi itibariyle 196.875,00 TL rayiç değerindeki taşınmazı üzerinde dava dışı Vakıflar Bankası ...O lehinde 500.000,00 TL bedelli ipotekle yüklü olarak, 155.000,00 TL bedel karşılığı davalı 3. kişi ...'ın edinmiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu da gözetilerek, İİK'nun 280/1. maddesine göre de, davalı 3. kişi ...'ın, borçlular ... ve ...'nin mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilen veya bilebilecek kişilerden olması nedeniyle, davalılar arasındaki yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu gözden kaçırılmak suretiyle, İlk Derece Mahkemesince bu tasarruflar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede, Borçlu tarafından ayrı kişilere satılan taşınmazlar için satış tarihindeki gerçek değerler ile icra takibindeki alacak miktarı nazara alınarak ayrı ayrı harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabı yapılmadan yazılı şekilde yargılama gideri belirlenmesi de doğru görülmemiştir (Yargıtay 17. H.D'nin 2016/1491 E. - 2019/2008 K.). Bu nedenlerle; davacı banka vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulünün gerektiği, belirtilen eksikliklerin düzeltilmesinin yeniden yargılama gerektirmediğinden, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu satışların rayiç değerler üzerinden gerçekleştiğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre fahiş fark bulunması için en az bir misli fark bulunması gerektiği esas alınması geretkiğini, de bulunan nolu bağımsız bölüm ve 4 nolu bağımsız bölümler davalı ... 'e satışı yapılan yerlerin rayiç bedellerle satışı gerçekleştiğini, diğer davalılardan 'e gerçekleştirilen satışlar da, 13.03.2017 tarihinde ... Akbank hesabına 135.000,00 TL, 13.03.2017 tarihinde ... Akbank hesabına 145.000,00 TL yatırıldığını, bu paralar ile 13.03.2017-14.03.2017 tarihlerinde Ziraat Bankasından 51.194,43 TL, 33.980,58 TL, 67.961,15 TL kredi kapamaları ile 13.03.2017 tarihinde Halk Bankasından 82.889,12 TL kredi kapamaları yapıldığını, ile müvekkillerinin dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi aynı sektörde olmadığını 'in müteahhitlik yaptığını, 'den elde edilen gelirler de borç ödemelerinde kullanıldığını, davalı ile müvekkillerin herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, satışlar rayiç değerler üzerinden gerçekleştirildiğini belirterek, Bölge Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ..., ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.