4. Hukuk Dairesi 2015/16435 E. , 2016/1982 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/03/2015 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine dair verilen 23/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**4. Hukuk Dairesi 2015/16435 E. , 2016/1982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/03/2015 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine dair verilen 23/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, tedavi hatası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargı çeşitleri (kolları) arasındaki ilişkiye yargı yolu denir. Bu nedenle adli yargı mahkemeleri ile idari yargı mahkemeleri arasındaki ilişki, bir yargı yolu ilişkisidir. Hüküm mahkemeleri ise, genel ve özel mahkemeler olmak üzere ikiye ayrılır. Genel mahkemeler, bakacakları işler (davalar) belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmamış olan, aksine medeni usul hukukuna giren her türlü işe bakan mahkemelerdir. Buna karşılık, belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli çeşit uyuşmazlıklara bakmak için özel kanunlarla kurulmuş olan mahkemelere özel mahkemeler denir. Asıl olan, bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Eş söyleyişle; özel mahkemede bakılacağına dair kanun hükmü bulunmayan her dava, genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisna niteliktedir. Bu mahkemelerin hangi çeşit davalara bakacakları, özel kanunları tarafından düzenlenir. Dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek şeklinde açıklanmış, aynı kanunun "Tüketici Mahkemeleri" başlığını taşıyan 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü düzenlenmiştir. 3/1-l maddesinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.