11. Ceza Dairesi 2016/3859 E. , 2018/4552 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet I. Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihi itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik VUK'nun 359/a-2 maddesindeki suçun cezasının alt sınırının 1 yıl olduğunun gözetilmemesi sonucu eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığ…
**11. Ceza Dairesi 2016/3859 E. , 2018/4552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet I. Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihi itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik VUK'nun 359/a-2 maddesindeki suçun cezasının alt sınırının 1 yıl olduğunun gözetilmemesi sonucu eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II. Sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan verilen karara karşı sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Adana Vergi Dairesi Başkanlığının 27.07.2009 tarihli mütalaası ve dayanağı olan 06.06.2009 tarih, VDENR-2009-978/92 sayılı vergi suçu raporunun “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçuna ilişkin olduğu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2009 tarih, 2009/11354 sayılı iddianamesi ile vergi suçu raporuna atıf yapıldığından, sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığının kabulü ile yapılan incelemede; 1- Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de, faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, suça konu faturaların dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle her takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, 2- Kabule göre de; a-Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,