3. Ceza Dairesi 2022/6703 E. , 2024/18082 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/987 E, 2021/709 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/812 E, 2019/370 K SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5271 sayılı CMK 223/2-a maddesine uyarınca beraat. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun…
**3. Ceza Dairesi 2022/6703 E. , 2024/18082 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/987 E, 2021/709 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/812 E, 2019/370 K SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5271 sayılı CMK 223/2-a maddesine uyarınca beraat. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun 5, TCK 62, 53/1-2-3, 58/9. Maddeleri uyarınca mahkumiyet, Nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK 15/1-e-son, 158/3, 43/1, 62, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve adli para cezası, kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet ve Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli 2021/304 değişik iş sayılı kararına yönelik Maliye Hazinesi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri; suçların niteliği gereği suçtan doğrudan zarar gören sıfatı ve doğrudan davaya katılma hakkı bulunmadığından söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar CMK'nın 286/2-b,g maddeleri gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; katılan vekilinin anılan 12/04/2021 tarihli ek karara karşı yaptığı başvurunun reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA, Kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Dosya içerisine alınan bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik kuvvetli kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan, bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği de gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, Katılan Maliye ve Hazine Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullanmayan veya örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere hakkında mahkumiyete yeterli, somut delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanığın beraati yerine sızdırılan sınav sorularının FETÖ terör örgütü üyeleri dışında kişilere verilmesi mümkün olmadığı şeklindeki karineden yola çıkarak varsayım ile mahkumiyetine hükmedilmesi, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.