DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1010 E. , 2024/1336 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1010 Karar No : 2024/1336 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2023/3050, K:2024/866 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: "Kuzey Marmara Otoyo…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1010 E. , 2024/1336 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1010 Karar No : 2024/1336 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2023/3050, K:2024/866 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: "Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dahil) Projesi" kapsamında listede yer alan taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/11/2020 tarih ve 31294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/11/2020 tarih ve 3165 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2023/3050, K:2024/866 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddelerine yer verilerek, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği, burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceğinin açık olduğu, Dosyanın incelenmesinden; Karayolları Genel Müdürlüğünce ... tarih ve...sayılı kamu yararı kararının ve... tarih ve ...sayılı kamulaştırma kararının alındığı, anılan kamu yararı kararına dayanılarak uyuşmazlığa konu taşınmazın da içinde bulunduğu Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında proje güzergahında bulunan taşınmazların... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği, söz konusu proje kapsamındaki yapım çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanarak otoyolun bütünüyle hizmete açılmasının projenin fonksiyonelliğini artırarak kamu yararına hizmet edeceği, Türkiye'nin gayri safi yurt içi milli hasılasına en yüksek katkıyı sağlayan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı ... Bölgesinde mevcut yollarda artan trafik yoğunluğu sonucunda, yol güvenliği ve seyahat süresinin uzaması gibi problemlerle karşı karşıya kalındığı, ülkemizin en büyük metropolitanı ve sanayi kenti olan İstanbul'un önemli bir ekonomik, kültürel, turistik ve sosyal merkez olması nedeniyle mevcut ulaşım sistemlerinin özellikle de boğaz geçişlerinin kapasitelerinin üzerinde bir trafik yükü altında bulunduğu, projenin başlangıçta İstanbul ve civarında oluşan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak için planlandığı, ancak ülkemizdeki ve bölgedeki gelişmelerin çok hızlı olması ve ulaşım ihtiyacının ... Bölgesinin kuzey kesiminde yer alan ... illerinde had safhaya ulaşmaya başlaması ve ayrıca mevcut çevre yollarındaki yoğunluğun gün geçtikçe artması ile gelecekteki ulaşım ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla projenin geliştirildiği, projenin ulusal ve uluslararası ulaşım taleplerini karşılamanın yanı sıra ülkemizin en büyük metropolü olan İstanbul'un gelecekteki ulaşım ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde planlandığı, ... Otoyolu projesinin transit geçiş yapılacak ikinci bir otoyol ihtiyacından kaynaklandığı, bu projeyle birlikte özellikle İstanbul geçişinin oldukça rahatlayacağı, projenin uluslararası yol şeklinde düşünüldüğü ve ağır vasıtaların İstanbul trafiğine girmeden transit geçiş yapmasının hedeflendiği, Trans-Avrupa Ağları TINA çalışmasında omurga karayolu ağında olan ve ülkemizin Avrupa Birliğine üye olması durumunda TEN-T'nin en önemli koridoru olacak olan bu güzergahın, Türkiye'nin hem yük hem de yolcu taşımacılığında trafik talebinin en yoğun olduğu ana karayolu koridoru olarak kabul edildiği, proje ile ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, ulusal ve uluslararası ulaşım talebinin en üst düzeyde karşılanmış olacağı, araçların kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir yol ile zamandan tasarruf edilerek transit geçişin sağlanması ve ... şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun azaltılmasının hedeflendiği, ayrıca ... Bölgelerini kapsayan "... Otoyolu" ve "... Otoyolu" ile entegreli çalışacak olan ... bölgeler arasındaki dengeli kalkınmanın önünün açılacağı, projenin ... başlayıp şimdilik ... son bulan toplam 436 km'lik bir yol ağı olduğu ve 8 (sekiz) etaptan oluştuğu, projenin 398 km uzunluğa tekabül eden 7 etaplık kesiminin tamamlandığı, İstanbul şehir içi trafik yükünün azaltılmasına, sanayi ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı, otoyol yapım çalışmalarının aksatılmaması, otoyol yapımının ivedilikle tamamlanarak hizmete açılması ve ...Otoyolunun bu kesiminde bir bütünlük sağlaması amacıyla acele kamulaştırma usulünün tercih edildiği, otoyol yapım işlerinin belirlenen süre içerisinde tamamlanarak otoyolun bütünüyle hizmete alınmasının hedeflendiğinin anlaşıldığı, Bu durumda; dava konusu acele kamulaştırma kararının Karayolları Genel Müdürlüğünce alınan ... tarih ve ...sayılı kamu yararı kararına dayanılarak tesis edildiği ve projenin 398 km uzunluğa tekabül eden 7 etaplık kesiminin tamamlandığı dikkate alındığında, otoyol güzergahı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunması, yer verilen ulaşıma yönelik aksaklıkların bir an önce bertaraf edilmesi için projelendirilen otoyolun bir an önce tamamlanması amacıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ...otoyolunun yapılmasında değil ... otoyolunun yapılmasında acele kamulaştırma usulünün uygulanmasında kamu menfaatinin bulunmadığı; acele kamulaştırmanın zorunluluk arz ettiği gerekçesiyle acele kamulaştırma kararı tesis ettiğini iddia eden davalı idare tarafından, karar alındıktan yaklaşık 3 yıl sonra bedel tespit davası açılmış ve bu sürede de fiili olarak da hiçbir işleme başlanmamış olmasının acelelilik halinin bulunmadığını ortaya koyduğu; taşınmaz, imar planında ağaçlandırılacak alan olarak belirlendiğinden yol çalışması için acele kamulaştırma prosedürlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dairenin ara kararı üzerine ... Belediye Başkanlığı tarafından, uyuşmazlık konusu ... ada ... sayılı parselin... onay tarihli "... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, Eski ... Parselin Bulunduğu Alana İlişkin Revizyon Uygulama İmar Planı" kapsamında "Ağaçlandırılacak Alan" fonksiyonunda kaldığı; İçme Kullanma Suyu Orta Mesafeli Koruma Alanı, YKK-Karayolları Yol Kenarı Koruma Kuşağı, SKK-Su Kanalları Koruma Kuşağı, Yapı Yasaklı Alanlar ve Enerji Nakil Hattı Koruma Kuşağından etkilendiğinin belirtildiği görüldüğünden, anılan uygulama imar plan notlarının ara kararla istenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 6. maddesinin 3. fıkrasında; onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmadığı, bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınacağı; "Satın alma usulü" başlıklı 8. maddesinde; idarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamalarının esas olduğu, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre işlem yapılacağı, "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı 10. maddesinde de; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle, 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma, 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Kamulaştırma" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında, "Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür. Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur. 2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür. Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir. Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür. Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır. Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Karayolları Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının ve... tarih ve ... sayılı kamulaştırma kararının alındığı, anılan kamu yararı kararına dayanılarak uyuşmazlığa konu taşınmazın da içinde bulunduğu ...Otoyolu Projesi kapsamında proje güzergahında bulunan taşınmazların...0 tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği, söz konusu proje kapsamındaki yapım çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanarak otoyolun bütünüyle hizmete açılmasının projenin fonksiyonelliğini artırarak kamu yararına hizmet edeceği, Türkiye'nin gayri safi yurt içi milli hasılasına en yüksek katkıyı sağlayan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı ... Bölgesinde mevcut yollarda artan trafik yoğunluğu sonucunda, yol güvenliği ve seyahat süresinin uzaması gibi problemlerle karşı karşıya kalındığı, ülkemizin en büyük metropolitanı ve sanayi kenti olan İstanbul'un önemli bir ekonomik, kültürel, turistik ve sosyal merkez olması nedeniyle mevcut ulaşım sistemlerinin özellikle de boğaz geçişlerinin kapasitelerinin üzerinde bir trafik yükü altında bulunduğu, projenin başlangıçta İstanbul ve civarında oluşan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak için planlandığı, ancak ülkemizdeki ve bölgedeki gelişmelerin çok hızlı olması ve ulaşım ihtiyacının Marmara Bölgesinin kuzey kesiminde yer alan ... illerinde had safhaya ulaşmaya başlaması ve ayrıca mevcut çevre yollarındaki yoğunluğun gün geçtikçe artması ile gelecekteki ulaşım ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla projenin geliştirildiği, projenin ulusal ve uluslararası ulaşım taleplerini karşılamanın yanı sıra ülkemizin en büyük metropolü olan İstanbul'un gelecekteki ulaşım ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde planlandığı, Kuzey Marmara Otoyolu projesinin transit geçiş yapılacak ikinci bir otoyol ihtiyacından kaynaklandığı, bu projeyle birlikte özellikle İstanbul geçişinin oldukça rahatlayacağı, projenin uluslararası yol şeklinde düşünüldüğü ve ağır vasıtaların İstanbul trafiğine girmeden transit geçiş yapmasının hedeflendiği, Trans-Avrupa Ağları TINA çalışmasında omurga karayolu ağında olan ve ülkemizin Avrupa Birliğine üye olması durumunda TEN-T'nin en önemli koridoru olacak olan bu güzergahın, Türkiye'nin hem yük hem de yolcu taşımacılığında trafik talebinin en yoğun olduğu ana karayolu koridoru olarak kabul edildiği, proje ile ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, ulusal ve uluslararası ulaşım talebinin en üst düzeyde karşılanmış olacağı, araçların kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir yol ile zamandan tasarruf edilerek transit geçişin sağlanması ve İstanbul şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun azaltılmasının hedeflendiği, ayrıca Marmara ve Ege Bölgelerini kapsayan "... Otoyolu" ve "... Otoyolu" ile entegreli çalışacak olan ... Marmara Otoyolu Projesi ile ... Karadeniz Bölgelerinin entegrasyonunu sağlanacak olup, bu bölgeler arasındaki dengeli kalkınmanın önünün açılacağı, projenin Sakarya'dan başlayıp şimdilik Kınalı'da son bulan toplam 436 km'lik bir yol ağı olduğu ve 8 (sekiz) etaptan oluştuğu, projenin 398 km uzunluğa tekabül eden 7 etaplık kesiminin tamamlandığı, İstanbul şehir içi trafik yükünün azaltılmasına, sanayi ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı, otoyol yapım çalışmalarının aksatılmaması, otoyol yapımının ivedilikle tamamlanarak hizmete açılması ve Kuzey Marmara Otoyolunun bu kesiminde bir bütünlük sağlaması amacıyla acele kamulaştırma usulünün tercih edildiği, otoyol yapım işlerinin belirlenen süre içerisinde tamamlanarak otoyolun bütünüyle hizmete alınmasının hedeflendiği, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin... tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı kararıyla dava konusu taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Proje ile ulaşım altyapısının hizmet seviyesinin artacağı, ulusal ve uluslararası ulaşım talebinin en üst düzeyde karşılanmış olacağı, araçların kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir yol ile zamandan tasarruf edilerek transit geçişin sağlanması ve İstanbul şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun azaltılmasının hedeflendiği, projenin yapılması halinde, Kocaeli ve İstanbul'da yoğunlaşan sanayinin bir bölümünün yeni gelişme bölgeleri olan Tekirdağ, Kocaeli, Yalova ve Sakarya yönüne doğru kaymasının beklendiği, ayrıca Marmara ve Ege Bölgelerini kapsayan "Gebze-İzmir Otoyolu" ve "Kınalı-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu" ile entegreli çalışacak olan Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ile Marmara, Ege ve Batı Karadeniz Bölgelerinin entegrasyonunun sağlanacağı, bu haliyle dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan otoyol projesinde kamu yararı bulunduğu açık olup, yer verilen ulaşıma yönelik aksaklıkların bertaraf edilmesi için projelendirilen otoyolun bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davacının hissedarı olduğu taşınmazın, otoyol güzergahında olduğu ve projenin bir an önce tamamlanmasında kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlık konusu taşınmazına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 14/02/2024 tarih ve E:2023/3050, K:2024/866 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 10/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.