1. Hukuk Dairesi 2024/2940 E. , 2025/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/911 E., 2024/663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2023/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan
**1. Hukuk Dairesi 2024/2940 E. , 2025/2928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/911 E., 2024/663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2023/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; mirasbırakan annesi ...'ün maliki olduğu 62 ve 37 parsel sayılı taşınmazlarını satış göstermek suretiyle davalı oğluna devrettiğini, davalı tarafından da taşınmazların dava dışı şahıslara temlik edildiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların keşfen tespit edilecek dava tarihindeki değerleri üzerinden miras payına düşen kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; dava konusu parseller üzerinde mirasçılarından mal kaçırma kastının olmadığını, davalının eşinin, murisin hastalığında ve sağlığında hep yanında olduğunu, bakıcılık görevi yaptığını, murisin sağlığında 2007-2009 yıllarında kendi uhdesinde ve terekesinde bulunan toplamda yaklaşık 40 dönüm taşınmazı satarak elde edilen parayı çocuklarına eşit şekilde paylaştırmış olduğunu, çekişme konusu taşınmazların ise muris tarafından davalıya taşınmazların veya bedellerinin davalının eşine verilmek üzere devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; murisin dava konusu taşınmazları minnet duygusuyla davalıya devrettiği, mal kaçırma iradesinin olmadığı, murisin dava konusu taşınmazlar dışında başka taşınmazlarının da bulunduğu, yapılan temliklerin muvazaalı olduğu iddiasının açık olarak davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı murisi ...'ün 08.12.2019 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak davacı, davalı, dava dışı ... ... ve ...'ın kaldığı, murisin, vefatından evvel dava konusu 107 ada 4 parseldeki hissesini 07.10.2015 tarihinde (eski 37), 108 ada 52 parsel (eski 62) sayılı taşınmazdaki hissesini 05.10.2015 tarihinde davalıya satış yoluyla devrettiği, davalı tarafından dava konusu taşınmazların dava dışı 3. kişiye devredildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre muris tarafından satış yoluyla temlik edilen taşınmazların dava tarihi itibariyle toplam değerinin 1.662.611,47 TL olduğu, ayrıca temlik dışı taşınmazlarının da bulunmadığı, murisin daha evvel satışını yaptığı taşınmazların bedelini tüm mirasçıları da kapsayacak şekilde dağıttığına yönelik tereddütten uzak bir delillin de bulunmadığı, dolayısıyla muris tarafından davalıya temlik edilen taşınmazların murisin tüm malvarlığına oranının makul sayılabilir sınırı aştığı, bu nedenle davalının murisin minnet duygusuyla taşınmazları devrettiği savunmalarına itibar edilemeyeceği, öte yandan taraf tanıklarının beyanlarından murisin davalı ile yaşıyor olması nedeniyle beşeri ilişkilerinin de daha yakın olduğu ve muris adına kayıtlı iki taşınmazın da iki gün arayla davalıya devredildiği, buna göre dava konusu taşınmazların devrinde murisin asıl maksadının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu, zira murisin mal kaçırma maksadı olmasaydı dava konusu taşınmazların değerlerini de gözeterek sadece birini devretmekle yetinmesinin bekleneceği nazara alınarak davanın kabulüne dair karar vermek gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf Mahkemesi kararının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, murisin dava dışı taşınmazlarının satılarak bedelinin mirasçılar arasında paylaştırıldığını, İstinaf Mahkemesince varsayımsal bir gerekçe ile sonuca gidildiğini, sadece dava konusu taşınmazlar hakkında inceleme yapılarak tüm terekenin veya ölmeden önceki tasarruflarının dahil edilmeksizin bilirkişi raporunda belirlenen bedel tek ölçütmüşçesine sonuca gidilmesinin, tüm tereke paylaşımı savunmalarının dikkate alınmamasının, makul oran tespitinin sadece dava konusu taşınmazlar üzerinden yapılmasının doğru olmadığını, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince gerek görülmese de bakıcıya alınmış olan Bursa ilindeki tapu kaydının kıymetinin de ayrıca belirlenmesi gerektiğini, müvekkili davalının eşi Saliha tarafından murise bakıldığı hususunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1934 doğumlu muris ...'ün 08.12.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızı ..., davalı oğlu ... ile dava dışı çocukları ... ve ... kaldıkları, murisin, adına kayıtlı (eski 37 parsel) yeni 107 ada 4 parsel sayılı taşınmazını 07.10.2015 tarihinde, (eski 62 parsel) yeni 108 ada 52 parsel sayılı taşınmazını ise 05.10.2015 tarihinde satış yolu ile davalı oğlu ...'e temlik ettiği, satış işlemlerine muris adına vekaleten dava dışı ... adlı kişinin hareket ettiği, daha sonra davalı ... tarafından dava konusu taşınmazların dava dışı şahıslara devredildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 21.295,12 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.