T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/737 KARAR NO : 2026/177 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2021/323 Esas - 2024/168 Karar DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/737 KARAR NO : 2026/177 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2021/323 Esas - 2024/168 Karar DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın yüklenici sıfatıyla üstlendiği işin bir kısmını alt yüklenici olan müvekkili şirkete yaptırdığını, bu temelde davalı şirket ... Üniversitesi Araştırma Hastanesi .. ve ... Blok Revizyon işi ve Elektrik tesisat işini sözleşme ile müvekkili şirkete yaptırdığını, müvekkilinin yaptığı imalatlarla ilgili hakedişleri düzenleyip karşı tarafa verdiğini, karşı tarafın hakedişlere ilişkin itirazlarının olmadığını, daha sonra hakedişlerde belirtilen imalatlarla ilgili faturaları düzenleyip karşı tarafa gönderdiklerini, karşı tarafın faturaları kabul ettiğini ve ticari defterlerine işlendiğini, karşı tarafın müvekkilinin bütün uyarılarına rağmen faturalara ilişkin bedelleri ödemediğini, toplam alacağın bir kısmı ile ilgili (17.12.2018 tarihli 284.645,50 TL'lik ... seri nolu fatura alacağı) icra takibi başlattıklarını, Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası üzerinde yürütülen icra takibine davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın takibe konu olan ve diğer fatura bedellerini ödemesinin gerektiğini, takibe konu faturadan başka faturaların iki adedini daha dava konusu yaptıklarını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak müvekkilinin karşı taraftan olan hak ve alacaklarının tespitine ve şimdilik 50.000,00-TL'nin 22.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte karşı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile 08/01/2018 tarihinde resmi taşeron sözleşmesi yapılarak ... Üniversitesi Araştırma Hastanesi ... ve .... Blok Revizyon işinin İnşaat, Mekanik Tesisat ve Elektrik Tesisat işlerinin karşı tarafa verildiğini ve resmi alt taşeron olarak da iş sahibi kuruma bildirildiğini, işbu taşeron sözlemesine binaen davacı tarafın toplamda müvekkili firmaya yapmış olduğu işler karşılığında 4 adet fatura kestiğini, 17.12.2018 tarihli 298.296,35-TL bedelli ... seri .. sıra nolu faturanın 3/10 KDV Tevkifatı olan 13.650,85-TL'nin vergi dairesine yatırıldığını ve kalan 284.645,50-TL'ninde davacıya ödendiğini, 01.12.2018 tarihli 590.000,00-TL bedelli...seri ....sıra nolu faturanın 3/10 KDV Tevkifatı olan 27.000,00-TL'nin vergi dairesine yatırıldığını, kalan 563.000,00-TL'nin ise davacıya ödendiğini, 29.03.2018 tarihli 531.000,00-TL bedelli ...seri ..sıra nolu faturanın 3/10 KDV Tevkifatı olan 24.300,00-TL'nin ilgili vergi dairesine yatırıldığını, kalan 506.7000,00-TL'nin ise davacıya ödendiğini, 22.10.2018 tarihli 506.700,00-TL bedelli...seri ....sıra nolu faturanın 3/10 KDV Tevkifatı olan 24.300,00-TL'sinin vergi dairesine yatırıldığını ve kalan 506.7000,00-TL'nin ise davacıya ödendiğini, bahse konu bu faturaların ve faturaların kesilmesine sebep olan taşeron sözleşmesinin haricinde müvekkil firma ile davacı taraf arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, bahse konu 4 adet toplam 1.861.045,50-TL tutarlı KDV tevkifatı düşülmüş faturaların tamamının bedelleri müvekkili firma tarafından davalı tarafa ödendiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.354.345,50-TL olarak belirlemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde," taraflar arasındaki uyuşmazlığın 08/01/2018 tarihli 4 sayfadan ibaret sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu sözleşmede ön görülen ödeme biçim ve tutarlarına göre davacı tarafa davalının ödemeleri yapmış olduğu, bu sözleşme kapsamında ...tarafından davacıya gerek banka havalesi yoluyla gerekse çek keşide edilmesi yoluyla ödemeler yapıldığı, davacı ...tarafında yapılan ödemelerin başka bir ticari ilişkiden kaynaklı olduğunu beyan etmesine rağmen buna ilişkin herhangi bir sözleşme veya fatura ibraz edemediği, bu nedenle yapılan ödemelerin davalı hesabına yapıldığı sonucuna varıldığı, kaldı ki davacının kendi ticari kayıt ve defterlerinde davalı adına açılan hesabın ...tarafından yapılan ödemeler ile ilişkilendirilmek suretiyle kapatıldığı, bu durumda davalının sözleşme kapsamında davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı sonucuna varılmış olup; davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafça dosyaya sunulan 08.01.2018 tarihli sözleşmenin tarafların gerçek iradesinin yansıtmayan bir sözleşme olduğunu, bu hususa ilişkin olguları 31.08.2021 tarihli beyanları ile ile açıkladıklarını, dava dosyasında bulunan belgelerden de anlaşılacağı üzere ...ve müvekkilinin arasında hukuki ilişkiler bulunduğunu, bu hususun sunulan sözleşme ve fatura örnekleri ile sabit olduğunu, sunulan bu belgelerin UYAP ortamında da mevcut olduğunu, ancak mahkeme gerekçeli kararında bu belgelerin sunulmadığının belirtildiğini, davalı tarafından ödendiği iddia edilen 200.000,00-TL'nin ise 2017 yılında ödendiğini, ayrıca müvekkilinin davlı tarafa 450.000,00-TL iade ettiğini, bu hususun ise karşı tarafın sunduğu belgeler ile sabit olduğunu, ancak mahkemece bu hususta da hatalı değerlendirme yapıldığını, karşı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, bir tacirin başka bir tacire çek vermesi halinde bu durumun iki tarafında defterlerine işlenmesi gerektiğini, ancak her iki tarafında defterine girmeyen bir ödemenin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca ödemelerin çekle yapıldığını iddia eden bir tacirin hak ediş bedelini ise nakit olarak ikinci kez ödemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kendi kayıtlarında alacaklı olduğunun sabit olduğunu, ancak bu hususun bilirkişi tarafından yeterince açıklanamadığını, mahkemece 14.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, rapordaki tespitleri neden kabul etmediğini açıklamadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talebi ile istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı, sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerin yapılıp teslim edildiğini, fatura düzenlendiğini, faturaların ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacının bütün alacağının ödendiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği iş bedeli karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği tam iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470. maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 472/3 ve 476/3 maddeleri uyarınca, yüklenici işin ehli olup bedele hak kazanabilmesi için eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Somut olay değerlendirildiğinde; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine özellikle, davacının davasını üç adet faturaya dayandırdığı, faturadan kaynaklanan alacağın tahsilini talep ettiği, davalının da faturaları kabul ederek ödeme iddiasında bulunduğu, mahkemece ödeme belgelerinin incelendiği, banka kayıtlarıyla ödemelerin doğrulandığı, bilirkişi raporuyla da davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler sonrasında bir alacağın kalmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 08.01.... tarihli ''Taşeron Sözleşmesi'' düzenlendiği, sözleşmenin taraflarca imzalandığı, imzaya yönelik bir itirazın bulunmadığı, resmi kurumlara ibraz edildiği, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede davacı tarafından sözleşme karşılığında onsekiz adet ''Çek'' alındığının yazılı olduğu, çeklerin tutarlarının ve vadelerinin belirtildiği, ayrıca çeklerin şahsi çek olduklarının da yazılı olduğu, dosyaya ibraz edilen ve banka cevaplarına göre tahsil edildiği sabit olan onsekiz adet dava dışı ...tarafından tanzim edilen çeklerin sözleşme kapsamındaki çeklerle uyumlu olduğu, bu çeklerin farklı bir amaçla verildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan, dava dışı ...ile davacı arasında düzenlenen sözleşmenin çek tarihlerinden sonraya ait olduğu, davacı tarafından sunulan ...ile ilişkilerine dair faturaların da çeklerle uyuşmadığı, buna karşılık dava dışı çek keşidecisi ...'un davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğu, davalı şirket tarafından kendisine vekalet verildiği, şirketi temsile yetkisinin bulunduğu görülmüştür.08.01.... tarihli ''Taşeron Sözleşmesi'' kapsamında davacı tarafından yapılan iş bedellerinin davalı tarafından nakit ve çeklerle ödendiği, bu hususun ticari defter incelemesi sonucu düzenlenen 22.01.2024 tarihli bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, davalının davacıya borcunun bulunmadığı, alacak faturaya dayandırıldığından, taşeronluk ilişkisi ve eser sözleşmesi kapsamında davacının yaptığı iş miktarının ve karşılığı olan piyasa rayiç değerinin tespiti yönünde bir araştırma yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/323 Esas, 2024/168 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar harcından başta peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik bakiye kalan 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliğinin Dairemizce, kesinleştirme, harç ve gider avansın ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13.01.2026