8. Hukuk Dairesi 2012/10986 E. , 2013/5086 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hazine ile ... Sitesi Yönetimi aralarındaki elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.05.2012 gün ve 850/364 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde; ... İlçesi Cumhuriyet Mahallesi sahil yol…
**8. Hukuk Dairesi 2012/10986 E. , 2013/5086 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hazine ile ... Sitesi Yönetimi aralarındaki elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.05.2012 gün ve 850/364 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde; ... İlçesi Cumhuriyet Mahallesi sahil yolu üzerinde bulunan kıyı kenar çizgisi üzerine davalı sitenin iskele ve yaklaşık 1000 m2’lik alana beton dolgu yaptığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan denize yapılan bu iskelenin ve sahile yapılan beton dolgu alanının kaldırılması için site yönetimine 19.04.2011 gün ve 574 sayılı yazı ile tebligat yapıldığını, ancak, dava konusu iskele ve beton dolgunun yıkılmadığını, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. maddesi ile Kıyı Kanunu'nun uygulanmasına dair yönetmeliğin 13. maddesine ve 3194 sayılı İmar Kanununa aykırı olarak izinsiz yapılan büfenin yıkılması gerektiğini açıklayarak uyuşmazlık konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan iskelenin ve kıyıda yapılan yaklaşık 1000 m2’lik alandaki beton dolgunun kaldırılarak müdahalenin önlenmesine, iskele ile beton dolgunun kal’ine, eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama oturumunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, “…davanın kabulüne, Bursa İli ...İlçesi, ... Mahallesi, ...Sitesinin önünde bulunan bilirkişi... ait raporda krokisi, bilirkişi ... ait raporda ise resmi gösterilen beton dolgu alanı ile iskeleye davalı sitenin müdahalesinin men’ine, zikredilen yapıların kal’ine, beton dolgu alanı ile iskelenin yapıldığı yerin eski hale getirilmesine,…” karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm vermeye ve taşınmazın niteliğini belirlemeye, dolayısıyla da uyuşmazlığı çözmeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya içeriğine ve bilirkişi raporları ve paftaya göre uyuşmazlık konusu taşınmaz Marmara Denizine bitişik durumdadır. Bu saptamaya rağmen, nitelik yönünden 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca; öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığı ... İl Müdürlüğü’nden sorularak belirlenmelidir. İdarece oluşturulmuş ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise buna ilişkin karar ve dayanağı olan belgeleri ile kroki ve haritasının birlikte getirtilip dosya arasına konulması, mahallinde yerel ve teknik bilirkişi ile harita mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte araziye uygulanması, çekişme konusu taşınmazın yeri belirlenip harita üzerine işaretletilmesi gerekir. İdarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunmaması yahut idari yargı yerinde iptal edilmiş veya oluşturulan harita 28.11.1997 gün 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda kabul edilen ilkeye göre, ilgililerine tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş ve davalının itirazına uğramışsa; Adli Yargı Mahkemesince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4.maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanunun 5 ve 9. maddeleri ile 13.03.1972 gün ve 7/4 sayılı, 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları göz önünde tutularak, Kanunun 9/2. maddesinde belirtilen bilirkişi kurulu aracılığıyla, açıklanan kural ve yöntemler doğrultusunda kıyı kenar çizgisi oluşturulmalıdır. Ancak, Mahkeme aracılığıyla bu çalışma yapılırken, varsa idarenin önceden kıyı kenar çizgisi oluşturmak için yaptığı saptamalar ve bu konuda kurulan komisyonun çalışmalarının ortaya çıkardıkları bilimsel değerlerin bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. İdarenin söz konusu çalışmalarını yok saymakta doğru olmaz. Açıklanan nedenlerle, adli yargı yerine kıyı kenar çizgisi çalışmalarında, o yere ilişkin kamu görevlilerince önceden oluşturulmuş komisyon çalışmalarını içerir kayıt ve belgeler getirtilmeli, bunlardaki verilerle, mahkemece kıyı kenar çizgisi oluşturmak için bilirkişilerce yapılan çalışmalarda elde edilen veri ve bulguların örtüşmemesi durumunda, bunun nedenleri hakkında bilirkişilerden bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı, doyurucu ve denetime açık ek rapor alınmalıdır. Başka bir anlatımla, eldeki uyuşmazlıkta idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.06.2003 gün 97/110 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Yapılacak bu araştırmalarla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde, yani kıyı kenar çizgisi ile Marmara Denizi arasında kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olmasında isabet bulunmamaktadır. Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.